TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Kokpit güvenliği nasıl sağlanıyor?

HT CUMARTESİ/GÜNTAY ŞİMŞEK

Kokpit güvenliği nasıl sağlanıyor?

Tüm dünyada sivil havacılık kurallarının değişmesinde de önemli rol oynayan 11 Eylül saldırıları sonrasında, uçuş güvenliği için alınan kararlardan birisi de yeni kokpit kapısı ve pilot köşküne girişçıkışlardaki yeni uygulamalar oldu. Bu elim hadiseden sonra bütün yolcu uçaklarının kokpit kapıları, kameralı, şifreli ve darbeye dayanıklı hale getirildi. Uçuş mürettebatının kokpite girebilmesi için de yeni kapıya uygun bir dizi prosedür oluşturuldu. Germanwings’e ait Airbus A320 yolcu uçağının Fransa’da Güney Alpler üzerine düşmesi sonrası ortaya çıkan ilk bulgular, kokpit kapıları ve giriş prosedürlerini tartışma konusu haline getirdi. Aslında yeni uygulamalar ve şifreli kokpit kapısı uçuş güvenliği için hayatımıza girmişken, nasıl oldu da, bu defa uçağın düşmesinin sebepleri arasında olabilecek ihtimallerden birisi olarak karşımıza çıktı? Lavaboya gitmek için kokpitteki sağ koltuktan kalkarak yerinden ayrılan kaptan pilotun, neden kokpite giremediği ve ikinci pilotun da kapıyı hangi sebeplerden açmadığına cevap aranıyor. Türk Hava Yolları’nın (THY) kokpite giriş/çıkış uygulamaları üzerinden konuya açıklık getireyim. THY’de hiçbir zaman kokpitte bir pilot tek başına kalamaz. Eğer kaptan veya ikinci pilot dışarı çıkacaksa, lavaboya gidecekse mutlaka kabin personelinden birisi kokpitte bulunur, pilota refakat eder. Yani tatsız bir hadiseyle karşılaşmamak için kokpitte, her halükârda iki kişi olur, böylece istenmeyen hadiselerin yaşanmasının da önüne geçilir. Germanwings’te bu prosedür uygulanmamış. Fakat Türkiye’deki bazı şirketler de dahil dünyadaki her havayolunda da bu kural yok. Bu hadiseden sonra kokpite giriş/çıkışlar için yeni kuralların getirileceğini söyleyebilirim.

ŞİFRELİ KOKPİT KAPILARI

Şifreli, kameralı ve her türlü darbeye dayanıklı kokpit kapısı, pilotların kontrol ettiği ‘kilitli/ kilitsiz’ konuma getirilen düğmelerle yönetiliyor. Eğer kokpit kapısı pilot tarafından kilitli konuma getirilmişse, kabin personeli acil giriş kodunu kullansa bile içeri giremez. Ancak genelde kilitli konumda tutulmaz ve kabin personeli ile pilotlar bu uçuş için belirlenmiş özel şifreyi kullanarak içeri girer. Ancak giriş öncesi kokpitteki pilotla kabin içi haberleşme sistemiyle irtibat kurulur, kameradan da kontrol yapıldıktan sonra içeri girilir. Germanwings kazasında, kokpitte bulunan ikinci pilot kokpit kapısını içerden kilitli konuma getirmiş olmalı ki, kaptan acil giriş koduyla (emergency code) içeri girememiş ve çaresiz bir şekilde kapıyı yumruklamak zorunda kalmış. Buna benzer başka kokpit kapısı hadiseleri daha var. Mesela; Etiyopya Hava Yolları’na ait bir uçak kaptan pilotun lavaboya gitmesi sonrası yardımcı pilot tarafından kaçırılıp İsviçre’ye indirilmişti. Yardımcı pilot, kokpit kapısını kilitli konuma getirdiği için kaptanın kokpite girmesi mümkün olmamıştı. Germanwings’in düşen uçağında yer alan kokpit seslerini ve uçuş bilgilerine kaydeden iki karakutudan (Cocpit Voice Recorder ve Flight Data Recorder) sesleri kaydeden cihaza ulaşılınca, kazanın ihtimallerinden birisinin kokpit kapısı meselesi olacağı üzerinde duruluyor. Bu bilgiler ışığında Marsilya Savcısı Brice Robin de uçağı 28 yaşındaki Alman yardımcı pilot Andreas Lubitz’in bilerek düşürdüğüne dikkat çekiyor. Şimdilik eldeki bulgularla, kazaya sebebiyet verenin ikinci pilot olduğu üzerinde duruluyor. Kaza yeri inceleme raporu, uçağın enkazı üzerinde teknik analizler ve uçuş bilgilerini ihtiva eden karakutunun bulunmasından sonra yapılacak araştırma neticesinde kazanın kesin sebebini öğrenebileceğiz. Son söz; ABD Ulusal Güvenlik Emniyet Kurumu’nun (National Transportation Safety BoardNTSB) istatistiklerine göre, havayolu bütün ulaşım seçeneklerine oranla en güvenli olan. Şöyle ki; NTSB’nin 2014 yılı istatistiklerine göre karayolunda gerçekleşen kazalar havayolundakilerden 74 kat fazla... 11 Eylül saldırılarından sonra kokpit kapılarındaki güvenlik arttırıldı.

Uçak modellerinin karnesi

Uçak kazaları birbirlerine pek benzemez. Hepsinin kendine has şartları, oluş şekilleri vardır. Tüm uçak modelleri de yolculu uçuşlara başlamadan önce uzun süre ciddi testlerden geçer. Sivil havacılık otoritelerinden sertifika aldıktan sonra yolculu uçuşlara başlarlar. Dolayısıyla uçak modellerini kazalara bakıp birbiriyle kıyaslamak doğru olmaz. Ancak bilgi dağarcığınızda olsun diye, ‘airlinerating’in yaptığı çalışmayı; günümüzde en çok kullanılan uçakların şecerelerini paylaşayım. Airbus A320 Son olarak Alman Germanwings’in kazasıyla gündeme gelen Airbus A320, rakibi Boeing 737 ile birlikte en çok üretilen ve en fazla kullanılan uçak modeli. İlk kazasını ise 28 Haziran 1988’de Paris Airshow’da yaşayan tek koridorlu uçak, bilgisayar kontrollü uçuşla sivil havacılıkta çığır açtı. Kısa menzilli uçuşlarda kullanılan A320 ailesinin (A318, A319. A320 ve A321) 13 kazası var. İstatistiklere göre A320 ailesinin her 1 milyon uçuşta 0.29 kaza yapma olasılığı var. Airbus 330/340 Airbus’ın uzun menzilli, çift koridorlu uçakları A330 ve A340 ise en güvenli uçak modelleri arasında. A330’ler bugüne kadar 2’si ölümlü 4 kaza yaparken, A340 ise 3 kez elim olay yaşamış. A330 ilk kazasını 30 Haziran 1994’te, son kazasını ise 12 Mayıs 2010’da yaptı. A330’un reytingi 1 milyon uçuşta 0.40 seviyesindeyken, A340’ın ise 1 milyonda 0.80 olarak ölçülmüş. Airbus A380 Jumbo jet devrini ileri bir seviyeye taşıyan çift katlı A380, göklerin şu an için en büyük yolcu uçağı. Uzun menzilli yolculuklar için tasarlanan uçağın şu an kayıtlara geçen bir kazası yok. Boeing 737 Amerikalı Boeing’in 737 modeli dünyada en çok kullanılan uçaklar arasında ilk sırada. Boeing 737’nin klasik serileri 300, 400, 500’ün toplamda 36 maddi hasarlı, 18 de ölümlü kazası bulunuyor. 737, ilk kazasını 5 Temmuz 1972’de 200 modelinde yaşadı. Son kazasını ise 17 Kasım 2013’te yapan 737’de ölümle biten kaza oranı 1 milyon uçuşta 0.52 olarak dikkat çekiyor. Boeing 737’nin yeni nesil uçakları (700, 800, 900 ve 900ER) ise 6’sı ölümlü toplam 11 kaza yaşadı. Kaza oranı 1 milyonda 0.28 olarak değerlendirilmiş. Boeing 747 Boeing’in en önemli uçaklarından biri olan 747, ilk ticari uçuşunu 1970’te yaptı. Airbus A380’den önce uzun süre dünyanın en büyük yolcu uçağı unvanını elinde bulunduran 747’nin kaza yapma olasılığı yaklaşık 13 milyon uçuşta 1.02 seviyesinde. 747 toplam 37 kaza yaptı. İlk kazası 20 Kasım 1974’te, sonuncusu ise 29 Nisan 2013’te yaşandı. Boeing 777 Boeing 777 orijinal olarak 1990’da 375 yolcu kapasiteli üretildi. Uzun menzilli uçaklar kategorisinde bulunan 777, 3 maddi hasarlı ve bir ölümlü kaza yaptı. Bu ölümlü kazada ise 2 kişi hayatını kaybetti. Bu istatistiklere göre ise bu uçağa güvenirlilik oranı ‘airlinesratings’e göre 99.3 olarak ölçülmüş. İlk kazasını 6 Temmuz 2013’te gerçekleştiren 777’nin son elim olayı 17 Temmuz 2014’te Ukrayna’da meydana geldi. Boeing 787 Uzun menzilli uçuşlarda kullanılan Boeing 787 Dreamliner, ilk ticari uçuşunu 2011’de yaptı. Kullanıma başlandığı günden bu yana hiç kaza kaydı olmayan 787, 2 kez sıkıntılar yaşadığı için acil iniş gerçekleştirdi. En güvenli havayolları listesi 1Cathay Pacific 2Emirates 3EVA Air 4Air Canada 5KLM 6Air New Zealand 7Qantas 8Hainan 9JetBlue 10Etihad Özhan Eren Boeing 747, ticari uçuşlara başladığı 1970’ten bu yana toplam 37 kaza yaptı.

En güvenli 10 havayolu

Çanakkale’nin kahraman tayyarecileri! Tarihimize altın harflerle nakşedilen Çanakkale Zaferi’ni ağırlıkla deniz ve hava savaşları tarafıyla sinemaya aktaran yönetmen Özhan Eren, Airport’ta konuğum oldu. Senaryosunu yazıp yapımcılığını da üstlendiği “Son Mektup” filminde savaşın yanı sıra Çanakkale’de görev yapan ilk Türk tayyarecilere de yer veren Eren, “Kara Tren türküsünü, yurtdışına ilk çıkışında yaşadığı şoku ve Çanakkale Zaferi’ni neden tayyareciler üzerinden anlatmayı tercih ettiğini konuştuk. Bu özel sohbeti yarın 16.15’te Habertürk’te izleyebilirsiniz. Airport programında ayrıca Türk ve dünya sinemasındaki en çok ilgi çeken havacılık temalı filmler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu şehir Selanik ve 50 yıl önce gerçekleşen ilk uzay yürüyüşünün perde arkası yer alıyor. Havacılıkta yaşanan kazalar sonrası, yolcu psikolojisinin de etkilendiği, hatta bu elim hadiselerin uçuş korkusunu da tetiklediği yapılan çalışmalarla ortaya konuyor. Fakat yanlış anlatımların, negatif tabloların ve kaza sonrası kötü anıların paylaşılmasının bu durumu tetiklediğinin altını çizeyim. Unutmamak gerekir ki her geçen yıl, uçuş trafiğinin ve yolcu sayısının artmasına rağmen en fazla güvenlisi yine uçaklar. Zaten bu harika aletleri kurallarına uygun kullandıktan sonra bir sorunla karşılaşmak neredeyse imkânsız. Germanwings de dünyada disipliniyle, titiz teknik bakımıyla ve en iyi kokpit ekibi yetiştirmesiyle bilinen Alman Lufthansa Havayolları’nın iştiraki bir şirket. Bu sebeple kazanın olduğu ilk gün tüm dünya havacılığı şaşkındı. İkinci pilotun durumu ortaya çıkınca bu defa başka soru işaretleri oluşmaya başladı. Bu kaza sonrası yine merakınızı çekeceğiniz bildiğim en iyi havayollarını paylaşmak istedim. Almanya merkezli Yolcu Uçakları Kaza Verilerini Değerlendirme Merkezi (Jet Airliner Crash Data Evaluation CentreJACDEC) en güvenli 60 havayolunu çeşitli kriterlere tabi tutarak açıklıyor. Son 30 yılın verilerine göre JACDEC 2015’in en güvenli 60 havayolunun zirvesinde Cathay Pasific yer alıyor.Hong Kong merkezli havayolu şirketi Cathay Pasific’den sonra en güvenli havayolu sıralamasında ikincilikte Dubai merkezli Emirates bulunuyor. Tayvanlı EVA Air ise üçüncü. En güvenli 60 havayolu sıralamasında Türk Hava Yolları ise 49’uncu sırada.

 

Yukarı