TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Ruhsat verilirse maden üretimi yüzde 20 artar

 

Türkiye, yeraltı zenginliklerini en az değerlendiren ülkelerden birisi. En önemli gerekçesi ise oldukça manidar; bürokrasi. Önceden bakanlık seviyesinde yürütülen işlerin, 2012’den itibaren Başbakanlık seviyesinde üst düzey bürokrasiye çıkarılmasıyla da adeta madenciliğimiz durma noktasına geldi. Enerji Bakanlığı bünyesindeyken 1.5-2 ayda alınabilen ruhsat ve izinler, artık Başbakanlık seviyesine, üst düzey bürokrasiye çıkarılınca, 2 yılda bile alınamaz olmaya başladı. AK Partili madenci işadamlarının da dert yandığı, şikâyetçi olduğu yeraltı kaynaklarının ekonomiye kazandırılması için problemleri giderecek adımların hükümet tarafından atılmaması üzerine de Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tablolarına madenciliğin geriye gittiği ve küçülmeye başladığına dair veriler yansımaya başladı. Çinko, kurşun, bakır, krom alanlarında maden işletmeciliği yapan işadamı Metin Karakaya, Kütahya-Tavşanlı’da krom zenginleştirme tesislerinin olduğunu, Çanakkale-Yenice’de çinko ve bakır üretimi yaptıklarına dikkat çekerek, AK Parti’nin madenlerle ilgili çok ciddi bürokratik engeller getirmesi sebebiyle sektörün büyümek bir yana sıkıntı içine girdiğini ifade etti. Madenciliğe ve yeraltı kaynaklarına hükümetin bakışını değiştirmesi için partili olarak ciddi gayret sarf ettiğini dile getiren Karakaya, bu sebeple de İstanbul’dan milletvekili aday adaylığına başvurarak, ülkenin bu meselesini Meclis çatısı altına taşımayı düşündüğünü söyledi.

 

‘BÜROKRATİK ENGELLERİN ARTMASI GERİLEMEDE ÖN ÖNEMLİ SEBEP’

AK Parti hükümetinin bürokrasiyi kaldırmak üzere yola çıktığını, ancak madencilik için çok daha büyük bürokratik engeller getirdiğini belirten Metin Karakaya’nın tespiti şöyle: “Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Başbakanlığı döneminde, bürokrasinin ülkenin gelişmesinin önündeki en önemli engellerden birisi olduğunu ifade eden çok sayıda beyanatı oldu. Fakat bugün geldiğimiz noktada madenciliğimizin geri gitmesinde en önemli sebep, bürokratik engel derecesinin AK Parti döneminde yükseltilerek, ruhsat ve izinlerin Başbakanlık’a bağlanmasıdır. Acilen bu tablonun değişmesi gerekir.”

Maalesef Türkiye, madenciliğin, ekonomik kalkınmayı başlatan öncü sektörlerin başında geldiğini de anlayamadı. Hatta yüksek katma değer oluşturduğunu, sanayi ve hizmet sektörlerine göre daha fazla istihdam sağlayan bir yatırım alanı konumunda bulunduğunu da kavrayamadı. Umarım yüksek bürokrasiye birileri bunları anlatabilir. Başbakanlık’ta bekleyen maden işletme ruhsat ve izinlerinin sahiplerine verilmesi halinde, Türkiye’nin maden üretim ve ihracatının bugünkü rakamlardan yaklaşık % 20 daha fazla olacağı da dikkate değer bir durum tespiti. Ancak, Karakaya’ya göre 3 önemli meselenin de dikkatlice ele alınması gerekiyor. 1 - Kanun ve mevzuatlarla ilgili sorunlar, 2 - Yatırım ve finans sorunları, 3 - Teknoloji ve altyapı sorunları. Özetle, Türkiye’de bir maden ruhsatının arama aşamasından üretimine kadar ‘Başbakanlık’ sonrası 10 ayrı bakanlık ve 22 ayrı devlet kuruluşuyla irtibata geçmek gerekiyor. Bürokratik engeller ve zorluklar yatırımcıyı ürkütürken, 3 yıl önce yüksek bürokrasinin de eklenmesiyle madencilikte geriye gitme dönemi başladı. Ayrıca sektörün yatırım süresi uzun ve riski yüksek. Bitmedi; ruhsat, izin bedelleri, devlet hakkı ve idari para cezaları her sene artırılıyor. Vergi yükü de diğer sektörlerden % 10-15 daha fazla tutulduğuna göre gizli bir el, bizi madencilikten uzak mı tutmaya çalışıyor acaba?

'MADENCİLİK İŞSİZLİĞİ  % 1-2 DÜŞÜRÜR'

“Madencilikle ilgili çevre, iş güvenliği alanında her türlü tedbirler alındı. Madenciye ciddi külfetler yüklenirken, madenciyi ve madenciliği destekleyen yeterli düzenlemeler ve teşvikler ise getirilmedi. Halbuki sektörün gelişimini engelleyen bürokrasi kaldırılır ve yeterli düzenlemeler yapılırsa, üretim artacak, ihracat artacak, döviz girdimiz yükselecek ve böylece işsizliğe en az % 1 - 2 oranında katkı sağlanacaktır.” Bu sözler de Karakaya’nın. Kamu taşınmazlarıyla ilgili genelge sonrası (2012-15 sayılı genelge) izinlerin tek elden verilmesiyle madencilikte işlerin yavaşladığını belirten Metin Karakaya, Enerji Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü’ne (MİGEM) giden dosyaların 1.5-2 yıldan önce çıkmadığını, ama ‘Madencilik Bakanlığı’ veya ayrı bir ‘Madencilik Müsteşarlığı’ kurulur ve izinler de ‘Başbakanlık’ makamına gitmezse, bu izinlerin en geç 2 ay içinde verilebileceğini vurguluyor.

 

Yukarı