TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

İhale şartnameleri neden yabancılara göre hazırlanmış?

 

Yeni teknolojilerin geliştirilmesi için hem yerli şirketlerin desteklenmesi hem de yaptıkları çalışmalarda ve geliştirdikleri ürünlerde devleti arkalarında hissetmeleri gerekir. Böylece Türkiye’nin istihdam artışı sağlanır, katma değer oluşur ve kazanılan paralar ülkemizde kalır. Ama bir türlü yapılamıyor. Çünkü kamu ve belediyelerin ihale şartnamelerine, yerli şirketleri önceleyen ve onları teşvik eden hususlar, yasak savma kabilinden konuluyor. Takibi de yapılmıyor. Böyle olunca yabancı şirketlerin içerideki dostları, belediye ve kamu kurumlarıyla ilişkileri ilerletip yerli şirketleri ihalede yarışa sokmamak ve katılımlarını zorlaştırmak için şartnameler hazırlatıyorlar. Bahsettiğim hataya bu defa da şehiriçi raylı sistem ihalesi sebebiyle Antalya Belediyesi düşmüş gibi görünüyor.

Bu köşede sıklıkla Bursa Büyükşehir Belediyesi desteğiyle Durmazlar’ın ülkemize kazandırdığı raylı sistem alanındaki başarısını konu ettim. Ama Durmazlar, Bursa’daki başarısını yukarıda saydığım sebebler yüzünden ülke geneline bir türlü taşıyamadı. İzmir Belediyesi bile ilginç taktikle yurtdışından çok daha pahalıya raylı sistem aracı alarak yerli şirketlere şans tanımadı. Fakat Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 21 Temmuz 2015’te yaptığı tramvay ihalesiyle bu tablo değişecek gibi görünüyor.

Kamu İhale Kanunu’na göre açık ihale usulüyle yabancıları öncelemeyen ihale yapılmış. Güney Kore’den Hyundai Rotem ve Türkiye’den Durmazlar katılmış. En ekonomik şartlarda, 12 araçlık, alçak tabanlı tramvay alımı ihalesinde ipi göğüsleyen üretici Durmazlar olmuş.

Ancak bazı ihalelerde bırakın yerli şirketleri teşvik edecek şartname hazırlamayı, objektif ve adil şartlarda yarışa çıkılması bile milli firmalarımız için yeterli oluyor. Fakat bazen bu bile esirgeniyor.

Dünyadaki raylı sistem ihale örneklerine bakıldığında ise her ülke yerli üreticilerini destekliyor. Amerika, Almanya, Fransa, İtalya, Polonya, Çin, G. Kore gibi ülkeler yabancılara şans bile tanımıyor. Hatta son 20 yılda G. Koreli şirketlerin başarısında, yerli şirketleri içerde ve dışarıda desteklemesinin büyük payı var. Bazı ülkelerde ise yabancı firmalarının ihaleyi alma ihtimali dikkate alınarak offset kanunlarıyla minimum yüzde 60 kendi ülkelerinde yapılma şartı koyuyorlar. Böylece teknoloji transferinin de önü açılıyor.

Sözün özü, Antalya Belediyesi’nin, 25 Ağustos 2015 tarihindeki 18 araçlık 2. etap “tramvay ihalesi” bu şartnameyle yapılırsa, yarış 2 yabancı firma arasında geçecek gibi görünüyor. Benden uyarması...

 

 

GARİP BİR HAVA AMBULANS İHALESİ

Sağlık Bakanlığı, Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 4 adet 2 hasta taşıyabilen ambulans kiralama hizmeti alımı için 9 Temmuz 2015’te ihale yaptı. Birinci kısımda 3 bin km menzil, ikinci kısımda ise 3 bin 500 km menzile sahip hava ambulans uçak temini için ihale yapıldı. Red Star, Kuanta Havacılık, Sky Line, SOS Havacılık, Kaan Havacılık, Portline Havacılık, Tarkim ve Pan Havacılık gibi şirketler ihaleye katılmış. Ancak netice karışık olmuş.

En iyi teklifi veren şirketler bir vesileyle elenmiş. Belge eksiği olmadan ihaleye katıldıktan sonra Sağlık Bakanlığı’nın ilgili bürokratları pişmiş aşa su katmışlar. İhale neticelendikten sonra kazananları elemek için eksiklik arayışına girmişler. İhale şartnamesini de galiba esnek hazırlamışlar. İhale teklif dosyası, teknik ve mali şartlar, istenen belgelerle idareye teslim edildiğinde komisyondan onayı alınmasına rağmen sonradan icat edilen eksikliklerle diskalifiyeler yapılmış. İkinci tuhaflık ise çok daha ilginç...

Birinci kısım ihaleyi, 3 bin km menzilli hava ambulansı için, saat başı 3.378 Euro teklifi veren şirket kazanıyor. Ancak ikinci kısımda 3 bin 500 km menzilli hava ambulans için verilen teklifler 2.638 Euro ve 3.179 Euro olmasına rağmen, ikinci kısım fiyatların yüksek oluşu gerekçe gösterilerek iptal ediliyor. Daha kısa menzil için daha yüksek teklifi bakanlık yetkilileri hangi saikle makul görmüşler, kamu parasını bu denli harcamayı neye göre göze almışlar ben anlayamadım. Haksızlığa uğrayan şirketler ise gerek halihazırda bakanlıkla işleri olması ve gerekse daha sonra bu tarz ihalelere girecek olmaları yüzünden konuyu adli makamlara taşımaktan imtina etmişler. Sizce de garip bir ihale olmamış mı?

 

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
29 Temmuz 2015 Çarşamba, 10:57 Misafir kamu ihale kurumunun ihale sartnamesini gelismis ulkelerin ihale sartnamelerine benzer sartlarda ve sadece alinacak urunun ozelliklerini veya yapilacak hizmetin hangi sartlarda yapilacagini belirleyecek sekilde duzenlenirse ulkemizin menfaatine kim daha iyi teklif vermisse ihale ona verilmeli diye dusunuyorum , yerli firma yabanci firmadan daha yuksek teklif vermisse ve malzeme olarak ayni kalite ve teknolojide ise yerli ve yabanci firmanin malzemesi , tabiki yabanci firmanin secilmesi kamunun menfaatine olur.
Yukarı