TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Elektrik dağıtıcıları Başbakan’ın kapısında!

 

Bölgemizdeki karışıklıklar sebebiyle Rusya’dan aldığımız doğalgazın geleceğine yönelik yorumlar yapılırken asıl tehlikenin içeride olduğu gerçeği yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başlıyor. Hatta seçimlerden sonra öncelikle el atılacak konulardan birisinin de enerji piyasası olacağının altını çizmekte fayda var.

Elektrikte tüm dağıtım bölgelerini özelleştirerek, piyasanın liberalleştiğini, güzelleştiğini, kalitenin artacağını beklerken tablo bambaşka yöne doğru dönüşmeye başlamış durumda. Nedenleri çeşitli...

Piyasadaki durgunluk, yapılan ihalelerin bugünler düşünülmeden, risk hesapları yapılmadan gerçekleştirilmiş olması, elektrik üretim cephesinde alt sektörler ve ülke kaynakları dikkate alınarak planlama yapılmadan herkese santral kurma izninin verilmesi, kamunun elindeki santralların daha verimli hale dönüşmesi için adım atılmakta geç kalınması gibi epeyce husus var, sıralanabilecek.

Mesela şu günlerde 72 bin megavat elektrik üretecek kurulu gücümüz, yani çeşitli kaynaklardan elektrik üretecek santrallarımız var. Peki bunun ne kadarını kullanıyoruz? Ekonomide çarkların biraz daha temkinli döndüğünde şu günlerde 35 ile 40 bin megavat baz gücü kullanıyoruz, gerisi yani yarısı boş yatıyor. Kurulu güç ile baz güç arasındaki makas açıklığı atıl yatırım olarak da yorumlanabilir. Ayrıca kurulu gücün de nereden baksanız % 40’a yakını Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ)’ye ait. Elektrik fiyatlarının 5 sentlere kadar düştüğü günümüzde, piyasanın dengelenmesi için EÜAŞ santralları kamunun yaptığı paçal hesaplara göre çalışıyor. İşte sıkıntıların bir kısmı da burada başlıyor. Mesela kamudan ihaleyle elektrik santralı alanlar, doğalgaz, kömür, su, güneş, rüzgâr gibi çeşitli kaynaklardan elektrik üretmek üzere yola çıkanlar şu an şaşkına dönmüş durumda.

Elektrik yatırımcılarının 1 kw saati ortalama 9 sent olarak hesap edip yola çıktıklarını, bankaların da 8 sent üzerinden hesap yapıp bunlara kredi verdiğini, ancak bugünlerde bu rakamın 5 sente kadar düştüğünü bir kenara not edin, bakalım bu çark nasıl dönecek? Bankalara krediler nasıl ödenecek?

Elektrikte üretim, iletim, dağıtım olmak üzere 3 ana alan var. İletim devlette, dağıtımın tamamı özel sektörde, üretim ise kamu ve özel sektör tarafında. Ama elektrik piyasasının kontrolü doğal olarak kamuda olunca, siyasi otorite piyasanın yönetimi, halkın durumu, siyasi atmosferi dikkate aldığında kamuya ait santralların çarklarının düşük elektrik üretecek şekilde çalışmasını planlıyor. Böylece özeller istedikleri şartlarla zaten devreye giremiyor. Giremeyince yatırımların bedellerinde aksamalar olmaya başlıyor.

Aralık 2012’de Seyit Ömer Termik Santralı ihalesi yapıldığında dolar kuru 2.20 seviyelerindeydi. EÜAŞ’ye ait 600 megavat gücündeki santralı 2 milyar 248 milyon dolara Çelikler İnşaat almıştı. Daha önce enerji sektöründe tecrübesi olmayan bu şirket yetkililerinin, doların 3 TL’yi gördüğü şu günlerde ne düşündüğünü çok merak ediyorum?

İhaleleri yapan kamu tarafının tuzu kuru olabilir, ama bu köşede kaç defa elektrik üretim ve dağıtım ihalelerinin neden dolarla yapıldığını sormama rağmen makul ve mantıklı bir cevap alamamıştım. Sanırım şimdi sektörün içine düştüğü duruma bakıp bir cevap verebilirler.

Çünkü kur farkındaki oynamalar, TL ile işlem yapıp, dolar olarak borçlanan şirketler şu günlerde kara kara düşünüyor. Düşünmekle de kalmıyor, randevu alabildikleri tüm yetkililere dertlerini anlatmaya çalışıyorlar. Elektrik dağıtım bölgelerinin ihalelerinde birbiriyle kıyasıya yarışanlar, şu an birlik olup çözüm arayışına girmiş durumdalar. Yaklaşık 15 gün önce de Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan randevu alıp dertlerini anlatmışlar. Fakat, mesele iki ucu pis değnek misali. Mevzuatlara, ihale yasalarına rağmen nasıl bir çözüm bulunacak şüphesiz herkes gibi ben de merak ediyorum. Ayrıca sadece dağıtım tarafındaki iş dünyası değil, üretim tarafının da ciddi sıkıntıları söz konusu.

 

Yukarı