TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Paralar kasada aletler masada...

 

Nisan 2016 için geri sayım başladı. Telekomünikasyon sektörünün mobil iletişimde kalitesini bir gömlek daha artıracak olan ihale ağustosta yapıldıktan sonra gözler lisans yetkilendirme belgelerinin teslimine çevrilmişti. İhaleden sonraki en önemli eşik, 4.5G frekanslar için lisans yetkilendirmesi ve karşılığında ödenecek rakamlardı. Yaklaşık 2 milyar Euro’luk bir meblağ Turkcell, Vodafone ve Avea tarafından Hazine’nin kasasına konuldu.

Bundan sonraki yol haritasında, nisanda 4.5G hizmete açmak var. Ancak bu arada asıl dikkat etmemiz gereken husus, ihale şartnamesi doğrultusunda ülkemize ne derece teknoloji transferi olacağı, yatırımlarda yerli şirketlerin hangi oranda rol alacağı ve tüm bunları kimin denetleyeceğidir.

Malum olduğu üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın devreye girmesiyle ihale 4G’den 4.5G’ye yükseltilerek şartnamesi de ciddi oranda değiştirildi. Eski teknolojilerin ülkeye girişinin engellenmesi ve yerlilik oranının artırılması gibi detaylar, kuvvetli vurgularla şartnameye eklendi. Zaten yapılan lisans yetkilendirme töreninde de Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4.5G ihalesindeki yerli ürün zorunluluğunun kendisini heyecanlandırdığını söylemiş. Ben de aynı konuya bir gün önce “Yerli baz istasyonu Ulak’a sipariş yok” diyerek işaret etmiştim. Ama kimseden “çıt” çıkmadı.

Demek ki sadece ihale metninde değişiklik yapmak yetmiyor, sektörün gerçeklerini de görmek, bilmek icap ediyor. Ayrıca bu alanda büyük oyuncuların bulunduğu, önemli rakamların döndüğü, rekabetin yoğun olduğu, teknolojinin en önemli belirleyici unsur olarak öne çıktığı gerçekleri de var. Ama yerli Ulak’ın baz istasyonlarına sipariş yok. Neden?

Cumhurbaşkanı, törende “yerli teknoloji, yerli baz istasyonu” diyerek vurgu yaptı. Fakat kime yaptı? Yerli Ulak için bir tane dahi sipariş vermeyen GSM operatörü yöneticilerine... Sipariş yok, neden sipariş vermediğini izah eden de yok, Ulak için niçin sipariş alamadığını anlatan da yok. Sizce de garip bir durum söz konusu değil mi? Ürün mü iyi değil, yoksa siparişler zaten öteden beri masada olduğu için mi Ulak’a gerek kalmadı.

GSM operatörlerinin yerli ürünleri kullanmaları için yerlilik şartı iyi tarif edilmez ve Türkiye’de de bunu karşılayacak altyapı yoksa, mevzu hülle yoluyla çözülüyor demektir. Ben bu sessizliği buna yoruyorum. Yerlilik şartındaki oranlar, yerli faturayla aşılıyor. Bizim yarı milli savunma sanayii şirketlerinin yaptığı gibi. Parçaları yurtdışından alarak içeride birleştirip, ilgili kamu veya özel kuruma yerli fatura kestiniz mi oluyor yerli ürün.

Ulaştırma Bakanlığı, Savunma Sanayii Müsteşarlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve sektörün diğer oyuncularının asıl tartışması gereken, ihaledeki yerlilik şartlarının ne derece sürdürülebilir olduğu ve Türkiye’nin bu alanda mesafe kat edebilmesi için nasıl bir modele ihtiyaç duyulduğu konusudur. Yoksa durum ortada. GSM operatörleri parayı kasaya koydu, masada olan aletlerle de işlerine koyulacaklar.

 

RUSYA'YLA SANTRANCA BAŞLADIK...

Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak’tan tahkim için ilk yorum, ilk savunma denecek bir açıklama geldi. BOTAŞ’ın Gazprom’dan aldığı doğalgaz için kontrat gereği üzerinde anlaşılan, ama zamanında yürürlüğe girmeyen indirimi uluslararası tahkime götürmesinde kilit proje olarak Türk Akımı gösteriliyor.

Bakan Novak, Türk Akımı’na ilişkin hükümetler arası sözleşmenin bu sene sonuna kadar imzalanmasının iyi bir sonuç olacağını belirtmiş. İzahı şu: “İmzalayın, indirim uygulayalım.” Ama bu, işin görünen teknik boyutu, gerçek tarafında ise Rusya’nın istediği şekliyle imzalamak neredeyse imkânsız gibi bir şey. Zira başta Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporu olmak üzere Türkiye yasalarıyla uyuşmayan bazı konuların esnetilmesi de talep ediliyor.

Gerçek şu ki, bu defa Rusya’yla doğalgaz üzerinden tüm ilişkileri şekillendirecek bir satranç oynuyoruz.

 

Yukarı