TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Yerli oto mu, her otoya konulacak bir ürün mü?

 

Önümüzdeki günlerin en sıcak tartışmalarından biri, yerli oto olmaya devam edecek. Şu ana kadar bu tartışma, fayda sağlayacak şekilde yapılmadı. Çünkü en başta tam olarak işin sahibi belli değil ve modellemesi eksik. Yerli oto üretmek, Türkiye’deki otomotiv sektörüne ve onlara tedarik sağlayan yerli şirketlere bakarak mesafe alınamaz. Tasarım, üretim ve pazarlama yönüyle, tekstil sektörümüzden bir farkı var mı? Yok.

Türkiye’de ise tasarım ya da bir fikri olanlar gerçek anlamda destek görmüyor. Ülkemizde otomotiv sektörüne de en iyi tekstil markalarına da üretim yapıyoruz, ama kendi tasarımımız bir marka çıkarmak başka şey... Yapılamaz değil, ancak makul ve devletin yasalarıyla destekleyip cesaret vereceği bir yol haritası gerekiyor.

Mesela Erbakan Malkoç’un Dubai Motorshow’da da dikkatleri çeken DizaynVip’i gibi şirketler desteklenerek, önleri açılarak bu iş yapılabilir. Alman Lufthansa Technic de Malkoç’un yaptığı işin benzerini her tip uçak için yapıyor. Bir Mercedes’i veya Gulfstream iş jetini alıp baştan sona değiştirmek, yetenek istediği kadar yapılan işin, aracın veya uçağın üreticisi tarafından da onaylanması gerekiyor. Bu aşamayı geçtiğinizde, eğer kabiliyetiniz varsa, bir yerli oto markası geliştirmek yerine dünyadaki tüm otolara konulacak teknolojilere imza atabilirsiniz. Erbakan Malkoç bunu bir noktaya kadar başarmış ve Mercedes’in tescilli ortağı olmuş. Ancak bir üst segmente geçmek için Türkiye’nin vizyonuna ihtiyacı var.

Anlayacağınız, Malkoç’un geliştirdiği, teknoloji koyacağı ürünü var. Türkiye’nin yapması gereken, DizaynVip gibi tasarımla birlikte, üretim de yapıp eserlerini araçlara koyma becerisini gösterenlerin önünü açmak olmalı. Evet, Türkiye’de otomotiv sektörü için ciddi üretim var, ama bize ait diyebileceğimiz bir tasarım, bir mühendislik eseri, ürünü yok. Eğer DizaynVip, Alman, İngiliz, İtalyan malı araçları yeniden, özel tasarımla şekillendirip çok daha yüksek bedellerle Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesine ihraç edebiliyorsa, buradan yürümenin yolları araştırılmalı. Akabinde yerli oto markası kendiliğinden ortaya çıkar.

 

UÇUŞ HATTI SAVAŞLARI

Önceki gün Dubai Airshow için Birleşik Arap Emirlikleri’ne uçmak üzere havalimanına geldiğimde THY ile Emirates havayollarının rekabetini daha da yukarı çekecek haberi aldım.

Uzun süredir Dubai merkezli havayolu Emirates, İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan yaptığı haftalık 11 seferini 14’e çıkarıp THY ile aynı frekansta uçmak için çaba sarf ediyordu. Ancak THY’nin merkez üssü Atatürk’ün kapasite durumu belli. Hava trafiğinin yönetiminde sağlanan iyileştirmeler, meydanda yapılan kapasiteyi artırmaya yönelik yatırımlar ise çift haneli büyüyen havacılığımızın lokomotifi THY’nin bile taleplerini karşılamaya yetmiyor. Üçüncü havalimanı açılıncaya kadar da bu sıkıntılı tablo katlanarak devam edecek. Durum böyle olunca, Emirates gibi birçok yabancı havayolunun Atatürk’e ilave uçuş talepleri karşılanmadığı için ülke ilişkilerine yansıyacak boyutta tartışmalar gündeme geliyordu.

Alternatif olarak Sabiha Gökçen Havalimanı imdada yetişiyor, ama o da kapasitesini zorlamaya başladı. Öyle ki, kapasitesinin artırılmasına katkı sağlayacak ikinci pistin bile 2 yıldan önce bitirilme imkânı yok. Sabiha Gökçen’in de Atatürk Havalimanı gibi meydanın ve hava trafiğinin daha iyi yönetilmesi için acilen bir şeyler yapması gerekiyor. Başlangıçta Pegasus ve diğer bazı düşük maliyetli havayollarına ev sahipliği yapan Sabiha Gökçen, artık birinci ligdeki havayollarının da zorunlu olarak tercih ettiği konuma geldi, ama meydan yönetiminde değişiklik olmadı. Bakalım Emirates ve sıradaki Alman Lufthansa gibi havayollarının burayı kullanmasıyla meydanın sahibi konumundaki Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve Malezyalı işletmecisi ne yapacak?

Şimdi gelelim hararetli rekabetin içyüzüne. 15 Aralık’tan itibaren Emirates haftanın her günü Dubai’den Sabiha Gökçen’e karşılıklı sefer yapacak. Böylece İstanbul-Dubai hattındaki sefer sayısı da Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) onayıyla THY’yi geçecek. Bu hattaki ilave uçuşlar için bakalım THY yönetimi ne yapacak, nasıl tepki verecek?

Zira 2009 yılından bu yana, Atatürk’ten haftada 11 olan uçuş sayısını 14’e çıkarmak için uğraşan Emirates, böylece İstanbul’dan Dubai’ye haftada 14 sefer yapan THY’den 4 fazla uçuş frekansına sahip olacak. Evet rekabeti yoğun, hizmeti bol uçuş hattı savaşlarına hoş geldiniz.

 

Yukarı