TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Düğün öncesi Bodrum’da Topçu- Abramoviç zirvesi

Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, pazar günü Haliç Kongre Merkezi’nde siyaset ve iş dünyasından çok sayıda ismin bir araya geldiği bir organizasyonun başaktörüydü. Topçu, bu organizasyonda ne derece hüzünlü idiyse, bir gün önce Bodrum Rixos Otel’de gerçekleştirdiği zirvede de o derece neşeliydi. Haliç Kongre Merkezi’nde kızı Tuba Topçu ile damat İsmail Cesur’un nikâh törenini gerçekleştiren Topçu, Bodrum’da ise İngiliz Chelsea FC Spor Kulübü’nün patronu Roman Abramoviç ile THY’nin nişanı için görüşme yaptı.

Bu haber ilk önce İngiliz Daily Mail Gazetesi’nde yer aldığına göre, Chelsea tarafı bu haberi paylaşmış olmalı. Ancak ben Topçu-Abramoviç buluşmasını daha önce öğrenmiş, düğün sonrası Hamdi Topçu’ya detayları sormak için beklemeyi tercih etmiştim. Geç kaldım.

Fakat bu defaki THY’nin sponsorluğunun, Barcelona ve Manchester United spor kulüpleriyle yaptığından kapsam olarak daha büyük olacağını öğrendiğimden, ilk elden teyit almak istedim.

Netice şu: Chelsea’nin Samsung ile 2005 yılından beri devam eden forma göğüs reklamı anlaşması bu yıl sonunda bitiyor. Ancak hem THY’nin kapısını çalan çok sayıda spor kulübü var, hem de Chelsea’nin görüştüğü başka şirketler söz konusu. Bodrum’daki zirve ilk adım olarak tanışma havasında geçmiş. Bu görüşme sonrası detayları iki tarafın ilgili birimleri yürütecek. THY-Chelsea nikâhı yakın gibi...

Yenilikçi TİM ile statükocu TOBB’da son raunt

Defalarca Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve çatısı altındaki kurumların iş dünyası için neler yaptıklarını sorgulayan yazılar kaleme aldım. Yıllar önce milyar doları aşan birikimi olan TOBB’un bu parayı nasıl kullandığını, nerelerde harcadığını sorguladım. Karşılığında ise tatmin edici bir cevap alamadım. Dolayısıyla son torba yasayla TOBB’un gelirine Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) ortak edilmesini geç alınmış bir karar olarak görüyorum. Hatta ülkemizde ekonominin büyümesi, ihracatın, istihdamın artması için TİM’in, TOBB’dan çok daha önemli görev ifa ettiğini düşünüyorum.

Her ay rutin bir şekilde TİM’in ithalat rakamlarından bağımsız olarak ihracattaki detayları açıklamalarını, yanlış algıya sebep olan “Rekor kırdık” sloganlarını eleştirmeme rağmen bu görüşteyim. Hükümet yetkililerinin yerinde olsam bir de Türkiye İthalatçılar Meclisi’nde TİM2’yi kurarım. Çünkü TOBB, son zamanlarda doğru düzgün veri bile açıklamıyor; kendisinden beklenen iç tüketime, ihracat ve ithalat tarafına yönelik değerlendirmelere, iş dünyasında dış ticaret açığına karşı neler yapılabileceğine dair yorum dahi yapmıyordu. Peki ne yapıyordu bu TOBB?

TOBB’un aldığı paraları iş dünyasının hangi hayrı için kullandığını da defalarca sordum? Bazı sektörlere girdiğini, üyeleriyle rekabet ettiğini biliyorum. Hatta elindeki parayla kendine has, kendi yönetimini yerinde tutan lobi faaliyeti yürüttüğünü de söyleyebilirim. Ama iş dünyası için dişe dokunur işler yaptığı kanaatinde değilim.

Dün medyada TİM’in yani ihracatçı birliklerinin sessiz sedasız bir operasyonla TOBB’un, daha net anlatımıyla ticaret ve sanayi odalarının gelirlerine ortak olduğu vurgusu yapılıyordu ki, bu doğru. Bu tartışma yıllardır var, yeni değil. TOBB lobi faaliyetleriyle buna uzun süre engel oldu. Sonunda dananın kuyruğu koptu. Bundan sonra odaların vermekle yükümlü olduğu bazı belgeleri ihracatçı birlikleri de verebilecek ve karşılığında gelir elde edecek.

Ekonomi Bakanlığı’nın bu adımının çok yerinde, doğru, ama eksikleri olduğunu düşünüyorum. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’yi de tebrik ediyorum. Düzenleme en çok İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) gelirlerini azaltacakmış; azaltsın, ne olur? Bunlara ne kadar gerek olduğunu, hangi işlevleri olduğunu sorgulayan var mı? Hatta bir odada bütün sektörleri toplamak yerine, sektörlerin alanlarına göre ayrı ayrı temsil edilse, bu şekilde organize olsa ülkeye daha fazla katkı sağlarlar.

Yukarı