TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

İhalelerde yerli sanayiyi daha fazla ıskalamayalım

 

Hangi kamu kurumu veya belediyenin ihalelerinde yapılan yanlışlara dikkat çeksem, ancak 2 veya 3 yazı sonrasında, o da zoraki bir cevap veriyorlar. Ama ne cevap! Eskiden olan duyarlılıklar yok. Hak ve hukuktan bahseden, teknik yanlışlarını bile süsleyip bir bilinmez havasında “erdem” diye satan savunmalar geliyor.

Bir de hiç sıkılmadan yerli sanayiye önem verdiklerini, milletin parasını, şirketlerin hak ve hukukunu koruduklarını yazmıyorlar mı, şaşkına dönüyorum. Ancak bildikleri yanlış yoldan milim şaşmıyorlar. Hesaplar kitaplar yapılmış. Top atsan, o ihaleyi yapacaklar. Cari açıkmış, yerli şirketlerin adaletle ve rekabetle yarışmasıymış, yerli istihdam, milli katkı, katma değer, milli sanayinin gelişmesiymiş, öyle bir endişeleri yok. Belli bir hedefe odaklanıp gidiyorlar.

Daha önce sektörün etkin isimlerinin kaleminden, büyükşehir belediyelerinin içine düştüğü raylı sistem yanlışlarını ve Çin’in hangi yöntemle ve ithal araçlarla ülkemizde varlık gösterdiğini buraya not ettim. Dünyada ne kadar raylı sistem varsa, uyum meselesiymiş, entegrasyon sorunuymuş, verimlilik veya akıllı yatırımmış gibi mevzular dert edinmeden hepsine gel gel yapılıyor.

Bir belediyeden ihale alan müteahhit firmanın, kamudan gelen baskılarla yerli ve daha ucuz olan yerli bir şirketi saf dışı edip rotayı yabancı bir firmaya çevirdiğini gündeme getirmiştim. Ardından yine başka bir belediyenin bu ay yapılacak ihalede yerli şirketleri dışlayan mantığını sorguladım. Oldukça süslü ve kesinlikle tatminden uzak bir cevap aldım. Bakalım bu ihalede de 2 yabancı şirketten hangisi ipi göğüsleyecek? Çünkü alelacele çıkılan ihale şartlarında yerlilerin zaten yarışma şansı yok.

Bakın sayın bakanlar, sayın belediye başkanları, hassaten Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD yetkilileri! Milyar dolarlar harcadığımız, demiryolu yatırımlarıyla övündüğümüz bu sektörde, maalesef çeşitli sebeplerden dolayı yabancı şirketlere fırsat sağlandığı için raylı sistem üreten milli şirketlerimiz ve yerli sanayimiz gelişemedi. Tek sebep kamudaki vizyonsuzluk. Para vardı, kaynaklar oluk oluk bu tarafa aktarılıyordu, ama fırsatları değerlendirecek, ülkesinin geleceğini düşünecek beyinlerimiz ve beylerimiz maalesef çıkmadı. Bari bundan sonrasına yazık olmasın.

Kendi kentinde ve kendi girişimleriyle, yerli raylı sistemleri harekete geçiren ve bir dünya markası şirketin doğmasını sağlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni sırf bu yüzden bu köşede “İsteyince oluyor” diye referans gösteriyorum.

Bugün dünyada ABD, Almanya ve Japonya gibi ülkeler de dahil yerli üreticiler yaklaşık % 60 yerlilik şartıyla destekleniyor. Amerika’da orduya alınacak asker botunda bile yerlilik şartı aranıyor. Almanya’da yapılan bir raylı sistem araç ihalesinde ise ilgili belediye, ürün imalat montajının kente en fazla 200 km’lik bir uzaklıkta yapılabileceğini belirtmişti.

Mesela bu ihaleler Güney Kore, Seul’de yapılsaydı ne olurdu? Kesinlikle ithal araç kullanılmazdı. Ama şu an ülkemizde yerli raylı sistem üreten firmalar var. Araç fiyatları da minimum % 40-50 arası ucuzlamasına rağmen, nedir bu yabancı sevdası? Bursa, Kayseri, Kocaeli, İzmir raylı sistem araç ihalelerinde yerli firmaların işleri de, teklifleri de ortada. Halkın parasıyla, kaliteli yerli araçlar daha ucuza alınabiliyor. Peki bu acele niye? İsimler önemli değil, ülkemizin yerli sanayisini daha fazla ıskalamayalım...

 

Yukarı