TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Başbakan’ın yeni hamlesi, ihracatı ne kadar etkiler?

Amerika her sene ithalat miktarını ve rakamlarını en ince ayrıntısına kadar açıklarken, Türkiye’de yıllardır tam tersi bir uygulama söz konusu. İhracat rakamlarını sektör sektör ve ülke ülke açıklayarak kendi kendimizi motive etmeye çalışıyoruz, ama asıl motive olan ithalatçılar.

“İhracatta rekor kırdık” diyenlere ithalat tarafını buradan defalarca hatırlattım. Daha önemlisi, ithalat tarafının da ihracatta olduğu gibi kalem kalem detaylandırılarak her ay kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirttim. Yaklaşık 5-6 yıldır gündemde tuttuğum mevzu için Başbakan Ahmet Davutoğlu, geçen hafta 11 bakanla birlikte bir reçete açıkladı: “Ekonomide Yapısal Dönüşüm Programı.” Eğer bu programla da ihracat ve ithalatın üzerine yeterince gidilmez ise 2023’te bırakın 500 milyar dolar ihracat hedefini, 350 milyar doları bile tutturmamız zor

2023’te 2 trilyon dolarlık Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) ve 500 milyar dolar ihracata ulaşabilmemiz için önümüzdeki 9 yılda ne kadar mesafe kat etmemiz gerektiği ortada. 2013’te 150 milyar dolar seviyesinde ihracat yaptığımıza göre her sene yüzde 10 değil, yüzde 15 büyümelere imza atsak dahi hedefi tutturamayız. O halde ekonomiye bakışımızı değiştirmemiz gerekir. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ciddi açılım başlatmıştı, ardından bu program açıklandı. Ancak hükümet yetkililerinin, bu programı ilgili sektör temsilcilerine yayması, her ay bir alan seçilerek üzerinde raporlama yapması lazım.

Örnek; enerji üretiminde yerli kaynak payının yüzde 35’e çıkarılması, ilaç ihtiyacının yüzde 60’ı yerli üretimle karşılanması gibi hedefler var. Fakat bu sektörlerin temsilcileri uzun bir süredir dertlerini kamudaki otoritelere anlatmakta sorun yaşıyorlar. Dolayısıyla hızlı ve kaliteli büyüyebilmek için daha şeffaf ve özel sektörün kamuyla daha yakın temas kurabileceği bir ortama ihtiyaç var.

Tüketimde ithalat, oh ne rahat!

Şimdi ülkenin ihracatçıları aynı zamanda en büyük ithalatçı olunca, tüketim mallarında ithalatın önü nasıl kesilecek? Kim kesecek? Kim denetleyerek ithalat rakamlarını ihracat rakamlarıyla paralel açıklayıp kıyaslama yapacak? TİM mi, TOBB mu, yoksa bir ay geriden rakam açıklayan TÜİK mi? Peki ihracatın ithalatı karşılama oranını yüzde 60’tan yüzde 70’e çıkarabilmek için nasıl bir strateji izlenecek ve bunu kim takip edecek? Ülkemizde ayakkabıdan oyuncağa, kapkacaktan çanak çömleğe her şeyde ithal ürün bolluğu var. “Tüketim malları ithalatının payı yüzde 12.1’den yüzde 10’lara çekilecek” deniyor yeni programda. Değişik kaynaklardan edindiğim bilgilere göre tüketim mallarının da sektör sektör ayrımı yapılması gerekiyor. Aksi halde toptancı bakışla, bu oranın aşağı çekilmesi zor.

Petrol fiyatlarının 2 cephesi

Petrol fiyatlarının düşmesi, petrolü olmayan Türkiye için hem olumlu, hem de petrolü olan ülkelerle ticaret yapan Türkiye için şu sıralar negatif tarafları var. Dolayısıyla “Olumlu bir gelişme” diyerek seyirci kalmadan, başta Rusya ve Ortadoğu ülkelerinin petrol fiyatlarının düşmesinden nasıl etkilenebileceklerini ve bize yansımasını araştırmaya başlarsak önümüzdeki yeni fırsatları da görebiliriz. Sadece “Petrol fiyatları düşüyor” diye sevinmek doğru değil. Zira diğer taraftan ticaret yaptığımız birçok ülkede sıkıntıların ortaya çıkması, bizim ekonomimizi de etkileyecektir.

Bu konuda Türk Hava Yolları (THY) süper bir örnek. Avrupa’da havayollarının büyüme oranları düşük, hatta ekside olanlar bile var. Ama aynı pazarda THY sürekli büyüyor, yeni hatlar açıyor. Çünkü daralan pazarda, bir havayolunun bir hattaki yolcu sayısı 100’den 75’e düşünce zarar ediyor. Ve o hattan çekiliyor. Büyüyen THY ise o arta kalan 75 yolcuyu da bünyesine katarak ilerlemeye devam ediyor. Benzer fırsatlar diğer şirketlerimiz için de hem Avrupa’da hem de petrol üreten ülkelerde ortaya çıkıyor. Yeter ki fırsatları değerlendirmeyi bilelim.

Yukarı