TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Demode uçak teknolojisi geliyor!

 

Haberiniz yoksa yakında öğrenirsiniz. Ulaştırma Bakanlığı’nın 2010’da hararetle gündeme getirdiği “milli yolcu uçağı” projesinde sona gelinmiş. Gelinmiş derken, bir çalışma yapılarak Türk mühendislerinin bilgi ve becerilerini koymalarına imkân sağlanarak gelinmemiş. Galiba 15 yıl önce kapısına kilit vuran Almanya’daki Dornier isimli markanın lisansını alıp millileştirmeye çalışacaklar. Biz de yersek milli uçak olacak.

TAI’deki F-16 macerasından, TEI’nin Amerikan GE ile uçak motoru üretme tecrübesinden ders alınmamış anlaşılan. Ortada milli savaş uçağı da, bize ait türbin motor da olmadığına göre... Güney Kore bizden sonra işe koyuldu, milli ve özgün savaş uçağı geliştirip üretti. Bizimkiler maketini bile milli yapmaktan aciz.

Milli bölgesel yolcu uçağı yapacakmışız! Bunun için Ulaştırma Bakanlığı bürokratları, eski SSCB üyesi ülkeler dahil, dünyada kapısına kilit vurulmuş ne kadar demode uçak fabrikası varsa gezmişler, üzerlerinde illüzyon etkisi yapan bir ortağı da yanlarına alıp Avrupa’da bir şirketin satın alınmasına karar kılmışlar. Bu bürokratlar, yurtdışında yaptıkları gezi ve atakların aynısını, “Türkiye’de hangi şirket, ne kadar havacılık ve uçak teknolojisine aşina, imkân ve kabiliyeti var” diye yaptılar mı acaba? Bildiğim kadarıyla bunu yapacak kapasitede etkili-yetkili kişi de yok.

NEDEN UÇAK YAPAMIYORUZ?

Buraya notumu düşeyim. Bu projeden bu ülkeye hayır gelmez. Neden mi? Sizi 1936’lara götüreyim. Türk mühendisleriyle özgün, milli uçak yapmış, uçurmuş bir isme, Nuri Demirağ’a kulak verelim. Belki sebebini daha iyi anlarsınız.

“Avrupa’dan, Amerika’dan lisanslar alıp tayyare yapmak kopyacılıktan ibarettir. Demode tipler için lisans verilmektedir. Yeni icat edilenler ise bir sır gibi, büyük bir kıskançlıkla saklanmaktadır. Binaenaleyh kopyacılıkla devam edilirse, demode şeylerle beyhude yere vakit geçirilecektir. Şu halde Avrupa ve Amerika’nın son sistem tayyarelerine mukabil, yepyeni bir Türk tipi vücuda getirilmelidir.”

Evet, yıllar önce Nuri Demirağ ve Vecihi Hürkuş’un önünü kesen zihniyet, bugün işini bilmeyen bürokratlardan başkası değildir. Kendi insanına, mühendisine sahip çıkacak bir teknoloji modelini ortaya koyamayanlara daha ne diyebilirim? Yapacakları 30 ile 60 kişi kapasiteli uçakların pazarda ne yapacağını, rekabet gücünü sorgulamıyorum bile.

BAKANLIĞA DERS OLACAK MODEL

Sürekli tekrarlıyorum; Bu ülkede yerli teknolojileri düşünen ve motive eden bir yaklaşım yok. Ulaştırma Bakanlığı, “hızlı tren, raylı sistem, demiryolu” derken, AK Parti Hükümeti döneminde milyarlarca dolar harcadı. Ama sektöre tek bir ürün, bu alanda çalışacak bir demiryolu aracı bile kazandıramadı. Hatta başarılı bazı yerli şirketlere zorluk çıkardığını da biliyorum. AK Partili Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Recep Altepe’nin, Durmazlar Holding ile yaptığı işbirliğiyle Türkiye’nin ilk milli tramvayı İpekböceği üretildi. Dünyada bu alanda 7. marka oldu. Ardından yine ilk milli hafif raylı sistem aracı da ülkemize Bursa’dan kazandırıldı. Hazır tedarikten, lisans almaktan vakit bulunursa, teknolojide nasıl bir yol haritasıyla ilerleneceğine dair içeriden ve dışarıdan çok örnekler verebilirim.


ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ'NDE TTM, ALGERA'DA 4G

Türkiye’nin teknoloji alanında etkinliği olan kamu ve yarı resmi şirketlerin durumu içler acısı. İlkel bir zihniyetle paranın pulun, yetkinin ellerinden gitmemesi için uğraşıyorlar. Ancak üniversite ve şirketlerimizin performansı, kamu ve ilintili kurumlarıyla (TÜBİTAK da dahil) kıyaslanmayacak kadar iyi ve dinamik.

Kısa süre önce İstanbul Şehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ademoğlu’nun davetiyle, üniversitedeki Teknoloji Transfer Merkezi (TTM) hakkında önemli bilgiler edindim. Akabinde yakında gündemimizi yoğunlukla meşgul edecek 4G teknolojileri ve yerli 4G baz istasyonunda nerede olduğumuzu öğrenebilmek için Algera Teknoloji’nin CEO’su Bülent Kaytaz’ı kendi üssünde ziyaret ettim. Gözlemlerimi haftaya paylaşacağım...

Yukarı