TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Ashti Hawrami ismine dikkat!..

Halihazırda Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Doğal Kaynaklar Bakanı görevinde bulunan Ashti Hawrami, koltuğunu fazlasıyla dolduran, konusuna hâkim bir isim. Maliki’nin Irak Başbakanı olduğu dönemde, Erbil - Bağdat ve Ankara - Bağdat ilişkilerinin sıkıntılı süreç yaşadığı günlerde Türkiye’nin Kuzey Irak ile önemli enerji anlaşmalarına imza atılmasının arkasındaki isim. Irak’ta petrolü ve doğalgazı, enerji diplomasisini, İngiltere ve Amerika’nın bölgedeki girift ilişkiler ağını iyi bilen Hawrami, aynı zamanda Irak Petrol Yasası taslağını hazırlayan ve hayata geçmesinde de ciddi katkıları olmuş iki isimden birisi olarak tanınıyor.

Dolayısıyla böyle bir isimle enerji meselelerini görüşmek üzere masaya oturduğunuzda, ülkenizin menfaatlerini korumada veya avantaj sağlamada ne kadar şansınız olduğu tartışılır. Türkiye’de Ashti Hawrami ile enerji konularında aşık atacak bir isim var mı, emin değilim. O denli bilgili, tecrübeli ve dâhi kurt bir politikacı. İngiliz danışmanları olmadan da adım atmayan, birikimine rağmen her yeni gelişmeye hiçbir şey bilmiyormuş gibi yaklaşan önemli bir devlet adamı profiline sahip.

Kasım 2013’te, Türkiye - Kuzey Irak arasında petrol ve doğalgaz alanında işbirliklerini içeren anlaşmadan yaklaşık 6-7 yıl önce Türkiye’nin Bağdat’ı dikkate almadan Kuzey Irak’la doğrudan ilişki kurması gerektiğine vurgu yapan isim de Ashti Hawrami’den başkası değildi. Hatta Irak Petrol Yasası’nı da bu minval üzere hazırladığı iddiasıyla Bağdat tarafından eleştiri konusu yapılmıştı. Hasılı Hawrami, müttefikleriyle koyduğu hedefe adım adım ilerlemesini bilen bir politikacı.

İşte bu noktada Türkiye’nin, yakın komşumuzun enerji kaynaklarından azami ölçüde istifade etmenin yolunu araması ve enerji anlaşmalarının tek başına enerji olmadığı bilinciyle davranması ve Kuzey Irak’taki demografik yapıyı dikkate alarak Musul ve Kerkük gibi merkezlerin konumunu göz ardı etmemesi gerekiyor. Kuzey Irak’tan ihraç edilecek petrol ve doğalgazın bedelinin Halk Bankası’na yatırılmasından daha önemli ve uzun vadeli projeksiyonlarla bölgeye bakılmasını gerektiren çok sayıda alt başlıklar var.

Irak ve Kuzey Irak’ın istikrarı Türkiye için tartışmasız önemlidir. En fazla ihracat yaptığımız ikinci ülke de Irak. Irak’ta olan petrol ve doğalgaza da coğrafi konum sebebiyle çok daha iyi imkânlarla sahip olma şansımız da var. Ancak bu kaynakların Türkiye’ye ulaşmasında etraflıca düşünerek hareket etmemiz gerekiyor. En azından Ashti Hawrami ile müzakere edecek isimleri masaya oturtmamız şart.

Çünkü bazen Hawrami ve bazen de İngilizler, Kuzey Irak’tan ilk gazı Türkiye’ye getirecek Genel Enerji gibi şirketleri cepheye sürüyor. ‘Ucuz gaz’ lobisi yapıyor. Politik bir maliyetten ve Merkezi Irak ile ilişkileri nereye götüreceğinden bahseden olmuyor. Ama kimse de bunları Hawrami kadar bilmiyor?

Ceyhan neden enerji merkezi olmuyor?

Bu sene Kerkük - Yumurtalık Ham Petrol Boru Hattı’ndan akacak petrolün günlük 800 bin varile ulaşacağı belirtiliyor. Türkiye, Erbil - Bağdat arasındaki sorunlara taraf olmadan, bu kaynakların ihracının iyi yönetilmesine katkı sağlarsa, Irak hızlı şekilde normalleşebilir. b da en fazla ihracat yaptığımız ülke konumuna yükselebilir. Ama Irak petrolünün Ceyhan’a gelmesinden çok daha ötesini de hesap etmemiz icap etmez mi?

Hatırlayın; Bakü - Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı daha hizmete açılmadığı günlerde, Kerkük - Yumurtalık’ı nazar-ı dikkate verip; “Ceyhan petrolün fiyatlandığı merkez olacak” deniyordu. Samsun - Ceyhan Ham Petrol Hattı ile Rus petrolü de Ceyhan’a gelecekti, burada rafineri inşa edilecekti ve Türkiye gerçek bir enerji üssü olacaktı. Ne oldu? En azında 2015’te bu detayları düşünelim.

Türkiye’nin coğrafi avantajlarıyla, önemli pazar olma durumuyla bir vizyona ihtiyacı var. Aksi halde enerji merkezi (HUB) olmak bir kenara, koridor da olamayız, sadece boruların geçtiği transit ülke konumunda kalırız.

Yukarı