TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Havacılığın 7 teknolojik sırrı

 

Havayollarının, yolcuların her şeyi bilmesini istemedikleri günler gerilerde kalıyor. Hatta bundan 5 yıl önce uçuş güvenliği sebebiyle sır gibi saklanan bilgileri artık akıllı cihazlarla anında öğrenmek mümkün. Teknolojinin giderek daha fazla hayatımıza girmesiyle dijital para da kullanıma girmek için gün saymaya başladı. Şimdi hazırsanız, yolculuğunuz esnasında oluşan meraklarınızı giderecek, teknolojinin havacılığa dokunan önemli gelişmelerine bir göz atalım. İşte yeni nesil teknolojinin havacılıktaki 7 yansıması...

DİGİTAL PARA UÇUŞTA

Polonya’nın bayrak taşıyıcı havayolu LOT, 4 Ağustos’ta dijital para kullanımını kabul edeceğini duyurdu. Yakın gelecekte dijital paranın, bugün kredi kartıyla ödeme yapmak kadar popüler olacağı belirtiliyor. Kısa süre önce Türk Hava Yolları ile işbirliği anlaşması imzalayan LOT, bu konuda yalnız değil. Letonya’dan Air Baltic ve Meksika’dan TAR Havayolları da Bitcoin kullanıyor. Şubat ayında UATP (Universal Air Travel Plan) da büyük havayolları tarafından kullanılan ödeme ağı Bitnet ile müşterilerin üçüncü şahıs aracılığıyla Bitcoin kullanımına izin vereceğini açıkladı. Şu anda hiçbir havayolu doğrudan Bitcoin geliri elde edemiyor. Ancak yakın gelecekte yaygınlaşınca işler değişecek. Bilmenizde fayda var.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ TÜRBÜLANSI ARTIRACAK

Rahat bir şekilde yolculuğunuza devam ederken, ansızın şiddetli bir şekilde sarsılmaya başlamanın verdiği tedirginlik, bazen tarif bile edilemez. Özellikle bazı zamanlarda bu çok korkutucu olabilir ve pilotun ya da kabin ekibinin söylediği hiç bir şey bunu hafifletmez. Fakat günümüzün modern uçakları, türbülansla başa çıkacak şekilde üretiliyor. Uçakların kanatları, çok ciddi bir esneme payı ve yüksek gerilim testleri yapılarak tasarlanıyor. Ama türbülansa henüz çare yok. Pilotlar genellikle türbülansı önceden bilir ve tehlike öngörmedikleri müddetçe türbülansın içine girmekten çekinmezler. Fakat gerçekten ciddi bir tehlike oluşturabileceğini öngörürlerse kaçınmaya çalışırlar. Bunu yapmak istememeleri ise genellikle rotadan çıkmayı gerektirmesi ve bunun sonucunda gideceğiniz destinasyona daha geç varmak, daha fazla yakıt sarfiyatıdır. Kötü haber şu ki türbülanslar ilerde daha yaygın bir hale gelecek. Bilim insanları, özellikle iklim değişiklikleri sebepli havadaki karbondioksit oranında sürekli meydana gelen artışın, türbülansları artıracağını söylüyor. Özetle, uçaklar daha sağlam, ama türbülansalar da daha fazla olacak.

YEMEK KÖTÜYSE KULAKLIK TAKIN!

Uçuştaki yemeğiniz lezzetli mi? Uçaktaki yemeklerin lezzetli olmadığı algısı kimse için şaşırtıcı değil. İsterseniz üst sınıf yiyeceklerden ve gurme tatlardan birer parça tadın. Değişen bir şey olmayacaktır. Bu havayolu şirketinin değil, vücudumuzun bir hatası. Yüksek rakımlarda damağımızın tatlı ve tuzlu duyarlılığını kaybederiz. İsterseniz bunu yanınızda taşıyacağınız baharat paketleriyle geçiştirmeniz mümkün. Bir başka önleyici yöntem ise yolcular için gürültü önleyici kulaklıklar. Çünkü yüksek motor gürültüsü de damak tadınızı negatif yönde etkiliyor. Çok yüksek gürültülü ortamlarda tatlı ve tuzlu gıdalara hassasiyetimiz de azaldığı için teknolojik ürün olan gürültü kesen kulaklıklar kısmen de olsa imdadınıza yetişebilir.

TEKNOLOJİ HİJYENE DOKUNMUYOR

Uçağın kabinindeki havanın temiz olmadığına yönelik yanlış bir kanı var. Yapılan çalışmalar da gösteriyor ki uçak içerisinde dolaşan hava herhangi bir kapalı ortam kadar temiz. Bu havayı daha da temiz hale getirebilmek için yeni teknolojiler geliştirilmeye devam ediliyor. Fakat yolcuların ortak kullanımına açık olan nesnelerin sebep olduğu hastalıklar önemli. Uçağın pek çok bölgesi, ortak kullanım alanları, koltuklar, servis masaları, lavabolar, koltuk arkası masa ve ekranlar yüksek oranda mikrop içeriyor. Bu sebeple uçakta ellerinizi temiz tutun. Eğer dişinizi fırçalamak isterseniz de lavabodan akan su yerine şişe suyunu tercih edin. Koltuğunuzun üstündeki havalandırmayı ise mutlaka açık tutun ki havanın dolaşımı sağlansın.

MOBİL CİHAZLAR DİKKATİNİZİ DAĞITMASIN

Mobil cihazların kullanılmasının, uçağın sistemlerine zarar vermesiyle ilgili çok yaygın bir yanlış anlaşılma var. Henüz herhangi bir bilimsel kanıt bu yargıyı desteklemiyor. Üstelik bir başka ironik durum ise havayollarının mobil cihazları uçuş moduna alarak wifi hizmetini kullanmanıza izin vermeleri. FAA, 2013 itibariyle bu düzenlemeyi nihayet değiştirdi, fakat hâlâ net bir karar vermekten kaçınarak, “Uçuş modunda olmasını tavsiye ediyoruz” ibaresini de eklemeyi ihmal etmedi. Ancak özellikle inişlerde ve kalkışlarda mobil cihazınızı kapalı tutmak kendi güvenliğiniz açısından önemli. Çünkü herhangi bir acil durumda her ne kadar müdahale edemeyecek olsanız da eğer o sırada Candy Crash oynuyorsanız, neler olup bittiğine de dikkatinizi veremeyebilirsiniz.

UÇAKLAR MODERN, TRAFİK KONTROLÜ ANTİKA

Günümüzde üretilen en son uçaklarda, mesela Boeing 787 ve Airbus A350 gibi modellerde verimli motorlar ve kompozit malzemeler yani en ileri teknolojiler kullanılıyor. Uçaklar ne kadar teknolojik gelişmelerle donatılsa da pilotlar hâlâ 1930’lardan bu yana değişmeyen antika hava trafik kontrol sistemlerine göre görevlerini yürütüyorlar. Esasında uçak bir hava trafik kontrolünden diğerine radar, GPS ve hava-yer bağlantısı sayesinde geçirilir. İşte bu uygulamalar da nihayet gelişen teknolojiler sayesinde değişiyor. Yeni bir uydu tabanlı sistem olan NextGen, pilotlar ve kontrolörler için gerçek zamanlı bilgi sağlayacak. 2016’da kullanıma başlanması planlanan sistemle havada yaşanan pek çok sorun, daha hızlı çözülecek. Daha otomatikleştirilmiş bilgilerle daha verimli iniş ve kalkışlar gerçekleşecek.

‘SİRİ’ HAVACILIĞIN HİZMETİNDE

Hiç durup dururken üzerinizden geçen uçağın nereden gelip nereye gittiğini merak ettiniz mi? Ya da üzerinizden geçen uçak 777 mi yoksa A330 muydu? Siri, Wolfram Alpha’dan aldığı bilgiler sayesinde üzerinizden geçen uçağa dair bilgileri size söyleyebiliyor, haberiniz olsun. Havayolu, uçak tipi, size olan mesafesi, uçuş numarası, uçuş yüksekliği ve açısı kısacası tüm bilgiler... Yalnızca Siri’ye “Üzerimde uçan uçak ne?” diye sormanız yeterli. İngilizce Siri kullananlar için soruyu: “What planes are overhead?” şeklinde sormanız yeterli.

LUFTHANSA UÇAKLARIN GÜRÜLTÜSÜNÜ AZALTIYOR

Uçakların seyahat esnasında çıkardığı gürültüyü azaltmak için Alman Lufthansa Teknik, vorteks jeneratörü projesine tüm hızıyla devam ediyor. Ses azaltıcı vorteks (girdap) jeneratörlerinin Lufthansa Teknik uzmanları tarafından filodaki 100. Airbus A320’ye entegre edilmesi bir kaç hafta içinde tamamlanacak. Almanlar, Kasım 2014’ten bu yana, kısa ve orta mesafeli uçuşlar gerçekleştiren Airbus A319, A320 ve A321 uçaklarının kanatlarının altını gürültü azaltıcı bileşenler ile donatarak uçakta sesi azaltmaya çalışıyorlar. Lufthansa bu uygulamayı dünyada gerçekleştiren ilk havayolu şirketi. Projenin sonunda toplamda filoda yer alan 157 kısa ve orta menzilli uçuş gerçekleştiren uçakların tamamı bu ekipmanlarla donatılmış olacak.

SES AZALTICI VORTEKS (GIRDAP) JENERATÖRLERI

2014’ün başından bu yana yeni üretilen Airbus uçakları ses azaltıcı teknolojiyle donatılarak Lufthansa’ya teslim ediliyor. Buna göre 200’den fazla Lufthansa uçağı gelecekte çok daha sessiz uçacak. Lufthansa’nın Alman Havacılık ve Uzay Merkezi (DLR) ile işbirliği içinde yürüttüğü projede köprü ölçümlerinde ulaşılan değerler, ses azalması konusunda oldukça önemli azalışları işaret ediyor. Uçağın genel gürültü seviyesindeki azalma, rahatsız edici sesleri ortadan kaldırmasının yanında uçağın inişi esnasında havalimanından 10-17 kilometre uzaklıktaki mesafelerde sadece 4 desibele varan değerler ölçüldü.

Uçuş esnasındaki bu sesleri, kanadın alt yüzeyinde bulunan yakıt tankları üzerindeki dairesel basınç dengeleme deliklerinin oluşturduğu girdaplar yaratıyor. Proje kapsamında kullanılan bileşenle adına girdap jeneratörleri denilen bu sistemle deliklerde oluşabilecek girdapların oluşumunun önüne geçilerek, gürültü engellenmiş oluyor. 

Yukarı