TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

‘Yerli uçak’ nasıl uçacak?

 

Uzun bir süredir devam eden “yerli bölgesel yolcu uçağı” arayışı ve tartışması, dün Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun katılımıyla yapılan tanıtım töreninde neticelendi, denebilir. En azından, uzun bir süredir çeşitli kurum ve şahısların, değişik ülkelerdeki 30- 100 yolcu aralığında kapasiteye sahip uçak modellerini, fikri ve sinai mülkiyet haklarıyla beraber Türkiye’ye getirip burada yerlileştirme girişiminden, artık uçak üretmek için yeni bir yol haritası safhasına geçmiş bulunuyoruz.

Bu projeyi ilk defa eski Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan’dan, Airport programımın 500. bölüm kutlaması esnasında, Kasım 2014’te öğrenmiştim. Bakan Elvan’ın açıkladığı şekliyle, 2002’de üretim faaliyetlerine son veren Alman Dornier’le Türkiye adına ABD merkezli, Eren ve Fatih Özmen çiftinin sahip olduğu Sierra Nevada Corporation (SNC) şirketi görüşmelere başladı. Sebebini sorduğumda ise Türkiye olarak bir kamu kurumu kanalıyla böyle bir teşebbüste bulunmamız halinde, hem işin daha fazla uzayacağına hem de maliyetlerin artacağına işaret edilmişti.

Bu sebeple Özmen çifti, Türkiye adına önce Dornier tasarımı jet ve pervaneli motor kullanan 328 uçaklarına fikri ve sinai mülkiyet haklarını (IP) satın aldı. Dornier’in Almanya dışında İngiltere ile de bağı olması sebebiyle SNC için IP hakları satın almak bazı engellere takılmış.

Türkiye’nin en kısa sürede “yerli bölgesel uçak” üretimine başlayabilmesi için Dornier 328’in ABD (FAA) ve Avrupa (EASA) sivil havacılık otoritelerinden sertifikaya sahip olması önemli sebep. Dolayısıyla ilk etapta, 30 kişilik uçak, yeni motor ve diğer aksamlarıyla geliştirilip yerli imkânlarla üretilip fabrikadan çıkarıldığında sertifika için zaman kaybedilmeyecek. Sertifikasyon sorunu olmayan uçağın üretim aşamasında kazanılan tecrübeyle 70 kişilik T-628 büyük model, sıfırdan Türkiye’de tasarlanıp “milli bölgesel yolcu uçağı” olarak üretilecek.

SNC’nin ABD’deki mevcut faaliyetleri ve bu uçakları ABD ordusu için modernize etmesi sebebiyle T-628’de Amerika’da sertifikasyon sıkıntısı yaşanmayacağı, ama Avrupa’nın (EASA) sorun çıkarabilme ihtimali var. Ancak ilk tasarım ve üretim yerinin Almanya olması sebebiyle, Türkiye’nin kendi imkânlarıyla geliştireceği T-628’in bu engeli de aşacağı düşünülüyor.

Ulaştırma Bakanlığı’nın fikir olarak üzerinde çalışıp belli bir noktaya getirdikten sonra üretim aşamasını Savunma Sanayii Müsteşarlığı’na (SSM) devrettiği “yerli uçak projesi” için tahmini 1.5 milyar dolar harcanacak. Bu maliyet rakamı içinde 50 adet uçak imalatı, üretim tesisleri ve uçağın tüm fikri ve sinai haklarının (IP) SSM devri yer alacak. Finansmanı Savunma Sanayii Destekleme Fonu’ndan karşılanacak projenin takibini ise SSM bünyesinde yer alan Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ (STM) ile SNC beraber koordine edecek. Ancak görebildiğim kadarıyla üretim modelinin nasıl olacağı konusunda biraz daha daha zamana ihtiyaç var.

Yerli veya milli uçak üretmenin ikinci ve daha önemli aşaması ise pazarlanması, rakipleriyle rekabet edecek dinamiklere sahip olması. Bunun için de SSM yetkililerinin, Özmen çiftine ait SNC’nin ABD’deki prestijine, tecrübesine ve Dornier uçaklarını hali hazırda ABD orduları için modernize etmelerine güveniliyor. ABD’de pazar bulması dolayısıyla, dünyaya rahat satılacağı beklentisi var.

Sadece yolcu uçağı olarak değil, askeri nakliye, kargo, ambulans, VIP, keşif-gözetleme gibi çok amaçlı kullanılma imkânı olması şüphesiz önemli. Türkiye’den üretilmeye başlandıktan sonra Alman “Dornier” ismi kullanılmayacağı için markalaşma süreci de yaşanacak. Gerek 30 kişilik T-328 (pervanelijet motorlu) ve gerekse iki farklı motor seçenekli ve sıfırdan tasarlanacak T-628’in Türkiye’de şehirleri ve bölgeleri birbirine bağlayacak çapraz uçuşlarda kullanılması da yine devlet desteğiyle olacak gibi görünüyor.

Yukarı