TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Enerji koridoru mu yoksa HUB mı olacağız?

Doğu-Batı enerji koridoru olacağımıza yönelik söylemleri, hatta bazı Batılı ülkelerin Türkiye’ye bu yönde biçtiği rolü epeyce geride bırakmış olmamız gerekir. En azından bu sloganın yerine kendi ifademizi geliştirip, enerji merkezi olarak konumumuzu güncellememiz icap eder. Üstelik önümüze ciddi fırsatların çıktığı şu günlerde buna daha fazla ihtiyacımız var.

Ancak beyin terletmeden, kafa yormadan, başta doğalgaz depolama gibi gerekli altyapı yatırımlarını yapmadan, enerji merkezi (HUB) olmak için enerji kaynaklarının fiyatlanmasını sağlayacak adımları atmadan, kimse Türkiye’yi bölgenin enerji merkezi yapmaz. Sadece üzerimizden boru geçer, koridor oluruz. Yıllık kira bedeli alırız. Kaynak çeşitliliği sağladığımız için de daha uygun fiyatlara ve arz güvenliği sıkıntısı olmadan enerjimizi temin ederiz. Şüphesiz bunlar da önemli, ama yeterli görmememiz gerekir.

Neden enerji koridoru olmamız isteniyor? Niçin HUB olmak zor? Asıl cevaplamamız gereken soru bunlar? Aslında enerji koridoru olmak, tükettiğimiz doğalgazı temin ettiğimiz ülkelerin gaz ilettiği son tedarikçi olmaktan çıkıp sevkıyat yapan pozisyona geçmemiz bile çok önemlidir.

Mesela Azerbaycan doğalgazının, Avrupa pazarlarına Türkiye üzerinden ulaşması ve ardından Rus, İran, Irak, Akdeniz’den Kıbrıs ve İsrail gazının hem ihtiyaçlarımızı karşılamada birbirlerine rakip olması, hem de Anadolu üzerinde rekabet ederek, belli fiyat oluşumuyla başka ülkelere ulaştırılması son derece önemli bir husustur. Bu ancak HUB ile sağlanabilir ve bu durumda Türkiye, birçok doğalgaz üreticisi ülkeden daha stratejik mertebeye yükselir.

İşte bu değerli konumun kıymetini artırabilmek için gerekli altyapı yatırımlarını zaman kaybetmeden başta Enerji Bakanlığı olmak üzere ilgili diğer bakanlıkların üzerlerine düşeni yapması şart. Halbuki Türkiye, halen daha kendi ihtiyacı olan yeraltı doğalgaz depolarını dahi istenen seviyede hayata geçirebilmiş değilken, nerede kalmış enerji arz güvenliği için başka ülkeleri düşünerek depo vesair gibi detayları düşünmek... Ve Anadolu’yu enerji koridoru olarak daha stratejik hale getirmek. Eğer enerji koridorluğundan, HUB’a terfi etmek istiyorsak, bunu bir bakanlıkla değil, özel bir oluşumla veya oluşturulacak bir kurumla takip etmemiz gerekir. Başka türlü başarılı olma şansımız ne olur, kestiremiyorum.

Fakat şu net: Jeopolitik açıdan bugün birçok ülke enerji kaynaklarını uygun pazarlara ulaştırmak için Türkiye’ye ihtiyaç duymaktadır, ilerde de daha fazla ihtiyaçları olacaktır. Bizim bu tabloyu görüp adım atmamız icap ediyor. Artık doğalgazda son kullanıcı olmaktan çıkıp, şimdiye kadar gazını kullandığımız ülkelere aracı pozisyona geleceğiz. Böylece şu ülkeye, bu ülkeye bağımlılık tartışmaları yerini Türkiye’ye bağımlılığa bırakacak. Bunu görmemiz, tedbir almamız, fikir geliştirmemiz çok mu zor? Ukrayna gibi bir koridor olmak istiyorsak, yazık olur Anadolu’nun coğrafi avantajlarına!

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye’yi ziyaretinde gündeme getirdiği Güney Akım Doğalgaz Boru Hattı’nın Türkiye’den geçmesine yönelik yaptığı açıklama, dünyada şaşkınlıkla karşılandığı gibi Türkiye’ye de ne kazandıracağının çok yönlü olarak ele alınması iyi olacaktır.

Dolayısıyla Türkiye’nin zaman kaybetmeden beyin fırtınası yapması, İran ile yaşanan ve yıllar süren doğalgaz ücretlerini uluslararası tahkime taşıyan nedenleri / niçinleri özellikle bugünlerde iyi analiz etmesi gereken günlerden geçiyoruz.

Putin’in Türkiye-Yunanistan sınırından Güney Avrupa’ya doğalgaz sağlayacak boru hattı önerisini zenginleştirecek bir fikrimiz var mı? Gazprom Başkanı Alexei Miller, Türkiye’den yıllık 63 milyar metreküp doğalgaz kapasiteli bir hat geçirilirse Güney Avrupa’ya doğalgaz sağlayabileceklerini söylerken, Türkiye bu fırsatı nasıl katma değerli hale getirebileceğini alternatif boru hatlarıyla ne derece kıyaslayacak potansiyele sahip? Evet fırsatlar ayağımıza geliyor, ama değerlendirmek için çalışmak da gerekiyor.

Yukarı