TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

O tankerin o saatte orada işi ne?

Aynı kaza defalarca tekrarlansa, epeyce kayıp versek bile kimsenin aldırıp önlem alacağı yok gibi görünüyor. Dün Avcılar’da E-5 Karayolu’ndaki bir tankerin çarptığı, facianın eşiğinden kıl payı dönüldüğü üstgeçidin çökmesi sonrası yapılan açıklamalardan çıkardığım sonuç bu. 4 yıl önce yine aynı bölgede benzer kaza meydana gelmişti, demek ki ders çıkaran olmuyor. “Taşıyıcı mesuliyeti” diye bir kavram var. En azından işin bu tarafına eğilip sadece sürücüleri değil, araçların sahiplerini, yapılan işten kazanç sağlayanları da sorumlu tutacak, müeyyide uygulayabilecek düzenlemeler yapılmalı. Bu, şehir içinde ve dışında ulaşımı güvenli hale getirmenin bir yolu.

Diğeri ise İstanbul gibi bir metropolde hangi saatlerde, hangi araçların trafiğe çıkacağına dair acilen bir düzenleme yapılarak zaten trafik sorunu had safhaya ulaşmış kentte, ticari araçların gece 12 ile sabah 6 saatleri arasına kaydırılması gerekir. Aksi halde bu tarz kazalardan önemli oranda kenti yönetenleri sorumlu tutmak gerekir. Ayrıca trafikte kasası açık bir şekilde yoluna devam eden bir aracı trafik polisi neden görmemiş, uyarmamış? Her tarafa MOBESE kamerası koyanlar, bu sistemi bu tarz hadiseler için neden kullanmıyorsunuz? Yoksa kaza sonrası görüntü servisi için mi bu teşkilatı kullanıyorsunuz? Sürücüleri sobeleyip ceza kesen İstanbul Emniyet Müdürlüğü yetkilileri siz neredeydiniz? Kazaları önleyici tedbirleriniz nedir? Allah aşkına...

Dün kaza sebebiyle E-5 kapalıydı, TEM de çok yoğun olunca Bahçeşehir’e sapıp tur attıktan sonra mecburen eve döndüm. Ancak Bahçeşehir’de ne gördüm biliyor musunuz? İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki KİPTAŞ, bu bölgede tam 4 bin konut yapacakmış. Zaten bu bölgede bir tane dahi park, yeşil alan, spor tesisi, emeklinin, çoluk çocuğun nefes alacağı bir proje bile düşünülmemiş. Dere tepe rant alanına dönüştürülüp bina dolduruluyor. Bırakın ulaşımı, yol meselesini; bu kadar yapılaşma için yeterli kanalizasyon altyapısı var mı, o bile şüpheli. Bugün yollar, yarın başka şeyler tıkanacak.

Hiç kimse 3. köprü ve bağlantı yollarıyla, yeni havalimanıyla, Avrasya Tüpgeçit projesiyle, Marmaray ve İstanbul için yapılmakta olan diğer ulaşım modlarıyla kendini avutmasın. İstanbul’un altyapısı alarm veriyor. Geleceği parlak görünmüyor. Bu projelerin, artan nüfus hızı ve ekonomik refah düzeyinin yükselmesiyle çoğalan araç sayısını dikkate aldığımızda yetersiz kalacağı ortada.

Cep telefonunda ‘bip’ sesi rekabeti engelliyor!

Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Burak Sevilengül, Bilbao’da bir grup Türk gazeteci ile buluşmasında, dünyadaki 206 ülkenin nüfusundan daha fazla müşteriye sahip olduklarına dikkat çekerek müşteri memnuniyeti endeksinde üst üste birincilik elde ettiklerine vurgu yapmış. Tebrik ederim, buraya kadar güzel. Ancak Turkcell’in yıllarca pazarın neredeyse tek hâkimi olduğu, yüksek fiyatlarla bizlere kaliteli hizmet getirdiğini ve böylece kendini motive ettiğini unutmayalım. Peki bu kadar müşteri memnuniyetine önem veren Turkcell; neden numara taşınması sebebiyle uygulamaya sokulan ve haksız rekabete sebep olan başka operatör arandığında karşımıza çıkan uyarı tonunun kalkmasını istemiyor?

Geçen yıl bu konuyu ilk defa gündeme getirip kalkması gerektiğinin altını çizen benim. BTK Başkanı Tayfun Acarer de yazım üzerine kalkacağına dair söz vermişti, ama henüz bir gelişme olmadı. Neden acaba?

BTK, numarasını taşıyanların telefonundaki bip sesini kaldırıp kaldırmamayı sektör oyuncularına sorarken Turkcell bu konuda “Uyarı tonu kalmalı” şeklinde görüş bildirmiş. Çünkü pazarın yüzde 50’sine hükmeden Turkcell’den numara taşınma sayısı yüksek. Kendi cephelerinden haklılar, ama artık tüm operatörlerden her yöne konuşma ücretleri neredeyse aynı seviyeye geldi. Dolayısıyla uyarıya da gerek kalmadı. Mesela ben sadece bu ‘bip’ sesi yüzünden numaramı taşıyamadım. Kalktığı an, başka operatöre uçacağım.

Yukarı