TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Vakıf üniversiteleri nereye kadar?

 

Üniversite kayıtları geçen hafta sıkıştırılan 5 günlük zaman dilimi içinde tamamlandı. Devlet üniversiteleri ve çok azı istisna ticari müesseseye dönüşen, bu sebeple de giderek sayıları artan, paralı vakıf üniversiteleri de pastadan paylarını alabilmek için tanıtım ve reklamlarla yoğun çabalar sarf ettiler. Ne kadar öğrenci, o kadar gelir!

Çok öğrenci kabul etmenin elbette bazı kriterleri var, ancak kapasite halkasının en dar noktasını eğitim verilen kurumlar, araziler ve doğal olarak bulundukları yerler belirliyor. Arazi tahsislerinde hakkaniyete dikkat edilmiyor. İmtiyazlı ve iltimaslı olmak gerekiyor. Mesela bunlardan birisi de daha önce de gündeme gelmiş olan Medipol Üniversitesi.

Medipol Sağlık Grubu yani hastaneleri, Fahrettin Koca’nın başkanlığını yaptığı Türkiye Eğitim Sağlık ve Araştırma Vakfı (TESA) tarafından 2009 yılında üniversiteye dönüştürüldü. Genç bir üniversite olmasına rağmen, eğitimdeki başarılarıyla değil, özel ve güzel yerde konuşlandığı arazilerle anıldı. Bu tarz vakıf ve türevi üniversitelerden ne beklemeli, bunlara hangi gözle bakılmalı?

Yüksek Öğretim Kanunu (2547 sayılı) tahsise cevaz veriyor, fakat başka kanunlar ve belediye yasalarında ise nasıl tahsis edileceğine dair önemli detaylar olmasına rağmen, Medipol gibi üniversitelere, yasalar bertaraf edilerek düzenleme yapılıyor. Kamu vicdanı rahatsız edilerek, eğitim kurumlarına bile usulsüzlükler bulaştırılırsa, buralardan ne hayır gelir? Öte yandan tahsisli arazilerle hızla büyütülüp, öğrenci kontenjanın artırılmasında amaç ne olabilir?

YÖK Ek Madde 18 - Vakıflar tarafından kurulmuş yükseköğretim kurumlarının giderlerine katkıda bulunmak amacıyla ilgili yükseköğretim kurumunun müracaatı, Yükseköğretim Kurulu’nun görüşü ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın teklifi üzerine Maliye Bakanlığı’nca devlet yardımı yapılabilir. Yapılacak yardım, devlet yardımının miktarı katma bütçeli devlet yükseköğretim kurumlarına o yıl tahsis edilen toplam bütçe ödeneklerinin örgün öğrenci sayısına bölünmesi ile elde edilen miktarın, ilgili vakıf yükseköğretim kurumlarında okuyan öğrenci sayısıyla çarpılmasıyla bulunacak meblağın yarısını geçemez...

Anlayacağınız konunun bir de direkt para tarafı var. Bazen bedava, bazen çok çok uygun şartlarla arazi vermekle iş bitmiyor. Mesela Medipol Üniversitesi 2012 - 2013 öğretim yılında faaliyet raporuna göre 1629 öğrenciye sahipmiş. Bu eğitim yılında ise sayı epeyce yukarılara çıkıyor. Acaba devletten para yardımı planları nasıl yürüyor?

Maliye Bakanlığı’nın Medipol Üniversitesi’ne tahsis ettiği 220 dönümlük Kavacık Kampusu arazisi, imar planında “yeşil alan, park ve otogar” gözükürken, İstanbul Belediye Meclisi’nin plan değişikliğiyle “özel eğitim alanı” ilan edilip, 10 kata yapılaşma izni çıkarılmıştı.

Tekel özelleştirmesinin ardından, Unkapanı’ndaki 2 bin 500 metrekare kapalı alanı ve 3 bin metrekare araziye sahip Tekel Genel Müdürlük Binası da Maliye Bakanlığı’na hibe edilmiş, sonra aynı vakfa bedelsiz tahsisi yapılmıştı.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) bir arsasının tahsisini de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, normal bir durummuş ve herkese yapılıyormuş gibi şu şekilde anlatmıştı; “Bakanlığımızın ilgili kuruluşu Sosyal Güvenlik Kurumu’na ait İstanbul İli Kadıköy İlçesi Koşuyolu Mecidiye Mahallesi 948 ada, 24 No’lu parselde kayıtlı 2.922,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz, Kamulaştırma Kanunu’nun 30’uncu maddesi çerçevesinde 2.949.525,00 TL bedelle İstanbul Medipol Üniversitesi’ne 8.4.2009 tarihli ve 1270 sayılı yevmiye ile satılmıştır.”

Peki, bu taşınmazın değer tespiti nasıl yapıldı ve hangi yöntemle satışa çıkarıldı? Ormanla iç içe olan Kavacık’taki Medipol Üniversitesi tesislerinde 2012-2013 akademik yılında eğitim-öğretime başlandı. Şu anda da bu yeşil alanda eğitim bahanesiyle son sürat yapılaşma devam ediyor. Biz de böyle kurumlardan vatana, millete hizmet edecek, hakkaniyetli, sağduyulu gençlerin yetişmesini bekleyeceğiz. Size de tuhaf gelmiyor mu?

Yukarı