TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Savunma sanayiinde tuhaf ama bildik bir tartışma...

Türk Hava Kuvvetleri, kısa sayılabilecek bir süre önce Güney Kore’den 40 adet KT-1 eğitim uçağı alarak kullanmaya başlamıştı. Bu siparişlerin verildiği günlerde ise Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı, çatısı altındaki ve yönetim kurulunda ağırlıkla emekli paşaların yer aldığı TAI’ye Hürkuş eğitim uçağını geliştirmesi için yetki verdi. Ve Hürkuş’u TAI mühendisleri KT1’den daha üstün donanımla geliştirip, 2 yıl önce, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde fabrika çıkışı töreniyle (roll out) kamuoyuna tanıttılar. Akabinde SSM’nin de devreye girmesiyle Türk Hava Kuvvetleri (THK) 15 adet Hürkuş siparişi verdi. Buraya kadar her şey normal gibi görünüyor. Fakat sonraki gelişmelere ne anlam verileceği benim de malumum hem de meçhulüm.

Hadise şöyle gelişti; THK geçen hafta G. Kore’nin KT1’lerinden 15 adet daha alacağını açıkladı. Daha önce 40 adet kesin 15 adet opsiyonlu verilen siparişin tamamını kullanmak için yola çıkan THK, Türkiye’nin yıllar sonra ilk prototipini üretmeyi başardığı Hürkuş yerine neden ilave KT1 alıyor? Üstelik bu uçaklara acil ihtiyaç yokken! Çünkü bu uçakları bugün sipariş etse en erken 30 ay sonra teslim alabilecek.

Gelelim madalyonun öbür yüzüne. Sayın TAI ve de SSM yetkilileri; dünyanın neresinde görülmüş bir sivil uçağın roll out yani fabrika çıkışının üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen halen daha elde teslim edileceğine dair bir emarenin olmaması. Nerede THK’nın 15 adet uçağı ve ne zaman teslim edilecek?

Öğrendiğim bilgiler ışığında ifade edeyim; 2018’den önce TAI Hürkuş’ları teslim etme garantisi veremiyormuş. THK’nın yöneticileri de bu durumu fırsata çevirip, üstelik ihtiyaç olmadığı halde milli uçak Hürkuş yerine tekrar Güney Kore’ye yönelmişler. Üstelik Hürkuş’ların teslim garantisi verilmesine yakın bir tarihte KT1’leri almak istiyorlar.

Bunun için de THK yöneticilerinin ileri sürdüğü gerekçe ilginç: Ya TAI’nin uçakları bahsedilen teknik kriterleri karşılamaz ve zamanında yetişmez ise ne olacak? Elbette bunun kabul edilebilir bir tarafı yok. Çünkü elde şu an uçan, gösteriler yapan bir prototip var. Biraz erkenden piyasaya çıkması da aslında bir handikap, fakat TAI tarafının da kendine göre gerekçeleri var.

Her halükârda Hürkuş’un vaat edilen tarihte uçabilmesi için ASELSAN gibi yerli şirketlerle motor, diğer donanım ve aksamlarda destek alınan yabancı firmalarla TAI’nin yürüttüğü ortaklıklar yol haritasını belirleyecektir. Hakemlik, projeleri ve hazır alımları onaylayan SSM ve devlet büyüklerine düşüyor. Bahanelerin arkasına sığınmak yerine TAI’nin önündeki engeller neler, neyi başaramamışlar ona bakılması gerekir. Aksi halde bu mantıkla bir şey yapamayız.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da şu soruyu sormakta haklıdır: “2 yıl önce fabrika çıkış törenine katıldığım Hürkuş nerede ve halen daha niçin THK envanterine girmedi? Askeri kullanım için geliştirilen modelinin herhangi bir sertifikaya ihtiyacı olmadığına göre bu uçak niçin ortada yok? Neden 2018’de teslim edilecek uçağın fabrika çıkış töreni yıllar önce yapıldı? TAI’deki emekli yöneticiler ile THK’da işbaşındaki yöneticilerin anlaşamadığı husus ne olabilir? Kim bu ülkenin milli ve yerli savunma sanayiinin gelişmesine engel oluyor?” Savunma sanayiinde başarısız olmamızın ve bu tarz tartışmaların ortaya çıkmasında ise çok köklü yapısal meseleler var.

Savunma sanayimizin esaslı problemleri

1) Asker tarafında yürütülmekte olan projelerde sık olan ekip rotasyonundan dolayı işlere yönelik teknik bütünlük kaybediliyor.

2) Asker için yürütülen SSM projelerinde askeri teknik bürokrasinin herhangi bir sorumluluğu bulunmuyor. Proje başarısının askerin rütbesel, kariyer açısından etkileyici bir yapıya kavuşturulması şart.

3) Savunma sanayiinde geliştirilen teknolojilerin sivil alanlarda kullanımına geçilmemeli.

4) Milli olarak lanse edilen projelerin detaylarına girildiğinde ciddi bağımlılıklar oluyor. Milli ve özgün iddiası kamuoyunda ciddi olarak yıpratılıyor.

5) Birbirini tamamlayan teknolojilerin geliştirilmesine yönelik bir altyapı yok. Birbirini tamamlayıcı teknolojik alanlar oluşturulmuyor.

6) Türk Silahlı Kuvvetleri Vakfı, teknolojik derinlik para - performans çerçevesinde bakıldığında çok zayıf kalıyor.

Bugünlük 6 madde sıraladım. Yarın devam edeceğim...

DÜZELTME:
Dün yazımın son bölümünde kaya petrolü ve kaya gazının İngilizce ifadeleri ‘shale oil ve shale gas’ otomatik düzeltmenin azizliğine uğrayarak, ‘shale’ ifadesi ‘shame’ şeklinde çıkmıştır. Düzeltirim.

Yukarı