TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Suriye bölünür mü? Kürt koridoru olur mu? Enerji Akdeniz’e çıkar mı?

Son bir ayda Rusya’nın Suriye’de ağırlığını hissettirmesiyle bölgenin geleceği farklı şekilde tartışılmaya başlandı. Çözüm merkezlerinden birisi olarak Moskova devreye girdi ve Putin’in ziyaretçi sayısı arttı. Dün de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, öncelikli gündem maddesinin Suriye olduğu bir zirvede Putin’le bir araya geldi. Amerika’nın öncülüğündeki Batılı müttefiklerin, IŞİD gerekçesiyle Türkiye’nin terör örgütü olarak tanımladığı PYD ile ilişkileri bir adım daha ileri götürmesi, bizim ilgi alanımızda ve rahatsızlığımızı artırıyor, ancak konu Rusya ile daha da derinleşmek üzere...

Zira ABD’nin IŞİD ile gerçek anlamda mücadele etmediğine uzun zamandır işaret eden Rusya, eski müttefiki Suriye’ye dünyanın dikkatini çekecek ve dengeleri değiştirecek şekilde destek vermeye başladı. Bu gelişmeden en fazla endişelenen ülkelerden birisi de İsrail oldu, ama Rusya’nın bu adımının Türkiye’ye nasıl yansıyacağını bizler hâlâ tam olarak bilemiyoruz. Görüşlerine başvurduğum enerji ve dış politika uzmanları, Rusya’nın Batı ile pazarlıklarını güçlendirmek için Suriye’ye ağırlık verdiği, Türkiye’nin de iyi bir strateji ve manevrayla bu durumdan fayda sağlayabileceği düşüncesindeler. Nedenini de söyleyelim:

‘KÜRT KORİDORU’NA RUSYA ENGELİ

Bugün Rusya’nın askeri anlamda varlık gösterdiği, üssünün bulunduğu bölge “Kürt koridoru”nun önündeki en büyük engel olarak görülüyor. Suriye 3’e bölünse bile kilit konuma gelecek yer, Beşar Esad-Rusya blokunun kontrol ettiği bölge olacak. ABD ve müttefikleri “Kürt koridoru” üzerinden enerji kaynaklarını Akdeniz’e ulaştırmak istedikleri takdirde, Rusya engeline takılacaklar. Böylece ya Rusya’nın içinde olduğu bir organizasyonla bu projelerini hayata geçirme yoluna gidecekler ya da Türkiye’yi rahatsız edecek adımlarını güçlendirecekler.

Rusya’nın son bir ayda Suriye’deki varlığını artırma girişimleri analiz edildiğinde, önemli bir sebep olarak yukarıda zikredilen Amerika’nın bölgede haritaları değiştirecek planları ve enerji nakil güzergâhları olduğunu görmek mümkün.

Moskova’da konuşulan ise Putin’in IŞİD’le mücadeleye yardımının karşılığında Ukrayna krizinde taviz verilmesi ve ekonomik yaptırımların kaldırılması yönünde. Rusya’yı yakından takip eden Enerji Piyasaları ve Politikaları Enstitüsü (EPPEN) Başkanı Volkan Özdemir’e göre de durum yaklaşık bu çerçevede, ama şimdilik. Çünkü “Rusya attığı adımlarla şu an itibarıyla ‘Kürt koridoru’nu engelledi. Ancak birkaç hamle ötesini hesap ettikleri için bu durum daha sonra Rusya’nın Kürtler veya Amerika ile anlaşmayacağı anlamına gelmiyor” vurgusunu da yapıyor Özdemir.

LAZKİYE-İNCİRLİK MÜCADELESİ

Rusya’nın, Beşar Esad’ın kontrolündeki kıyı şeridindeki varlığını gün geçtikçe artırması, bu bölgede artan askeri kaynaklarını hava gücüyle desteklemesi, Lazkiye’deki Basil El-Esad Havalimanı’ndaki geçen hafta 4 olan savaş uçağı sayısını da kısa sürede 28’e çıkarması dikkat çekici. Zaten Suriye, karışmadan önce Türkiye’den de üstün olan ciddi bir hava gücüne sahipti. Böylece yakın bir zaman dilimi içinde ABD-İncirlik/Rusya-Lazkiye mücadelesinin de kapısı aralanmış olacak. Fakat ABD’nin politikaları mı, Rusya’nın bölgede ağırlığı mı Türkiye’nin yararına olacak? Bu soruya cevap aranması gerekiyor.

Ayrıca Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığıyla, IŞİD’e karşı düzenlenen operasyonlarda ABD ve koalisyon güçlerinin de karşı karşıya gelme ihtimali var. Henüz Türkiye bu oyunun neresinde onu da bilmiyoruz. Galiba Beşar Esad mı, PYD mi ikilemiyle karşı karşıya kalacağız. ABD Savunma Bakanı Ash Carter, PYD’yi ve stratejilerini anlatmak üzere, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu da Beşar Esad’lı politikalarını Türkiye ile tartışmak üzere kapımızı çalacak gibi görünüyor.

İsrail de gelişmelerden endişeli, ama Türkiye sadece Esad’a Rusya’nın destek vermesini eleştirme noktasından yeni duruma adapte olabilir mi? Onu da zaman gösterecek. Zira Rus silahlarının İsrail’in askeri manevra kabiliyetini önemli ölçüde sınırlamasından endişe eden İsrail, aynı zamanda bu durumun Suriye’de düzenleyici bir güç de olabileceğini dikkate alıyor. Peki Türkiye ne düşünüyor?

Yukarı