TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Seçimin kazananı henüz yok!

 

Seçim sonrası “Demokrasi kazandı” şeklinde yorumları geçelim, asıl bundan sonra kim kazanacak ona bakalım. Ülke yeniden koalisyon dönemine giriyor. Ancak kimin kiminle nasıl bir ortaklık yapacağı gibi ilginç bir denklem olarak karşımızda duruyor. Bundan sonra bir icraat hükümetinin kurulacağına dair beklenti de yok. AK Parti karşıtlarının bir araya gelmesiyle, nereye kadar ve nasıl bir hükümetle yol alacağımıza dair tahmin yapmak da zor olduğuna göre hem ekonomik hem de siyasi açıdan farklı bir dönem bizleri bekliyor.

Demokrasinin neticesi olarak şekillenen tablodan, rahatsız olanlar kadar memnun olan bir kitlenin de varlığı söz konusu. Hatta neticeden memnun olanlar, ortaya koydukları tavırla Halkların Demokratik Partisi’ni de (HDP) ziyadesiyle mesrur ettiler. Ancak HDP’nin barajı aşmasından bir başarı hikâyesi çıkarılması için henüz erken. Bilinçli hareket eden belli seçmen kitlesi, HDP’yi buraya taşıdı. HDP yönetimi için asıl başarı, bu seçmenin eğilimini bundan sonra nasıl yöneteceğiyle yakından ilgili. Şimdilik kazanmak için iyi bir fırsat yakaladıkları söylenebilir.

Çünkü AK Parti Hükümeti’nden bir vesileyle kurtulmak isteyenler, pragmatik davranarak HDP’ye oy verdi. Öyle ki oy verenler içinde her görüşü ve düşünceyi de bulmak mümkün. Ancak ortak hedefleri HDP’ye barajı aşırtıp, AK Parti’nin gücünü zayıflatmaktı. Nitekim başarılı oldular, hatta tahayyül edemedikleri bir oy oranıyla karşılaştılar. Dolayısıyla AK Parti, yarışı önde bitirmesine rağmen en fazla oy kaybıyla ilk defa bir yenilgi tattı. Fakat HDP de dahil diğer partilerin bu seçimden kazançlı çıktıklarını, başarı elde ettiklerini söylemek de doğru değil. Asıl kazanan bundan sonra pazarlıklarda, koalisyon oluşumunda ortaya çıkacak gibi görünüyor.


BÜYÜK PROJELER NE OLACAK? 

Son seçimle Cumhuriyet tarihinde ilk defa bu kadar renkli ve temsil oranı yüksek bir Meclis oluşacak. Eğer, “Bu seçimde ülke ne kazandı?” sorusuna cevap arıyorsak, temsildeki çeşitliliğe bakabiliriz. HDP’nin Batı’dan aldığı oylarla barajı aşarak, Türkiye partisi olması da diğer bir kazanç olarak yorumlanabilir. Türkiye partisi olarak, bundan sonra ülkenin her türlü meselesine nasıl bir yaklaşım göstereceği ise başarısının anahtarı olacaktır.

Sadece kendi siyasi problemlerine, etnik yapısına odaklanırsa kazanan olmayacaktır. Mesela birinci parti olduğu Güneydoğu’daki kaçak enerji problemine de kafa yorması gerekiyor. Devam etmekte olan büyük projelerin bir an önce hizmete girmesi ve Türkiye’nin ihracat meselesi için de elini taşın altına sokması icap ediyor.

Benim seçim tablosu sebebiyle en fazla karşılaştığım soruların başında ne geliyor biliyor musunuz? Sıkça bu köşede gündeme getirdiğim büyük projelerin geleceğinin koalisyon hükümetleri döneminde nasıl etkileneceği merak ediliyor. Ben de merak etmiyor değilim. CHP, MHP ve HDP devam etmekte olan üçüncü havalimanına, üçüncü köprüye, İzmit Körfez Geçişi Projesi’ne, Marmaray’ın devamı olan raylı sistem hatlarına, telekomünikasyon sektörünün; Turkcell, Vodafone, Avea başta olmak üzere altyapı şirketlerinin de merakla beklediği 4G ihalesine nasıl yaklaşacak?

Aslında ihalesi yapılmış ve devam etmekte olan projelerin hızla bitirilmesi için tüm partilerin ortak bir tavır sergileyeceğini, sorun çıkarmayacaklarını düşünüyorum. Ama AK Parti’nin gündeminde olan Kanal İstanbul Projesi gibi yatırımların ne derece gündeme geleceğini bilemiyorum.

Ayrıca ‘milli’ sıfatıyla çok sayıda teknoloji projesi de açıklandı. Bunların geleceğinin de sıkıntılı olacağı kanaatindeyim. Çünkü bazı projelerin önceliği ve gerekliliği tartışılmadan, fizibilitesi yapılmadan açıklandığını biliyorum. İşte bu noktada siyasi partiler, koalisyon ortamında bürokrasinin esiri olmadan nasıl ilerleyecekler zaman gösterecek. Umarım Türkiye’nin faydasına olan projeleri siyasetin dışında tutmayı başarırlar...

Yukarı