TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

2014'ün en sinir yolcuları

Güntay ŞİMŞEK / HT GAZETE

Havayoluyla seyahat rakamları yukarı çıktıkça, gökyüzüyle tanışan huysuz ve sinir bozan yolcu türünde de çoğalmalar oluyor. Bundan 10 yıl önce uçaktaki sinir bozucu yolcu türünü sıraladığımızda 10’a bile ulaşamıyorduk. Günümüzde ise sinir bozan yolcu türü 20’lere yaklaşmış durumda. Uluslar arası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) ay ve yıl bazında artan yolcu oranlarını açıklıyor, dünyada 3 milyarın üzerine çıkan yolcu sayısına vurgu yapıyor. Bazı kurumların da daha kaliteli hava ulaşımı için artan huysuz yolculara ve sebeplerine dikkat çekmesi gerekiyor. 
Aşağıda vereceğim 2014’ün en sinir bozucu yolcu profili çalışması, Amerika’da bin kişiyle görüşülerek yapıldı. Türkiye’de böyle bir anket yapılması halinde tablo ne kadar değişirdi bilmiyorum. Ama sıralamanın en tepesinde yer alan, ayaklarını önündeki koltuğa dayayıp yolcuyu rahatsız etme durumunun pek de değişeceğini sanmıyorum. Çünkü bu sinir bozucu davranış yıllardır var. 

Aslında havada şikayetçi olduğumuz insan tipi yerdekinden farklı değil, ama 35-40 bin feet yukarıda ve adeta bir tüpün içinde, dar alanda bu tip insanlarla yan yana gelince ve gidebileceğiniz farklı bir mekân da olmayınca sıkıntının boyutlar katlanarak artıyor.

HUYSUZ YOLCUYA KARŞI NE YAPMALI?

* Uçaklardaki sinir bozucu davranışları da uzun ve kısa uçuş olarak ikiye ayırmak gerekir. Mesela kısa uçuşlarda problem haline gelen koltuk yatırmanın önüne geçmek isteyen birçok şirket, 3 saatten kısa yolculuklar için koltukları sabitliyor. ABD’de erkeklerin yüzde 32’si, kadınların da yüzde 38’i koltuğunu arkaya yatırmıyor. Yolcuları yüzde 15’i uzun uçuşlarda koltuklarını yatırıyor. Yüzde 12’si, uçak kalkar kalkmaz koltuğunu yatırıyor. ABD’li yolcuların yüzde 23’ü koltuğu yatırmadan önce müsaade istiyor, ancak sadece yüzde 10’u buna onay veriyor.

* Kısa veya uzun uçuş olsun koltuğunuzu yatıracağınız zaman mutlaka arkayı kontrol edin. Yatan koltuk sebebiyle rahatsızlık varsa önce koltuğu yatıranı kibarca uyarın, bir gelişme olmazsa kabin görevlisiyle irtibata geçin.

* İlk sıradaki koltuk tekmeleyen sinir bozucu yolculara ancak görevliler çözüm üretebilir, sakın tek başınıza hareket etmeyin. Fakat ikinci sıradaki duyarsız anne-baba sebebiyle ağlayan bir çocuğun sesinden kurtulmanın yolu gürültü kesen kulaklık olabilir.

* Sarhoş yolcuların uçuşunuzu keyifsiz hale getirmesini istemiyorsanız muhatap olmayın, kabin görevlilerine durumu havale edin. Geveze yolculardan kurtulmanın yolu da bir şeylerle meşgul olmaktan, onlara fazla ilgi göstermemekten geçiyor. 

* Özetle; uçakta sorunun bir parçası olmak istemiyorsanız sorunlu insanlarla diyalog kurmaktan uzak durun. Yanınızdaki yolcuda bir kriz durumu hissettiğiniz an kabin görevlisinden yardım isteyin, yerinizi değiştirmeyi talep edin. Bazı durumlarda sabırlı olmasını bilin.

RAHATSIZLIK VEREN YOLCU PROFİLİ

1- Koltuk tekmeleyenler (% 67)

2- Dikkatsiz anne-babalar (% 64)

3- Keskin kokulu ve bol parfüm kullanan (% 56)

4- Gürültü yapanlar (konuşma/müzik) (% 51)

5- Sarhoş yolcular (% 50)

6- Çenesi düşük ve gevezeler (% 43)

7- Fazla eşyayla yolculuk edenler (% 39)

8- Kolçak bencilliği yapanlar (% 38)

9- Koltuğunu geri yatıranlar (% 37)

10- Kuyrukta öne geçmeye çalışanlar (%35)

11- Bencil ve anlayışsızlar (% 32)

12- Keskin kokulu yiyecek tüketenler (% 32)

13- Koltuğu arkadan çeken (% 31)

14- Yetişkin için film vb. alenen kullanan (% 30)

15- Şehvetli yolcular (% 29)

16- Kötü kokanlar (% 28)

17- Ayakkabı ve kıyafetlerini çıkaran (% 26)

18- Koltuk değiştirenler (% 13)
 

 KOL KOYMA KAVGASINI SONLANDIRACAK BULUŞ

Yaklaşık 10 saat sürecek bir uçuş için ekonomi sınıfında koltuğunuza oturdunuz ve biraz sonra dünyayı umursamayan bir tavırla yanınıza birisi oturdu. Uçuş hazırlıkları yapılırken koltuğuna yayıldı ve sizin de hakkınız olan kolçağı daha başında teslim aldı. Bu durumda ne yapabilirsiniz? Kibar bir uyarıdan başka hemen hemen hiçbir şey. Zira sonu tüm yolculuğu zehir edecek kavgaya bile gidebilir. Sadece yolcu değil, böyle bir gerginlik için havayolu da kabin personeli de pek bir şey yapamıyor. Peki ya üreticiler neden yıllardır bu meseleyi çözemiyorlar? 

Evet, hem uçak ve koltuk üreticileri hem de kabinin daha iyi kullanılması için kafa yoran tasarımcılar şimdiye kadar bu meseleye bir çözüm üretemediler. Ara sıra; “Kolçak şöyle tasarlanırsa mesele biter” türünden haberler gündeme geldi. Çift katlı tasarladığı kolçağa patent alanlar da oldu, ama henüz uçağa koyan olmadı. Hatta en son Toulouse’da uçarak test ettiğim, ilk kullanıcısı Katar Havayolları olan plastik gövdeli, teknoloji harikası Airbus 350’deki geniş koltuklara rağmen kolçak problemi çözülmemişti. Bizatihi kendim de kısa uçuşta kolçak paylaşma sıkıntısı yaşadım. Türk Hava Yolları da iştiraki şirketler kanalıyla koltuk üretiyor, ama onların tasarımlarında da kol koyma sorununu giderecek bir çalışma yok.

Netice itibariyle kol koyma meselesine havayolları ve uçak üreticileri bir çözüm bulmayınca Silikon Vadisi’nin önde gelen tasarım şirketlerinden Focus Product Design, “Soarigami” isimli tasarımıyla konuya el atmış. Geliştirdiği yeni ürünün, gökyüzündeki sinir harbine ne denli çare olacağını zaman gösterecek. Ancak, kolçağın üzerine yerleştirilen plastik bir ürün, iki yolcu için özel kol koyma alanı oluşturuyor ve tamamıyla kişisel bir çözüm getiriyor. Dolayısıyla piyasaya çıkmasıyla sıkıntı yaşayanlara bir nebze çözüm olacaktır. Çünkü ürün hem mevcut kol dayama meselesini hem de fiziksel teması engelleyen bir tasarıma sahip. 

Ürünün 2015’in başlarında ve yaklaşık 30 dolar bedelle yolcuyla buluşması bekleniyor. Artık uzun uçuşlar için yastık, kişisel seyahat bakım çantası (amenity kit), gürültü kesen kulaklık, kulak tıkacı, losyon ve göz bandı gibi uçuşu konforlu kılan ürünlerin arasına dirsekliği de ekleyebilirsiniz. Ya da huysuz yolcularla dirsek kavgasına devam edersiniz. Japon kâğıt katlama sanatı Origami‘den esinlenerek geliştirilen ve Soarigami adı verilen yeni ürün bakalım kolçak savaşlarını sona erdirebilecek mi?

THY’NİN KOZMONOT MİSAFİRİ

Türk sivil havacılık sektöründeki gelişmeler, içeride olduğu kadar yurtdışında da yakından takip ediliyor. Özellikle Türk Hava Yolları’nın (THY) kaydettiği başarı yabancı gazetecilerin de ilgisini çekiyor. Neredeyse her hafta THY’yi ziyaret eden, milli havayolundaki gelişmeleri yerinde görmek üzere ülkemize gelen yabancı gazeteciler söz konusu. THY, geçtiğimiz hafta ise içlerinde kozmonotun da yer aldığı Moğolistan’dan bir grup gazeteciyi ağırladı. Halihazırda gazetecilik yapan Moğol kozmonot ve eski savunma bakanı Gurragchaa Jugderdemid ile THY’yi ziyareti sonrası görüştük. 

Uçak mühendisi olarak iş hayatına başlayan ve ardından askeri pilot olan kozmonot Gurragchaa Jugderdemid, şimdilerde kendisine ait www.sansar81.mn adlı interne sitesinde havacılıkla ilgili yazılar yazan bağımsız bir gazeteci. Dünya havacılığıyla ilgili gelişmeleri medyadan ve internetten takip ettiğini söyleyen Jugderdemid, THY’nin dünyanın en iyi şirketlerden biri konumunda olduğunu İstanbul’daki ana merkezini görünce daha iyi anladığını ifade etti. 

THY’nin İstanbul-Ulanbatur hattında uçarak Moğolistan’a çok büyük bir imkân sağlayarak, dünyanın hemen her yerine daha hızlı ulaşmalarını kolaylaştırdığını kaydeden Moğol kozmonotun uzayın geleceği hakkındaki görüşleriyse şöyle: “İnsanoğlunun uzaya çıkmasının üzerinden 50 sene geçti, ancak bundan sonraki 5-10 yıl içerisinde, geçen 50 yıldan daha fazla hava aracı uzaya gönderilecektir.”

Gurragchaa Jugderdemid, orduya havacı olarak katılmış, akabinde pilotluğa adım atmış. Tam 33 sene önce de Sovyetler Birliği takımıyla uzaya giderek ilk Moğol kozmonot olmuş. Böylece Moğolistan vatandaşını uzaya uçuran 10’ncu ülke olurken, Jugderdemid de dünyanın 101’inci kozmonotu olarak tarihe adını yazdırmış.

 

 

 

Yukarı