TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Bölgesel Uçak Projesi tutar mı?

 

Her şeyi yapmaya çalışırken, hiçbir şeyi yapamamak gibi bir durumla karşılaşmamak için, bileşeni çok olan platform araçlarını üretmeye yönelik projelerde çok dikkat etmemiz gerekiyor. Tank, gemi, savaş uçağı, insansız hava araçları (İHA) ve sonuncusu olarak “bölgesel yolcu uçağı projesi” karşımızda. Tabii bunların hepsinin başına bir de “milli” sıfatını eklememiz gerekiyor.

Türkiye, bugün dünyanın en büyük havacılık uzay şirketi olan Boeing ile birlikte, aynı dönemlerde uçak fabrikası kuran ülkeler arasında yer alıyor. Nuri Demirağ, alüminyum gövdeli uçak üretimine Boeing’le birlikte başlıyor. Fakat devletin kurbanı oluyor. İsmet İnönü döneminde çeşitli engellemelere maruz kalan ve ürettiği uçakları bizzat kendi devleti tarafından uçurulmayan Nuri Bey’in hazin hikâyesini, bu konulara kafa yoranlar bilir. Halen daha da kendi insanımızın, şirketlerimizin, devletimizin ve devletin en yetkin makamlarının bakış açıları değişmediğinden, teknoloji geliştirmede başarılı olamıyoruz. Yurtdışından hazır ürün tedarik etmeyi, sivil-asker ve dahi aracı tüccarlarımız çok seviyor. Böyle olunca yerinde saymaya, beyhude işlerle meşgul olmaya devam ediyoruz.

Dün Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK), Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun başkanlığında toplandı. Geçtiğimiz hafta “bölgesel yolcu uçağı” hakkında iki yazı kaleme aldığımdan, bu toplantının ağırlıklı konusunun uçak olacağını ve hangi projenin tartışılacağını da biliyordum.

ABD’de yaşayan Türk işadamı Fatih Özmen’in Sierra Nevada Corp. (SNC) şirketi, Ulaştırma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın (SSM) onayı ile Alman Dornier 328’in haklarını satın aldı. (SNC’nin sitesinde epeydir bu haber yer alıyor. Kasım 2014’te yine bu durumun ipuçlarını yazmıştım.) SSİK’dan çıkacak karar sonrasında ise Alman Dornier’in Türkiye’de üretimi için bir model geliştirilecek. Ya SNC bir fabrikayı, devletin işaret edeceği yarı kamu nitelikli şirketle harekete geçirip önce 30 kişilik, sonra Türk mühendislerinin katkısıyla 70 kişilik bölgesel uçak üretecek ya da SNC haklarının ağırlıklı bölümünü SSM iştiraklerinden STM (Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ) veya başka bir kuruma devredecek, üretim ve geliştirme çalışmaları bu şekilde sürdürülecek.

Dikkatimi çeken detay şu: Türkiye’de havacılık platform araçlarını üreten bir adres var, TAI. Ama TAI’ye böyle bir görev verilmesi düşünülmüyor? Neden?

SSİK toplantısına, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın yanı sıra asıl üyeler dışında Ulaştırma Bakanı Feridun Bilgin de “bölgesel uçak” mevzuu sebebiyle iştirak etti. Katılımcıların ellerinde yol haritasının tek adresten, SSM tarafından yürütülmesi kararı alındığını düşünüyorum.

Çünkü geçtiğimiz hafta Fatih-Eren Özmen çifti, önce İstanbul’da eski Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan ve şu anki bakan Feridun Bilgin’e projelerini sunduktan sonra, hafta içi gece geç saatlerde Başbakan Ahmet Davutoğlu’yla çalışmalarını paylaştılar. Dolayısıyla SSİK toplantısında ağırlıklı konu buydu. Sadece Alman Dornier’in, Amerikalı SNC çalışmasıyla, Türkiye’de nasıl millileştirileceği üzerine beyin fırtınası yapılmış olabilir.

TAI’nin İHA’sı Anka’ya iniş sistemlerinde destek veren, uzay, elektronik, insansız araçlar ve iletişim sistemlerinde uzman olan SNC’nin platform hava aracı üretme tecrübesi olmadığından, Türkiye’de bu projeyi beraber hayata geçirecek tecrübeli bir şirkete ya da oluşturulacak ekosisteme ihtiyacı var. Zaten SSİK sonrası net bir açıklama yapılmamasının en önemli sebebi de bu konuda net bir fikrin ortaya çıkmamasından kaynaklanıyor olabilir.

İkinci neden olarak da, “Bu modelle Türkiye, milli bir yolcu uçağı geliştirip üretebilir mi?” sorusuna, kurumların cevap aramaya devam etmesi gösterilebilir.

Evet, son model, TAI’nin montajını yaptığı F-16 savaş uçaklarındaki işbirliğine, TEI’nin General Electric ile uçak motoru parçası yapma işine benzemiyor. Yeni bir sistem ve yeni bir model denenmek isteniyor. Bakalım sonu nasıl olacak? Umarım her şeyi yapmaya çalışırken, bir odaklanma sorunu yaşamayız.

Yukarı