TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Büyük projelere şaşırtıcı yabancı ilgisi...

Türkiye’nin büyük projelerine yabancı finans kuruluşlarının kredi vermediğini bu köşede defalarca gündeme getirmiştim. 15.8.2012’de yani tam 2 yıl önceki yazıma bir göz atılım:

“İhale dönemlerinde Türkiye’nin gündemine damga vuran, büyük şirketlerin birbirleriyle kıyasıya yarışarak ipi göğüsledikleri büyük meblağlı projelerin en büyüklerine finansman bulmakta sıkıntı yaşadıklarından haberdar mısınız? Ülkemizin istikrarlı gelişimi ve ekonomiye dair tabloları güzel gelişmelerle ortadayken, medyada günlerce tartışıldıktan sonra ihalesi yapılan projelere uluslararası arenalardan kredi bulunamamasını iyi tahlil etmemiz gerekiyor. Ya projelerimiz yanlış, ya ihale edilme şeklinde bir sıkıntı var ya da kreditörler Türkiye’nin geleceğine dair başka kanaatler taşıyorlar. Başka türlü finansman bulunamamasını anlatmak mümkün değil.”

Dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile de en fazla konuştuğum konulardan birisi büyük projelerin kredi sorunu olmuştu. Gerçekten anlamakta güçlük çektiğim bir konu oldu, yabancıların bizim büyük projelere neden kredi vermedikleri. Tek bir detayın altını çizeyim: Bazı projeler için gerekli olan kredinin bulunamamasında konsorsiyum ortakları arasında özkaynak sorunları da yaşandığı için yerli bankalardan kredi temininde güçlükler oldu. Fakat büyük projelerin hemen hepsi için ihaleler sonrasında ‘Hazine Borç Üstlenim’ gibi yurtdışından rahat finansman sağlayacak bir adımı hükümet risk alarak atmasına rağmen kredileri yerli özel ve kamu bankaları temin etti.

Şimdi yabancıların büyük projelerimize soğuk kalma tablosunun refinansman yöntemiyle değiştiğine yönelik haberler var. Yani yerli özel ve kamu bankalarının kredilendirdiği projeleri, yabancı finans kuruluşları daha avantajlı bir şekilde yeniden kredilendirme adımı atmaya başladılar.

Dün Hürriyet’te yer alan haber hem ilginçti, hem de Türkiye açısından önemli detaylar içeriyordu. Kaynaklarımdan bir kez de ben teyit ettim. Evet, Deutsche Bank, İzmit Körfez Geçişi’ni de içeren İstanbul-İzmir Otoyol Projesi’nin birinci faz finansman paketine refinansman teklifinde bulunmuş. Projeyi üstlenen konsorsiyum, 8 Türk bankası ile tekrar masaya oturmuş ve daha düşük faizle kredi yenilemiş. Böylece Almanya’nın en büyük, dünyanın devleri arasında yer alan Deutsche Bank bir yabancı finans kuruluşu olarak, kredi bulmakta en fazla sıkıntı yaşayan ve bu yüzden tamamlanmasında gecikmeler olan bir büyük projemiz için olumlu adım atmış. Gerçekten önemli. Tek başına bir kredi olarak bakılmamalı, hem diğer yabancı finansçıları hem de diğer büyük projeleri etkileyecek bir gelişme. Ayrıca projenin finansman maliyetini düşürmüş olması da başka bir husus. Zaten refinans için daha hesaplı bir yol haritası çıkarılması gerekiyor ki, masaya oturma şartları oluşsun.

Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) yöntemi ve Yapİşlet- Devret (YİD) modeli ile yapılan projelere kredi bulmakta sıkıntı yaşanınca, Hazine Müsteşarlığı ‘Hazine Borç Üstlenim’ gibi bir yöntem geliştirdi. Ama buna rağmen yabancılar ne hikmetse büyük projelerimize kredi vermeye yanaşmadı. Merak ettiğim ne değişti de şimdi kredi bulmuş projeleri daha uygun fiyatlandırmayla yeniden kredilendirmek için adım atıyorlar?

Aziz Yıldırım SSM’yi neden ziyaret etti?

Dün köşemde milli piyade tüfeğini konu edince Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayii Müsteşarlığı’daki (SSM) ilgi çeken bir ziyaretten de haberim oldu. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, SSM Deniz Araçları Daire Başkanı Müjdat Uludağ’ı makamında ziyaret etmiş. Fazla detay yok.

8 Ağustos 2013 tarihli Dünya Gazetesi’nde yer alan haber belki fikir verebilir. Ben kısa bir bölümünü aşağıya aldım:

“Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın 16 adet ‘Yeni Tip Karakol Botu’ ihalesini kazanan ve 10 gemiyi teslim eden Dearsan Tersanesi’nin üst yönetiminde büyük ortak değişti. Baki Gökbayrak ve Metin Eşrefoğlu’nun büyük ortak oldukları Dearsan Tersanesi’nde hisse satışları gerçekleşti. Hisselerin büyük kısmını satın alan Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, tersanenin yüzde 51’lik payına sahip oldu.”

Yukarı