TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Suriye’de ne değişti de harekete geçildi?

 

Rusya’nın Suriye’ye olan ilgisi netti ve buna son olarak başta Amerika olmak üzere Batılı ülkelerle Suriye üzerinden pazarlığı da eklemiş oldu. Hatta bölgede rol alma anlamında da başarılı oldu. Zaten Rusya’nın bu atakları üzerine de ABD ve Avrupa Birliği meselenin çözümüne daha fazla ilgi göstermeye başladı. Böylece ABD ve Batı’nın sonrasını düşünmeden tarumar ettiği bölgede düzen bozuldu ve sonrasında ortaya çıkan Irak Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) karşı mücadelede rol almak isteyenlerin sayısı arttı. Ama asıl mesele IŞİD değil, enerji kaynakları, jeopolitik konumlarla birlikte Irak ve Suriye’nin geleceği...

Mesela 2014 Ağustos’unda ABD öncülüğündeki koalisyonun Irak ve Suriye topraklarındaki IŞİD’e karşı başlatmış olduğu hava saldırılarının bir yıllık maliyetini ABD yetkilileri 3.5 milyar dolar olarak açıklamıştı. Ama aynı dönemde mülteciler için ne harcadılar? Kapılarına dayanıncaya kadar ne kadarına sahip çıktılar? Son günlerde Suriye için neden harekete geçildiğine dair 4 önemli husus var:

1) ABD öncülüğündeki Batı koalisyonu, Suriye meselesinin çözülmesinden ziyade, IŞİD’i kullanarak 3 parçalı bir Suriye tablosu üzerinde çalıştı ve enerji nakil hatlarının rahat geçeceği Akdeniz’e açılacak bir Kürt koridoru inşa etmeye girişti. Bu tabloyu da dikkate alan Rusya, askeri gücünü artırıp Lazkiye’de hava üssü atağıyla bu süreci belirsiz hale getirdi. Ve oyuna dahil olmasıyla Suriye’deki etkisi daha çok tartışılmaya başlandı.

2) Son günlerde Suriyelilerin iltica için Avrupa’ya akın etmesi, krizin çözümüne yeni bir boyut getirdi. Batı kendi menfaati için mültecilerden daha az etkilenmek üzere konuya eğilmeye başladı.

3) IŞİD’i öncelikli tehdit olarak gören Batı, biraz daha geç kalması halinde tehlikenin daha da büyüyeceğini gördü. Bu riskin ortadan kaldırılması için Esad’ın elindeki Suriye ordusunun gücünü de kullanmak istiyor. Ama hâlâ oyunun nasıl biteceği belirsiz.

4) Şimdiye kadar IŞİD ve Suriye meselesiyle Batı tek başına ilgileniyor gibi görünüp ayak sürüdü. 3 parçalanmaya adeta yol yaptı. Rusya da yavaş yürütülen bu politikaların tam ortasında Suriye’de askeri varlığıyla etkisini artırdı. Esad ailesinin memleketi olan Lazkiye’de bir hava üssü inşa edip çok sayıda uçak konuşlandırmasıyla da oyunun en önemli figürlerinden birisi haline geldi.

En dikkat çeken ise Irak ve Suriye’nin içinde bulunduğu durumdan en fazla etkilenen ülke Türkiye’nin, kartların karıldığı bu dönemde “Esad gitsin” söylemini değiştirmekte yaşadığı sıkıntı...

 

VOLKSWAGEN TURKİYE'DE NELER YAPTI?

Eğer bir ülke teknolojik olarak gerilerdeyse ve bunun etkilerini de üzerinde bir eziklik gibi hissediyorsa, yabancı yatırımcılara karşı daha sessiz kalıyor. Onların, kendi pazarında arz-ı endam eden ürünlerini de sorgulayamıyor. Hatta yaptıkları yolsuzlukları bile araştırmaktan imtina edebiliyor. Bu yüzden Alman Volkswagen’in yaptığı skandalın ABD’de ortaya çıkarılmış olması önemli. Zaten Türkiye gibi ülkelerde böyle skandalların meydana çıkma şansı da yok, belki teknik imkânlar da.

Dün bir arkadaşım ziyaretime geldi ve Volkswagen ile yaşadığı bir hikâyeyi anlattı. Geçen yıl sıfır VW Polo GTİ araç almış. Araç daha 100 km yapmadan yağ göstergesi uyarı vermiş. Aldığı yere götürmüş ve durumu anlatmış. Onlar da “Evet bu araçlarda yağ yakma sorunu var” demişler. Nasıl giderileceğini sorduğunda, test, kontrol derken, önüne aracı kullanmama ihtimali de olan 2-3 aylık bir zaman dilimi koymuşlar. Bunun üzerine, bir haftalık aracı, bir galeriye aldığı fiyattan 4 bin TL aşağıya satmış.

İnternette araştırma yaptığımda ise bu modelden şikâyet edenlerin haddi hesabı yok. Bu durum bilindiği halde güzel ülkemizde tüketiciyi koruma adına ne denetleyen çıkmış, ne kontrol eden, ne de hesap soran... VW yetkilileri de araçları geri çağırıp sorun düzeltmek yerine daha fazla kazanmak için ellerindeki sorunlu araçları satmaya devam etmişler? Şimdi, yok mu bu tarz sorunların hesabını soracak bir Türk makamı...

 

Yukarı