TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Rusya nobranlığının kurbanı...

 

Türkiye-Suriye sınırında angajman kuralları çerçevesinde düşürülen Rus uçağı sonrasında oluşan krizin, dikkatli yönetilmesi sadece iki ülke için değil, yaşadığımız gezegen adına da çok önem arz ediyor. Zira olayları tırmandıracak her adımın küresel bir yansıması olacaktır. Rusya’nın Batı ambargosuna muhatap olmadığı ve ekonomisinin kısmen daha iyi olduğu günlerde Gürcistan ve Ukrayna’da (Kırım ilhakı da dahil) sergilediği savaş oyununa benzer bir coğrafya değil Ortadoğu. Oyuncuları da çok, oyun çeşitliliği de...

Ayrıca Türkiye’nin Suriye krizi sebebiyle yaşadığı çeşitli hadiseler ortadayken, bu durumu dikkate almayan ve dışarıdan olaya müdahale eden ülkelerin, Esad’ı ayakta tutmak için keyfe keder tutumları ne derece kabul edilebilir?

Şöyle bakalım; Suriye’de Rusya, gözlerimizin içine baka baka IŞİD yerine Bayırbucak Türkmenlerini vuracak, Türkiye’nin terör örgütü olarak ilan ettiği PKK uzantısı PYD ile işbirliği yapacak, yeni bir mülteci akınına sebep olacak, bu esnada da Türkiye sınırını ara sıra ihlal edecek... Bunun kabul edilebilir bir yanı var mı? Şüphesiz yok, ama Rusya, gelişmelerden en fazla etkilenen Türkiye’yi de başka ülkelerinin uyarılarını da dikkate almadı.

Suriye’de Putin’in yapmaya çalıştığı kahramanlığın devam etmeyeceğini ise en iyi Amerika ve Batılı ülkeler biliyor ve işin nerede noktalanacağını merakla takip ediyorlardı. Evet, terörü ve IŞİD ismini anarak yola çıkan Rusya, PKK’nın uzantısı PYD’yi de arkasına alarak, Suriye’de halkını bombalayan, katleden Beşar Esad’ın iktidarını güçlendirmek için en masum grupları hedef almaya başladığında, Türkiye dahil birçok ülke tepki gösterdi. Fakat Putin oralı bile olmadı. Sınır ihlallerinin devam ettiği ve Suriyeli Türkmenler sebebiyle sinirlerin gerildiği bir dönemde, Su-24 savaş uçağının düşürülmesiyle Putin, ağzındaki baklayı çıkarıp “Terör işbirlikçileri tarafından sırtımızdan bıçaklandık” şeklinde ağır konuşmaya başladı. Fakat bu söylem, ne bölge barışına ne de iki ülke ilişkilerine katkı sunacak bir yaklaşım.

Rusya’nın farklı bir coğrafyada nobran tavırlar sergilemesinin Ukrayna veya Gürcistan gibi yansıması olmuyor. Tersine burada yaşadığı kayıplar, diğer yerlerdeki kazanımlarını da etkileyecektir. Nitekim referandumla Rusya’ya katılan Kırım’da da bugün aleyhte sesler yükseliyor.

 

EKONOMİK ETKİLERİ OLACAK

Rus Rublesi’nin dolar ve Euro karşısında değer kaybı yaşamaya başladığından bu yana zaten Rusya-Türkiye ekonomik ilişkileri zayıflamıştı. Batı’nın ekonomik ambargosuna karşılık Türkiye, Rusya ilişkilerini devam ettireceğini açıklamasına rağmen beklediği ilgiyi görememişti. Şimdi bu tablonun biraz daha geriye gitmesi söz konusu, ancak Türk Akımı, Akkuyu gibi dev enerji projeleri için durum daha farklı. Şimdi bu projelerin ilerlemesinde yaşanan sıkıntılara bir de siyasi boyutu eklememiz gerekecek. Unutmamak gerekir ki, Avrupa’nın ekonomik ambargo uyguladığı bir dönemde Rusya, ikinci Kuzey Akım Doğalgaz Boru Hattı’nı devreye soktu.

Öte yandan Rusya 2016’ya büyük oranda döviz rezervlerini eritmiş (tahminen en fazla 40 milyar dolar) ve hazinesi boş olarak girecek. Petrol ve doğalgazdan elde ettiği gelirler sürekli küçülürken, ambargolar sebebiyle de hem ithalat hem ihracat tarafında ciddi sıkıntılar yaşıyor. Uçak krizi sonrası Rusya Federasyonu içinde, “Ne işimiz var Suriye’de” diyen bir muhalefetle de Rusya Devlet Başkanı Putin uğraşmak zorunda kalacak.

 

RUSYA GAZ AKIŞIYLA OYNAR MI?

Türkiye-Rusya ilişkileri azıcık gerilmeye görsün ilk akla gelen doğalgaz oluyor. Kamuoyu artık doğalgazda Rusya’ya ne kadar bağımlı olduğumuzu bildiği için bu durumu haklı olarak sorguluyor. Ancak doğalgaz Rusya için çok önemli ve anlaşma yaptığı ülkelere gazın arz edilmesinde bir sıkıntı olmaması için azami önem gösteriyor. Rus uçağının düşürülmesi nedeniyle Türkiye’ye doğalgaz sevkıyatının kesilmesi gibi bir ihtimal, önemli bir gelir kalemi olması, mevcut anlaşma ve yükümlülükler sebebiyle söz konusu değil.

 

Yukarı