TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

4G’den 5G’ye ‘Ulak Projesi’nin ötesi

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen hafta eleştirdiği 4G ihalesi sonrası sektörde de ciddi bir hareketlilik söz konusu. Özellikle Aselsan- Netaş-Argela konsorsiyumunun üstlendiği, bnin nereye taşınabileceği ve Türkiye’nin bu alanda teknoloji geliştirmesine yönelik tartışmalar için bir yol haritası gerekli. Mühendislerimiz, insan kaynağımız var. Eğer akıllı bir yöntem ve kalıcı bir sistem ihdas edersek, başarı gelecektir. Finlandiya’da Ericsson kablosuz sistemler Ar-Ge Merkezi’nde uzman araştırmacı olarak çalışan Osman Yılmaz’ın katkılarıyla ben bir yol haritası çıkardım. Buyurun...

1- Uluslararası Ar-Ge: Ulusal projelere katılan Türk şirketlerinin sadece yerel boyutta kalmayarak küresel ölçekte araştırma faaliyetleri ve işbirlikleri yürütmesi gerekiyor. Böylece yurtdışında başarılara imza atmış insan kaynağımızın ve diğer yabancı uzmanların katkılarıyla Türkiye’nin Ar-Ge faaliyetlerine dışarıdan katkı sunulması sağlanabilir; deneyimli yabancılardan ve yabancı şirketlerin işbirliğinden faydalanılabilir ve en azından yüksek kalitedeki uluslararası projelere katılımın önü mümkün olduğu ölçüde açılabilir.

2- Yabancı Ar-Ge Yatırımı: Çin ve başka ülkelerde olduğu üzere yabancı teknoloji devlerinin, Türkiye’de Ar-Ge yatırımı yapması teşvik edilmelidir. Ulusal projelerde yabancı şirketlere yer verilerek ülkemizdeki faaliyetlerinin sadece üretim, pazarlama ve satışla sınırlı kalmasının önüne geçilmelidir.

3- Standart Faaliyetlerine Katılım: Geliştirilen teknolojilerin etki alanını standart organizasyonları belirliyor. 5G için de bu çalışmalar başlamış durumda. Geliştirilen bir teknolojinin veya bir kısmının standart haline gelmesi, bu teknolojinin dünyadaki tüm ürünlerde kullanılması anlamını taşıyor. Eğer buralarda bir buluşumuz standart haline gelirse, her ürün için hak iddia edebiliriz. Şirketlerimiz ve ülkemizin teknoloji alanında kredisi yükselir.

4- Ürün Geliştirme: Araştırma ve standardizasyonda başarıya ulaşmak için paralelinde bu alanda ürün geliştirmemiz şart. Çünkü ihtiyaç duyulacak ürüne göre araştırma yapılıyor, akabinde de standart çalışmasına katkıda bulunuluyor. Araştırmanın sonucuna ve standardın durumuna göre de geliştirilen ürünlerde, standart teknolojinin yanı sıra cazip hale getirecek farklı kılacak artı teknolojiler önem taşıyor.

Bitmedi... Bu şartların arka planında üniversitelerimizin ve müfredatlarının yeniden düşünülmesi, mevcut anlayışın değiştirilmesi de lazım. Ulak ve diğer projelerde başarıyı yakalamak istiyorsak, 4 şart önemli.


BÖLGESEL UÇAK NASIL UÇACAK?

Savunma Sanayii İcra Komitesi’nde (SSİK) görüşülen ve yakında Başbakan Davutoğlu tarafından detayları açıklanacak, “bölgesel yolcu uçağı projesi”yle Türkiye’nin kısa sürede ve lisans hakları da devlete ait olan uçak modellerine 2017’de kavuşması planlanıyor. Son bilgiler şöyle:

Fatih-Eren Özmen çiftinin ABD’deki şirketi SNC, yaklaşık 7 yıldır, Amerikan Hava Kuvvetleri için Alman Dornier uçaklarını modifiye ediyor. Diğer bir ifadeyle şu an dünya genelinde faaliyette olan 220 adet Dornier uçağı konusunda tecrübe sahibiler.

Bu sebeple SNC, Türkiye’de başlangıç için Dornier 328 turbopropun (pervaneli) 34 kişilik modelini düşünüyorken, geliştirilmiş jet motorlu bölgesel uçak modelini ise 70 kişilik olarak tasarlayacak. Alman Dornier’in tüm lisans hakları Savunma Sanayii Müsteşarlığı’na (SSM) yani devlete, üretim ve pazarlama yetkisi ise Dornier’i 300 milyon dolara satın alan SNC’ye ait olacak. Devletin cebinden bir para çıkmayacak. Türkiye’de 2017’ye kadar her iki modelden 2’şer adet, kokpiti, motorları, aviyonikleri ve diğer sistemleri yenilenmiş olarak üretilecek. 2017’den sonra Türkiye’de seri üretime geçilecek. Bu iki modele de Türkiye’nin altyapı imkânları ölçüsünde kendi teknolojimiz konacak. Dolayısıyla bu projeye, TAI, TEI, KaleKalıp, Baykar Makine, HAVELSAN, Aselsan, Alp Havacılık gibi teknolojik altyapısı olan tüm şirketlerin katkı sunmasının önü açılacak. Şimdi bu modeli Türkiye için hayata geçirip iz bırakmak istiyorlar.

Yukarı