TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

‘Yerli olsun’ derken ipin ucu kaçmasın!

 

Telekomünikasyon sektöründe Türkiye’nin önemli bir başarı yakalama şansı olduğu düşünülen 4.5G ihalesinde, yerli tedarikçi olarak ASELSAN ve beraber hareket ettiği Türk şirketleri NETAŞ ve ARGELA’ya da önemli görevler düşüyor. Ancak sektör oyuncuları (Turkcell, Vodafone ve Avea) ihale şartnamesinde dikkat çekilen yerlilik oranlarının ilk etapta karşılanamayacağına dair ciddi kanaatler taşıyor. Hatta ihalenin delineceği, değişik atraksiyonlarla yerlilik şartı yerine getirilmiş gibi hareket edileceğine dair de ciddi kuşkular var. Ben de bu endişeleri, Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın (SSM) desteğiyle başta baz istasyonları olmak üzere, cep telefonu altyapısı için çeşitli ürünler geliştirerek tedarikçi olmak üzere yola koyulan üçlü konsorsiyumun lideri ASELSAN’a yönelttim.

Buyurun ASELSAN’dan gelen değerlendirmeyi beraber okuyalım: “4.5G’de ülkemizin harcayacağı miktarın milyarlarca doların üzerinde olması ve haberleşme güvenliğinin öneminin artması, ülkemize özgü yeni nesil bir baz istasyonu ve şebeke yapısının ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Mobil haberleşme konusundaki gelişmeler; ULAK Projesi kapsamında geliştirilecek ürünlerden ‘Temel/ Ticari 4.5G (LTE-Advanced) Baz İstasyonu’nu ön plana çıkarmış ve 26 Ağustos 2015 tarihinde yapılan 4.5G ihalesiyle önemi daha da artmıştır. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun liderliğinde ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarının da desteğiyle ihale şartnamesinde ciddi miktarda yerlilik oranlarının yer alması sağlanmıştır. Ülkemizde 4.5G şebekesi kurulumunun ilk etabı Nisan 2016’da başlamakla beraber en az 5 yıl sürecek ve yıllara sari teçhizat alımları ve kurulumları ile gerçekleştirilecek bir süreçtir. Türk endüstrisi, kendi üzerine düşeni yapmış, SSM’nin vizyoner desteği ile milli bir baz istasyonu çözümünü geliştirmiş durumdadır. Halen bu ürün iki operatör tarafından test edilmektedir. Ürünün üretime girmesi gelecek yıl başı olarak planlanmakta olup bu ürünün yıllar sürecek Türkiye 4.5G kapsamasında çok önemli yerli katkı sağlaması ve istenen yerli katkı oranlarına ulaşılmasını sağlaması mümkündür. Diğer taraftan dünya genelinde operatörlere cihaz ve yazılım temin eden büyük üretici firmaların Türkiye’de üretim yapma şeklinde cihazlarını yerlileştirme çabası içerisinde oldukları gözlenmektedir. Bu yatırımların uzun vadede ülkemize teknolojik katma değer sağlamayacağı açıktır.”

ASELSAN yetkilileri, firmaların, yerli katkı oranlarının gerçekçi olmadığı ve karşılanamayacağı şeklinde yorumlarını, Türkiye’nin üretici değil, sadece tüketici bir ülke olarak bırakılması isteğinin ifade edilmesi olarak görüyorlar. Ancak, Türkiye’de bu alanda risk sermayesi kullanılmıyor. Devlet hem ihale şartnamesiyle destekliyor, hem de SSM para olarak kaynak aktarıyor ve buna rağmen tartışmalar oluyorsa, sektörün de endişeleri ortadan kaldırmak için kendine dönüp bakması gerekmez mi? ASELSAN’ın, 4.5G ihalesi kapsamında, yıllara sari olarak tanımlanan yerlilik oranlarını ve hatta daha da fazlasını karşılamak üzere tüm iş ortaklarıyla birlikte çalışmalarını devam ettirdiğini biliyorum. Fakat yapılan çalışmalar ışığında, yerli telekomünikasyon ekipman arz oranı ne olabilir, yani şirketlerimizin kabiliyeti nedir? En yetkin ASELSAN olduğuna göre ordan gelen cevaba bakalım: “4.5G ihalesinde konulan yerlilik oranları yeterli görünmektedir. Ama, Türk firmaları olarak bu oranlardan daha fazla orana talip olduğumuzu ve karşılayabileceğimizi de belirtmek isteriz.”

Ancak, yıllar sari olarak artan yerlilik kriterlerinin yerli şirketler tarafından karşılanabilmesi acaba Türk endüstrisinin her şeyi tamam mı? Merak edilen bu soru için de ASELSAN yetkililerine kulak verelim: “Ulaştırma Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen 4.5G frekans ihalesiyle sağlanan yerli ürün kullanımı avantajlarından en üst seviyede yararlanılabilmesi ve bu ihale şartnamesinde yer alan yerlilik oranlarının karşılanabilmesi için; ASELSAN ana yükleniciliğinde NETAŞ ve ARGELA firmaları ile birlikte geliştirilen yerli ULAK Baz İstasyonu’nun öncelikle Türkiye’deki şebekelerde olmak üzere tüm dünyada kullanılabilecek bir ürün olarak tasarımının başarıyla tamamlanması ana hedeftir. Türkiye’deki operatörlerde başarılı olunmadan yurtdışı satış gerçekleştirmenin çok zor olacağı ve hatta mümkün olamayacağı açıkça ortadadır. ”

NOT: ULAK Baz İstasyonu için yakın bir tarihte saha testlerine başlanacakmış ve operatörlerimiz tarafından kabul görülmesiyle de canlı şebekelerde kullanılacak hale getirilmesi için çalışmalara devam ediliyor. Umarım rahmetli Turgut Özal döneminde telekomünikasyon sektöründe yakaladığımız başarılı günlere çabuk döneriz...

Yukarı