TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Petrolde dengeler nasıl değişiyor?

Son 3 ayda meydana gelen küresel hadiseler, petrole ev sahipliği yapan bölgelerdeki karışıklık ve emtia olarak petrole hükmedenlerin fiyatların düşmesinde etkisi nedir? OPEC üyesi ülkelerin petrol fiyatları üzerinde fazla bir rolü olmadığı 1980’lerden bu yana biliniyordu, ama son toplantıyla da bunu daha net teyit etmiş oldular. Peki petrol fiyatlarının aşağıya inmesini nasıl okumak gerekir? Hangi parametrelere bakmak icap eder? Ben bu sorularıma önemli oranda cevabı, petrol üzerine araştırmalarıyla tanınan Dr. Volkan Özdemir ile sohbetimde epeyce açıklığa kavuşturdum.

Petrol fiyatları aynı zamanda birçok başka ekonomik sektörün ve siyasi olayların şekillenmesinde de bir enstrüman işlevi gördüğünden mevzuya şüphesiz ki çok yönlü bakmak gerekiyor. Petrol fiyatlarının belirlenmesinde, dünya iktisadi-siyasi sistemi içerisinde uluslararası petrol piyasasının yapılanmasına göre farklı dönemlerde farklı dinamiklerin rol oynadığını görüyoruz. Özdemir’in detaylarıyla kaleme aldığı bir çalışmasında bu dinamikler temel olarak dört tarihsel döneme ayrılıyor. Kanaatimce bu dönemleri ve tabii ki günümüzde etkili olan hususları bilmeden, petrol fiyatları üzerine fikir yürütmek doğru olmaz.

1) Uluslararası Petrol Şirketleri Dönemi (1928 - 1971): Bu dönem Kızıl Hat Anlaşması ile başlayıp 2. Dünya Savaşı sonrası için ‘Bretton Woods’ta şekillenen altın standardı sistemi çerçevesinde ‘7 Kız Kardeş Karteli’ diye adlandırılan Batılı petrol şirketlerinin fiziki piyasalarda fiyatları belirlemeye başlamasıdır.

2) Petro - Dolar Sistemi ve OPEC Dönemi (1973 -1983): Nixon yönetiminin altın standardı sistemini sona erdirip yerine petro-dolar sistemini ikame ettiği dönemde, petrol salt ticari mal olmaktan çıkıp stratejik bir ürüne dönüşmüştür. Arap - İsrail çatışması nedeniyle Suudi Arabistan başta olmak üzere OPEC ülkeleri üretimi baskılayan kota uygulamalarıyla fiyatları yükseltmiş ve ABD ile yapılan anlaşma gereği petrol sadece dolar üzerinden satılmıştır. Dolar, altın yerine petrole endekslenmiş ve bu sayede doların uluslararası rezerv para birimi olma durumu korunmuştur. Bu sistemde fiziki arz - talep dengesinde yaşanan değişimlerle fiyatlar OPEC tarafından belirlenirken ilave üretim kapasitesiyle Suudi Arabistan’a fiyatı dengeleme sorumluluğu verilmiştir.

3) İki Yapılı Piyasa Dönemi (1983-2001): 1983 yılına kadar petrol, sadece fiziki piyasa organizasyonuna sahipken, bu sene itibarıyla mali piyasalarda da işlem görmeye başlamıştır. Çeşitli emtiaların vadeli kontrat işlemlerinin yapıldığı ABD-NYMEX’te ilk defa petrol ticareti yapılmış ve bu zamanla dünyaya yayılmıştır. Petrol endüstrisinin geçirdiği dönüşümle beraber şeffaf ve çoklu sayıda alıcı - satıcının bulunma ihtiyacı belirirken, proje finansmanı için fiyat garantisine ihtiyaç duyan petrolcüler 1990’larda ‘hedge’ fonları aracılığıyla riski hafifletme işlemlerini yoğunlaştırınca petrol fiyatlarının belirlenmesinde sermaye piyasaları etkinliği oluşmaya başlamıştır. Böylelikle fiziki piyasadaki arztalep dengesinin yanında fiyatların belirlenmesinde vadeli işlemler ve opsiyon borsalarının da etkili olduğu iki yapılı piyasa dönemine girilmiştir.

4) Finans - Kapital Hâkimiyeti (2001-Günümüz): 2000’lerin başında gerek üretim maliyetlerinin artması gerekse küresel likidite bolluğuyla petrol fiyatları kıpırdanmaya başlamıştır. Fiyatlar zaten yukarıya doğru yönelirken ABD’de 2000 yılı Aralık ayında çıkarılan ve tezgâhüstü türev piyasalarının serbestleşmesini sağlayan “Commodity Futures Modernization Act” düzenlemesiyle yatırım bankalarına da varlıklarını petrol piyasalarına yönlendirme imkânı tanınmıştır. Finans kapitalin girişiyle birlikte 2001’de yavaşça yükselmeye başlayan petrol fiyatları, dünyayı 2008 finans krizine sürükleyen mali piyasalardaki balon etkisiyle 7 yıl içinde 10 kat artarak 15 $’dan 147 $’a çıkmıştır. Krizden sonra yaşanan sert iniş yerini tekrar yükselişe bırakırken, burada altı çizilmesi gereken temel nokta, günümüzde petro - dolar sistemi devam ederken fiyatların belirlenmesinde artık finansal piyasalar ve bundaki spekülasyonun belirleyici olduğudur. Aslında dört büyük yatırım bankasının hâkim olduğu sermaye piyasalarında fiziki piyasada yaşanan arz - talep dengesinin fiyatlara etkisi artık minimal düzeyde kalmaktadır. Bunun anlamı şudur: Arz - talepte yaşanan somut bir gelişmeden ziyade bunun haberi üzerine yapılacak bir spekülasyon petrol fiyatlarını fiziki değişimden çok daha fazla etkilemektedir.

Özetle: Petrol fiyatlarının belirlendiği en gelişmiş finansal piyasalar ve bu fiyatları belirleyenler ABD’de yer alıyor. Fiyatlardaki sert düşüşün temel nedeni, dünya finans piyasalarında hissedilmeye başlanan sarsıntılar olabilir mi? ABD’de konvansiyonel olmayan kaynakların (shame oil ve shame gaz) çıkarımı teknolojik gelişmeyle yaygınlaşmış, gaz - petrol üretiminde artış kaydedilmiş ve petrolde eskisi gibi büyük ithalat gereksinimi kalmamıştır. ABD’yi doğalgaz üretiminde birinci sıraya yükselten ‘shale’ devriminin şimdi de petrolde gerçekleşiyor olduğunu düşünebiliriz. Jeopolitik faktörlere kesinlikle eğilmek, bu açıdan bakmak gerekiyor. Petrol fiyatları düşerken çok yönlü, geniş açılı bakmak, petro - dolar ilişkisinin nereye ve nasıl evrildiğini takip ederek bir yol haritası çıkarabiliriz

Yukarı