TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Türkiye-Irak arasında yeni bir sorun...

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile merkezi Irak hükümeti arasında yaşanan birçok soruna rağmen mevzu ikinci ülkeler olunca durum farklı oluyor. Ancak bu farklılığı iyi okumamız gerekiyor. Mevzuyu Atlasjet ile Kuzey Irak merkezli Zagrosjet tartışmasına getirmek istiyorum, zira iki ülkenin sivil havacılık otoritelerinin de dahil olduğu ciddi bir tartışma var.

Dün Türkiye’de mahkemelere de yansıyan bu konunun detaylarını ve nasıl geliştiğini yazdım. Benim yazım üzerine Atlasjet Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ersoy aradı. Kendilerinden görüş almadığım gerekçesiyle sitem etti, ancak konu zaten adli makamlara intikal etmiş, Atlasjet de kendi açısından gerekli açıklamaları medyaya yapmıştı. Ama buna rağmen tartışmanın ne olduğu tam olarak bilinmiyordu. Benim yaptığım, mevzuyu tam anlamıyla aydınlatmaktan ibaretti. Murat Ersoy’a da eğer bir cevapları varsa, köşem ölçülerinde göndermeleri halinde, noktasına dokunmadan yayınlayacağımı söyledim ki, bu tavrım bu köşede konu edilen her hadise için geçerli.

Telefon konuşmamız üzerine Ersoy, bir cevap göndereceğini ifade etti. Şimdi buyurun Murat Ersoy’un cevabını noktasına, virgülüne dokunmadan beraber okuyalım.

“Atlasjet 2013 yılında Zagros Grubu ile İsviçre Tahkim esas alınarak, Zagrosjet Havayolları’nı kurmuş ve ortaklık sözleşmesinde açıkça şirket yönetimi ile ilgili sorumlu müdürlük ve tüm operasyonel yönetim tayin ve karar alma yetkisi Atlasjet’e verilmiş, finansal konularda ise ortak hareket edilme kararı alınmıştır. Ancak Zagrosjet başından beri Ortaklık Sözleşmesi kararlarına uymamakta direnmiş, uçuş emniyetini riske atan hatalı kararlar almaya başlamıştır. Finansal konularda Zagros Grubu, üçüncü şirketlere ve kendi grup şirketlerine usulsüz para aktarımı yapmıştır.

Son olarak sahip olduğu uçağın işletme ve bakım gider faturaları ile Atlasjet bilet satışlarından elde ettiği gelirin ödemelerini de yapmayı durdurmuştur. 4 Kasım 2014’te ATS Team’e bakım için gönderilen uçağın gövdesinde limit dışı hasar tespit edilmiş ve uçağın mevcut ve önceki borçlarının ödenmemiş olmasından dolayı tamire başlanmayarak; medeni kanunun 950. maddesi gereğince hapis hakkı kullanılarak, uçak hapis edilmiştir.

Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’nın müracaatımızı reddetme sebebi de, hapis hakkı varken, bu hakkı kullanmadan konunun mahkemeye taşınmasını uygun bulmayarak, karşı tarafın bu hapis hakkına itiraz için mahkemeye başvurması ile konunun mahkemeye taşınması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca Zagrosjet Yönetim Kurulu Başkanı Saman Sabir Mustafa, 25.11.2014 tarihinde gönderdiği e-mail ile Atlasjet ve Grup Şirketlerine olan mevcut borcunu teyit ve kabul etmiştir. Zagros Grubu baskı yaratabilmek için, Türkiye otoriteleri tarafından Atlasjet’e tahsis edilen Kuzey Irak uçuş haklarının, Irak otoritelerince, uluslararası hukuka aykırı bir şekilde tek taraflı olarak durdurulmasına neden olmuştur. Görüldüğü gibi Atlasjet Havayolları, Kuzey Irak’ta hukuksuz yollarla mağdur edilen taraf olmuştur.”

Atlasjet’in yaşanan tartışmalar için verdiği cevap böyle. Eğer Zagrosjet tarafından birisinin itirazı varsa, onlar da cevap haklarını kullanabilirler.

Gelelim benim dün yazdıklarıma ve Ankara’daki yansımalarına. Birincisi, konu neredeyse iki ülke meselesi haline dönüşmüş durumda. Sadece bizim Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ile Bağdat’taki muadili arasındaki mesele olmaktan çıkmış, dışişleri bakanları düzeyinde ele alınmaya başlanmış.

Hatta dün yazımı yazarken Irak Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün, Zagrosjet için Kuzey Irak’a seferler yapmaya başlayan Onur Air’in uçuşlarında Türkiye Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün izin sorunu çıkarması sebebiyle Türk Hava Yolları’nın da Irak uçuşlarını engelleme yoluna gideceği bilgisini aldım. Bunun üzerine Sivil Havacılık Genel Müdürü Bilal Ekşi’yi aradım. Atlasjet ile Zagrosjet arasında yaşanan olayı benim çok iyi özetlediğimi belirterek THY’ye yönelik aksi bir durum olmadığını söyledi. Atlasjet’in mahkeme kararı almadan, Türk medeni hukukuna dayanarak bakım yaptığı uçağın bedelini tahsil edememesi sebebiyle “hapis hakkı”nı kullanmasıyla tartışmanın derinleştiğine dikkat çekti.

Bugün tartışmanın bir boyutunu daha netleştirdiğimi zannediyorum, ama bu mesele daha çok su götürür...

Yukarı