TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Türk usulü fuar ve şovlar...

ÖNEMİNE binaen yeniden gündeme getirmekte fayda olan epeyce mevzumuz var. Sorumlu makamlarda oturanlardan birisi çıkıp da, “Kimse bizi uyarmadı, biz de gerçeğin, doğru olanın farkına varamadık” demesin diye, ülkemizdeki fuar, kongre ve şov adı altında yapılan organizasyonlara bir kez daha vurgu yapmak istiyorum. Zira bugün, iki yılda bir yapılan ve ismi Airex’ten İstanbul Airshow’a dönüştürülen, ama yapıldığı yer itibarıyla hiçbir şovun, tanıtım ve gösteri uçuşunun yapılamadığı Türkiye’nin tek havacılık fuarının neden bu hallere düştüğünü iyi irdelemek gerekiyor. Çünkü birilerinin küçük menfaatleri için ülkenin imkânları, fırsatları heder ediliyor. Mesela hâlâ katılımcı şirket ve ziyaretçi sayısı, iki binli yılların başındaki seviyeleri geçebilmiş değil bu fuarın. 2002’de THY’nin uçak sayısı 65 adetti. Sene 2014 ve filodaki uçak sayısı 265’i buldu. Pegasus, Onur, Atlasjet ve patronların özel uçak sayıları da çeşitli oranlarda arttı. Ama bu fuar milim ileri gidemedi, gitmiyor. Bu sebeple önceki yıllar, “Havacılık büyüyor, Airex küçülüyor” şeklinde notlar düşmüştüm. Başlangıcından günümüze Hürriyet Grubu’nun hegemonyasında yapılan bu fuara, onların sayfalarından, bu gözle bakmanız faydalı olacaktır. Belki yıllardır “Şov başlıyor” derken, neyi kastettiklerini siz çözersiniz.

FUARA DEĞİL THY İÇİN GELİYORLAR

Başlangıcından günümüze THY, Airex’e Türk sivil havacılığının gelişimi için en önde destek verenlerden oldu. Ulaştırma Bakanlığı ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) hiçbir hesap kitap gözetmeden sektöre katkı adına Atatürk Havalimanı’nı emre amade yaptı. Yani devletin imkânları bu beceriksizliğe ikram edildi, ama gelişme olmadı. Bölgenin havacılık fuarı olmak bir yana İstanbul’un iki yakasına hitap edecek konuma bile ulaşamadı. Birisi çıkıp neden bir hesap sormaz? Yıllardır bir adım ileri gidilemediğini sorgulamaz? Anlamıyorum. Bu tarz fuarlar, Türkiye’nin gelişiminde önemli kilometre taşlarıdır. Ancak doğru ellerde yapılırsa ve rekabetçi olursa...

Fuara olan şirket katılımında ve uçak çeşitliliğinde, THY etkisini görmek gerekiyor. Mesela, bu fuara Boeing’in ilgisi yıllara göre değişti. Airbus’ta milli havayolunun havasını koklayarak adımlar attı. Diğer 2 üretici Brezilyalı Embraer ve Kanadalı Bombardier ise çok fazla ilgi göstermedi. Sadece Embraer bu sene olduğu gibi önceki yıllarda da THY tarafında ışık gördüğünde harekete geçti. Çünkü bu fuarın etkisiz olduğu, bölgesinde dikkate alınmadığı gayet net biliniyor.

ÇARPAN ETKİSİNE ÇARPILMAK

Ancak Türkiye’nin bu tarz fuarlarda, elindeki değerleri kaldıraç olarak kullanması, THY gibi şirketlerinin devreye girmesi doğrudur. Ama doğru adamlarla, doğru organizasyonlarla ve çarpan etkisi yapacak şekilde. Fakat burada çarpan durumu farklı...

Eğer THY, bu fuarın sponsoru olmasaydı, durum çok daha dramatik olurdu. Ama THY ve diğer kamu kurumlarının desteğine rağmen Airex, uluslararası organizasyon kimliğini bir türlü kazanamadıysa sorun var demektir. Amatörce yapılıyor. Son örneğini de bu sene yaş sınırıyla ortaya koydular. Zaten üstü kapalı birçok kesimin bu fuara katılımı engelleniyordu, hızlarını alamamış ve çok matah bir organizasyon yapıyorlarmış gibi bu defa çocuklara da engel çıkarmışlar. Bu kafa yapısının hâkim olduğu bir fuar ve o ülkenin havacılığı nasıl gelişir? Bakmayın bu fuardan nemalananların her fuar öncesi aynı teraneyi okumalarına, gazete sayfalarında şatafatlı cümlelerle göz boyamalarına. Açın 2002’deki Airex için yazdıklarını okuyun, bir de 2014’teki fuara yönelik telaffuz edilen cümlelerine bakın. Milim ilerleme var mı?

YOĞUN MEYDANDA NÜMAYİŞ OLUR MU?

İki yılda bir dönüşümlü yapılan Le Bourget Havalimanı’ndaki International Paris Airshow ve Londra Farnborough Airshow’u bu organizasyona imza atanlar biliyor, ama burası Türkiye diyerek başka âlemlerde geziyorlar. Neden? Çünkü bu ülkenin imkânlarını çarçur etmenin bir müeyyidesi yok. Peki Atatürk Havalimanı’nda böyle bir fuara kim, hangi akılla izin verir? Fransız ve İngilizler salak mı ki, en büyük havalimanında bu fuarları yapmıyorlar?

Öte yandan Atatürk Havalimanı’nın trafiğini, Genel Havacılık Terminali ve Genel Havacılık Hangarlarını, buraların müşterilerini düşünen birisi neden çıkmıyor? Bu fuar sebebiyle yoğun olan meydanda bir hadise meydana gelse hesabını kim verecek?

Paris ve Londra’nın dışında Türkiye ile yaklaşık aynı dönemlerde havacılık fuarı yapan Dubai Airshow’a bakalım. Bizimkisi onların bir çadırı, hatta onda biri konumunda bile değil. Bu sebepledir ki, dünya havacılık endüstrisinin ajandasında bile yer almıyor. Sırf rant için yapılan, kapılarını havacılığın tüm kesimlerine açmayan bir organizasyon elbette büyümez. Türk sivil havacılığı büyürken, onlar küçülür. Ama belki gelirlerinin sabit kalması onlara yetiyordur.

KARADA YAT, UÇUŞA YASAK UÇAK, KAMYONLARLA DEMİRYOLU FUARI

FUAR eleştirim bitmedi. İş dünyasının çatı örgütü olan ve her türlü fuar işine de karışan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) de kötü yapılan organizasyonlarla yakın ilgisi ve sorumluluğu var. Dünyanın karada yapılan en büyük tekne ve yat fuarı da Türkiye’de ve denize 1.5 km mesafede organize ediliyor. Demiryolu Fuarı (Eurasia Rail), İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) metro ve demiryoluna yakın bir noktada, raylı sistem bağlantısı olmadan gerçekleşiyor. Bu yüzden vagon ve lokomotiflerin kamyonlarla getirilen sadece hayaletleri fuara iştirak edebiliyor. Hasılı, ülke olarak fuarcılığa doğru açıdan bakmıyoruz ki, yabancı da ona göre ilgi göstersin, katılsın, endüstri gelişsin. Biz bize eğleniyoruz. Bize mal satmak isteyenler de ara sıra iştirak ediyor.

Yukarı