TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

İhracatta rekor kıra kıra ne hale geldik


Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) “İhracatın Şampiyonları”
ödül töreniyle ilk defa bu kadar ses getiren bir olaya imza attı. Türkiye’nin 2014 ihracat rakamlarını 157 milyar dolar yerine, 2 katlayıp 242 milyar dolarlık ithalatın üstüne çıkarmış olsalardı, bu denli seslerini duyuramazlardı. Bence bu tarz ödül törenleri devam etmeli. Hatta bu sene içinde mutlaka Türkiye İthalatçılar Meclisi (TİM 2) de kurularak, gelecek yıl da “İthalat Şampiyonu” olarak Reza Zarrab’a hak ettiği yerden ödülü verilmeli.

Evet, ironi yapıyorum. Ancak ülkemizdeki saçma rekor kırma, şampiyon olma, ödül alma mantığı olduğu müddetçe Türkiye’nin ihracatı, ithalatını yakalayamaz. Organik büyüme olmaz, dış ticaret açığı için de başta enerji olmak üzere çeşitli bahaneler bulunur.

Dünya ihracat ligindeki yerimizin 2002’lerden geride olduğunu ben biliyorum, fakat TİM her sene ithalat tarafının çift haneli büyümesine rağmen, ihracat rekorları ilan etti, ediyor. Üstelik bırakın rekoru, ihracatta sağlıklı büyümeyi yakalayamadığımız halde, bir yıl sonra 50 kuruş artmış olsa bile “İhracatta rekor kırdık” diye açıklandı. Sonunda bu işe de el koymak, belki dur demek Reza Zarrab’a nasip oldu veya olacak.

DEVLETE SIRTINI DAYA, YAŞA!

Çok övündüğümüz savunma sanayiindeki ihracat % 60 off set kaynaklı. Bunun anlamı, savunma sanayiinde ithalat giderek artıyor demek. Savunma Sanayii İmalatçılar Derneği (SASAD) raporu hiç iç açıcı ipuçları vermiyor. Adam/birim rakamı yerlerde sürünüyor. Mühendislerin beyin teri değil, amele işçiliği söz konusu. Sırtını devlete dayamış, rekabetçi olmayan, ürün geliştiremeyen bir savunma sanayiimiz söz konusu. Firmalar verimsiz, milli platform (milli gemi, milli uçak, milli helikopter, tank vesair) sayısı çok, ama ihraç etme ihtimali neredeyse yok. Devletten işi alan ana yükleniciler (entegretörler) havadan para kazanırken, iş yaptırdıkları alt yükleniciler ve yan sanayiciler yaşam mücadelesi veriyor. Sektörü disipline edip geliştirecek anlayış geliştirilmemiş.

Bu ülkede ihracatı teşvik için ithalatın önünü açacak yasal düzenlemeler yapılıyor! Türkiye’de tesisi, üretimi olmayan adamlara “İhracat Şampiyonu” ödülü veriliyor. Ödülü alanın kim olduğu, kaç bakanı işinden edip koltuktan düşürdüğünü bir kenara da tutun. Ve lütfen dikkatlerinizi ülkenin ihracat ve ithalat sarmalına kesifleştirin.

Türkiye’nin ihracatı, 2014’te önceki yıla oranla yüzde 3.9 artarak 157 milyar 715 milyon dolar, ithalatı ise yüzde 3.7 azalarak 242 milyar 224 milyon dolar olmuştu. Dış ticaret açığı da yüzde 15.4 azalarak 84 milyar 509 milyon dolara gerilemişti. Kimse bu detayları tartışmıyor; 2023’te 500 milyar dolar hedefini ve ithal ürünlerle öldürdüğümüz yurtiçi üretimini, sanayiyi konuşmuyor. Ama ithal ürünlerle ihracat şampiyonu olan adamı konuşuyoruz 3 gündür.

BU ÜLKENİN İTHALATÇISI KİM?

Bildiğim kadarıyla, Türkiye’nin tamamında örgütlenmiş ve TİM’i oluşturan ihracatçı birlikleri ve TİM çatısı altında kategorize edilmiş 26 sektör temsilcisi var. Merakım şu: Acaba bunların kaçı “ihracat şampiyonu” oldu? Peki 2014’te yapılan 242 milyar dolarlık ithalat şampiyonları nerede? Neden ihraç/ithal kalemlerimiz tartışılmıyor?

Geçelim. Türkiye’nin büyük ithalatçılarından birisi, çeşitli sektörlerde ithal ürünleriyle ihracat şampiyonu olursa onu da ödüllendirip alkışlamamız mı lazım? Katma değerin, istihdamın, üretimin, verginin ve topyekûn ülke kaynaklarının değerlendirilmesinin bir önemi yoksa bu ödüller neden veriliyor?

Galiba TİM’in yapısında da sorun var. Bence bu çatı altında görev alanlar arasında ithalatı, ihracatından fazla olanlar bulunmamalı...

Yukarı