TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Batı ve Rus-Türk enerji işbirliği

İki ülkenin de Batı ile sorunları en yoğun yaşadıkları bir dönemde, yakınlaşmalarına tevafuk gözüyle de bakmak mümkün. Zira yeni şartların bu ortamı hazırladığına şüphe yok. Çünkü Ukrayna’da tablonun değişmesi, güvenli enerji nakil ülkesi konumundan çıkıp Avrupa Birliği (AB) ile Rusya’nın ilişkilerini, başta güvenlik olmak üzere her alanda altüst eden hadiseler zincirinin Türkiye’ye yansıyan iki önemli halkası var.

Birincisi; AB’yi besleyecek yeni doğalgaz boru hattı projelerinde Türk-Rus işbirliği. İkincisi ise Rusya’nın AB ve Amerika’dan temin ettiği başta gıda maddeleri olmak üzere ihtiyaç duyduğu her türlü ürünün tedariki için yeni ülkeler araması ve Türkiye’nin en iyi aday ülkelerden birisi olması.

AB ülkeleri ve AB Parlamentosu, Rusya’nın “Türk Akımı” ismiyle andığı doğalgaz boru hattını enerjide kaynak çeşitliliği ve arz güvenliği için olumlu karşılıyor. Hatta Güney Akım Projesi’nin önündeki engelleri kaldırmanın yollarını arayan AB yetkilileri, iptal edilmemesi için Putin’in son kararıyla birlikte çaba göstermeye başlamışlardı.

Rus-Türk enerji yakınlaşmasını, Türkiye’nin Avrupa’dan uzaklaştığı şeklinde yorumlamak doğru değil. Zira epeydir, Türkiye Avrupa liderleri ve AB ile sorun yaşıyor, sıkıntılı anlarında onları kendi yanında görmüyor. Öte yandan Avrupa, Türkiye’ye yakın olduğu için aralarındaki sorunlar daha iyi anlaşılıyor ve gözden kaçmıyor. Halbuki Avrupa ile yaşanan benzer, hatta daha yoğun sıkıntılar Amerika ile de epeydir gündemde. Avrupa ve Amerika; iki ucuyla Batı’nın, sorunlu Ortadoğu’da müttefikleri Türkiye’nin ne kadar yanında oldukları her zaman soru işaretleri içermiştir.

Şimdi gündeme gelen Rusya’nın, Güney Akım Projesi’yle Bulgaristan üzerinden AB’ye doğalgaz götürecek boru hattı projesinden vazgeçerek Türkiye’yi seçmesi, bu sebeple Batı tarafından tam okunamıyor. Çünkü beklenmedik bir zamanda böyle bir proje açıklanınca stratejik ölçümlenmesinin yapılabilmesi için de zamana ihtiyaç var. Bazıları bu yeni hattı, Türkiye’nin bölgesel enerji merkezi olma yolunda kazanılmış bir zafer olarak görürken, bu mevzulardan azıcık anlayanların ise boru hattının Türkiye’ye ne avantajlar sağlayacağı konusunda henüz net bir fikirleri oluşmuş değil.

Rusya’nın “Türk Akımı”, Türkiye’ye önemli 2 avantaj sağlayacaktır. 3’üncüyse tamamen Türk yetkililerinin becerisine kalmıştır.

1) Türkiye, bugün tükettiği doğalgaz miktarından daha fazlasını Avrupa’ya taşıyacak Rus doğalgaz boru hattına ev sahipliği yaptığı zaman, yani Rus gazında son tüketici olmaktan kurtulduğu an tablo değişiyor. Şöyle ki: Bugün Türkiye’nin tükettiği gazın yüzde 57’si Rus gazı olsa bile bağımlılık mevzusu ortadan kalkacaktır.

2) Rusların “Türk Akımı” ismini verdiği doğalgaz boru hattı Türkiye’ye enerjide kaynak çeşitliliği, rakip hatlar üzerinden gelenlerle fiyatlarda müzakere gibi avantajlar da sağlayacaktır. Ancak daha önce de burada altını çizdiğim üzere enerji merkezi olmak, üçüncü avantaja yakınlaşmak için daha fazlası gerekiyor. Dolayısıyla Anadolu’ya çok döşenen boru hatlarıyla merkez olunamaz.

Çok sorulduğu için cevaplayayım. Rus gazını taşıyacak “Türk Akımı”nın dezavantajlarının başında, Türk dünyasının, Hazar ve Orta Asya enerji kaynaklarının, TANAP ile Avrupa pazarlarına ulaştırılmasında oluşturacağı derin ilişkiler gelecektir.

Türkiye’nin farklı kaynaklardan gelen doğalgazları Anadolu’da toplayarak doğalgaz ticareti yapacak konuma gelmesi, bu süreçleri kendisinin yönetmesi en nihai noktadır. Ancak kolay ulaşılabilecek bir zirve de değildir.

“Türk Akımı”nı Ruslar, Hazar doğalgazı taşıyacak TANAP’ı Azerbaycan- Türkiye, Kuzey Irak doğalgazını ise İngilizler tüm risklerini üstlenip getirirse Türkiye’nin bu durumda ne yapması gerektiğini iyi düşünmesi lazım.

Yukarı