TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

İran, Amerikan İHA’sını kopyalamış olabilir mi?

İran Devrim Muhafızları, Aralık 2011’de İran’ın doğusunda ele geçirilen Lockheed Martin yapımı, tek motorlu RQ-170 Sentinel insansız casus uçağı için o tarihlerde ilgi çeken açıklamalar yapmışlardı. Nasıl indirdiklerini veya ele geçirdiklerini anlatarak başladıkları günlerden, İnsanız Hava Aracı’nı (İHA) kopyaladıklarını iddia ettikleri günümüze geldi. En basit soru şu: En önemli özelliği yer istasyonlarında bulunan İHA’ları ele geçirerek kopyalamak mümkün mü?

İHA teknolojileriyle iç içe olan önemli uzmanlar, bu soruya kesin bir dille “hayır” diyor. İran veya başka ülkelerde, bu gibi aygıtları “hack” edecek bir teknoloji yok. Dolayısıyla uçağın kumandasını ele geçirip sorunsuz bir şekilde yere indirilmesi söz konusu değil. Bu durumda parçalanmadan İranlıların eline nasıl geçen İHA’nın başka hikâyesi olmalı. Teknik bir nedenle -motor kaybı gibi- süzülüp İran topraklarına inmiş olabilir. Peki ele geçen bir İHA’yı, yer kontrol istasyonu, yazılımları olmadan kopyalayıp teknolojisini çalmak ne derece doğru olabilir. Veya İran gerçekten böyle bir şey yapmış olabilir mi?

İnsansız hava aracı geliştiremeyen ve üretemeyen İran’ın veya başka ülkelerin bu sistemleri kontrol etmeleri, kumandalarına hükmetmeleri imkânsız olduğuna göre teknolojisini kopyalaması da imkânlar dahilinde görünmüyor. Hatta ellerine geçen RQ-170’ten tersine mühendislikle bir şeyler öğrenmeleri de zor. Şayet Çin bu işe el atarsa bir neticeye varabilir. Çünkü Çin’de insansız hava araçları üzerine üniversite var, teknoloji ve çalışma var. Onların bu uçağın donanımlarını çözmeleri, bilgi edinmeleri daha kolay olur.

Son söz olarak, İran devlet televizyonuna konuşan İran Devrim Muhafızları Hava-Uzay Komutanı General Emir Ali Hacızade’nin kopyalanan bu modelden yıl sonuna kadar 4 adet üretip hizmete sokacaklarına dair iddiası pek tutarlı görünmüyor.

Airport 500’üncü programa ulaştı

Türkiye’nin havacılık ve turizm alanında marka programı Airport, Ciner Grubu çatısı altında, 6 yıldır kesintisiz olarak Habertürk ekranlarında izleyiciyle buluşuyor. Yapımcılığını ve genel koordinatörlüğünü yaptığım Airport’un 500. programa erişmesini, bugün Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanımız Lütfi Elvan’ın himayesinde, havacılık ve turizm sektörünün önemli isimlerinin iştirakiyle kutlayacağız. Televizyon ekranlarında 1998 yılından bu yana seyirciyle buluşan Airport’un belli bir alanda ve ilkelerinden taviz vermeden en uzun soluklu program olması şüphesiz kolay olmadı. Başlarda haftada bir program yapmakta zorlanırken, ülkemizde son 12 yılda havacılık sektörünün çift haneli büyümesi, dünya genelinde Türk sivil havacılığının ve Türk Hava Yolları’nın başarılarının dikkat çekmesiyle bizim de işimiz kolaylaştı. Her taraftan davetler almaya, en iyi şekilde ağırlanmaya, en özel havacılık bilgilerinin bizimle paylaşılmaya başlandığı bir dönem yaşadık. Dolayısıyla Airport’u daha dolu dolu yapmakta zorlanmadık. Bu güzel duyguları bizlere yaşatan, işimizi daha rahat yapmamıza imkân sağlayan başta Ulaştırma Bakanlığı olmak üzere tüm sivil havacılık şirketlerimize, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve uhdesindeki kurumlara da teşekkür ederiz.

Türkiye’mizin havacılıkta kaydettiği başarılarla birlikte biz de dünyadaki bütün uçak üretim merkezlerini, yeni havalimanlarını, sektöre adım atan yeni uçak tiplerini, hatta geliştirilmekte olanları yerinde ziyaret etme şansı bulduk, ekranlara ve gazetedeki havacılık sayfamıza taşıdık. Böylece Airport, 500’üncü programa ulaşıncaya kadar 110 ülkeden çeşitli şehirleri ve önemli merkezleri ekrana getirdik. Ve Airport’ta tam 360 konuk ağırladık. Bizden her türlü desteği esirgemeyen havacılık sektörümüzdeki güzide şirketlerimizle, her zaman ilgilerine mazhar olduğumuz seyircimiz ve okuyucularımızla inşallah Airport’u daha yukarılara taşırız. Emeği geçen herkese teşekkürler...

Yukarı