TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Bu ülkenin büyümesi için ne eksik?

 

Ülke olarak önümüze koyduğumuz 2023’te 500 milyar dolar ihracat hedefi çok iyi, ancak sonrasında, bu rakama ulaşabilmek için neler yapılması gerektiği konusunda sarf ettiğimiz çabalar çok yetersiz. Dolayısıyla bu gidişle, 500 milyar dolar hedefinin tutturulması imkânsız. Bazı danışmanların aksine daha gerçekçi açıklamalar yapan Ekonomi Bakan Nihat Zeybekci’nin “İhracatın kilogram fiyatının 1.60 dolar olduğu bir ortamda, 2023 ihracat hedefine ulaşmamız zor” sözleri son derece doğru. Ne olması gerektiği belli. Planlı bir şekilde teknolojiye ağırlık verilmesi gerekiyor. Ama insan kaynağıyla, finansmanıyla, kamu alımlarıyla, teşvik ve desteğiyle planlı olacak. Mesela 1 milyar 650 milyon dolara ulaşan savunma sanayiinde yaptığımız ihracatın 1 kg fiyatı 26 dolara tekabül ediyor. Demek ki, teknoloji tarafından donanımla, yazılımla, sanayi üretimiyle hızla yürümeyi öğrenmemiz gerekiyor. Körfez ülkelerinden Arap işadamlarını getirip, inşaat gezdirirken, sanayideki başarılarımızı da hassaten savunma sanayii tesislerini de gösterip, hem müşteri hem finansman hatta hem de stratejik ortak olmanın yollarını aramamız lazım. Fakat ülkemizdeki savunma sanayii tarafının çok da tekin olmadığının bilinmesi icap ediyor. Neden mi?

Geçen hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan çok ilginç bir açıklamada bulundu: “Biz insansız hava aracını (İHA) şu anda ürettik. Yüzde yüz yerli. Bunu yapan gençler bizim gençlerimiz. Bunu almamak için direnen bazı mahfiller var. O da hallolacak."

‘İÇİMİZDEKİ BAZI MAHFİLLER’

Cumhurbaşkanı’nın bahsettiği Kale-Baykar’ın Bayraktar İHA’sını da, gençleri de iyi bilirim. Başlarına gelenlere de yakından şahidim. Şöyle söyleyeyim; Türkiye’nin yapmış olduğu ilk özgün, milli İHA’nın kabulü bile 2 yıl geciktirildi. Adeta “Neden başardınız?” diye bir dövülmedikleri kaldı. Halbuki bir takdir, bir teşekkür bile beklemiyorlardı. “Ülkemiz için başaralım, bu bize yeter” inancındaydılar. Peki, bu başarı 2 yıl önce takdir edilip, milli İHA’larımız şu an dünya arenasında satılıyor olsaydı, ne olurdu? İHA gibi bir ürün ihracat eden Türkiye’nin alt segmentteki tüm sanayi ürünlerinin değeri artar, pazarımız genişler, işte o zaman 500 milyar hedefi anlamlı olurdu. Fakat savunma sanayiinde faaliyet gösteren birçok şirketin ayağına resmen içimizdekiler tarafından bilinçli veya bilinçsiz prangalar vuruluyor. Ben bu durumu çok uzun süredir köşemde yazıyor, lakin sesimi yeterince duyuramıyordum. Cumhurbaşkanı dile getirince, derin bir ‘Oh’ çektim. Zira bazı danışmanları halen daha her şeyi abartmakla ve gerçeklerin üzerini örtmekle meşguller. Üstelik anlamadıkları konuları bile cila yaparak yazıyor, kamuoyunu yanıltıyorlar.


MİLLİLEŞENLERDEN MİSİNİZ? 

Daha büyük Türkiye için eksik olan, adam gibi değerlendirme yapılmaması, adam gibi danışmanlık hizmeti sunulmamasıdır. Adam gibi duruş olmayınca çalışanın, üretenin, ülkesi için çırpınanın da milli denebilecek ürünlerin de kıymeti bilinmiyor.

Acilen sahte övünmelerden kaçınmalıyız. Sürekli bir övünme, her şeye hatta küçücük bir başarıya bile milli sıfatı takıp, “Biz yaptık” şeklindeki havaların, bizi mahvettiğini artık anlamalıyız.

Millisini yapmak için yola çıktığımız savunma sanayiindeki birçok eser, henüz milli değilken (savunma sanayiinde millileşme oranı % 55 seviyesinde), oldubittiye getirip, tamam demek, ülkenin geleceğiyle oynamakla eşdeğerdir. Bu sebeple ‘milli’ kelimesini lütfen daha dikkatli kullanalım. Küresel dünyada, millilik, yerlilik kavramları iyi anlaşılmaz ise başarılı olamayız.

Yukarı