TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Proje olursa Rolls Royce da gelir

 

Yaklaşık 4 yıl önce, Berlin yakınlarındaki Rolls Royce’un orta gövde uçak motoru fabrikasını gezdiğimde, bu tesislerin neden ülkemizde olmadığını gıptayla sorgulamıştım. Uçak motoru ve enerji sistemlerinde dünya devi olan İngiliz Rolls Royce, netice itibarıyla ülkemizde yatırım yapmak için adım atmış bulunuyor. Çünkü Türkiye’nin 2023 hedefli, ileri teknoloji gerektiren platform projeleri yabancı şirketlerin de ilgisini çekiyor. Diğer bir ifadeyle, elinizde hayata geçirme yönünde iddialı olduğunuz işler varsa, yatırımlar Fizan’dan da olsa geliyor.

Prof. Dr. İsmail Demir’in yönetimindeki Savunma Sanayii Müsteşarlığı, üstün teknoloji gerektiren sistem ve platformlarla Türkiye’nin bir üst lige çıkacağına inanıyor. Eğer bu inancı, mevcut projelerin hayata geçebilmesi için iyi bir modelle pratiğe dönüştürürsek 2023’te bambaşka bir yerde olabiliriz. Yeter ki savunma sanayiinde yaşanan modelleme sıkıntısını çözelim. Rolls Royce gibi şirketlerin bugün küçük görünen adımları da teknoloji transferini becerip tasarım ofislerine kavuşmamız halinde kısa sürede kendiliğinden devleşecektir.

Mesela, “Özgün Helikopter Projesi”nde motor ortaklığı bulunan Rolls Royce, “Milli Savaş Uçağı Projesi –TFX”te EJ200 motoruyla rol almak için gayret gösteriyor. Milyar dolarla ifade edilen bu projelere sadece Rolls Royce değil, rakibi konumundaki şirketler de yakın ilgi duyduklarından Türkiye’nin önüne ciddi fırsatlar çıkacaktır.

Türk Hava Yolları ile havacılığın hizmet ayağını havalandıran Türkiye, Rolls Royce gibi şirketlerin ülkemize gelmesiyle de endüstri tarafında önemli işlere imza atabilir. Yeter ki bu imkânları iyi değerlendirelim. Zira havacılıkta motor teknolojisi, bu işin zirvesi anlamına geliyor. THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, haziranda Paris Airshow’da, Pratt & Whitney ile yaklaşık 4 milyar dolarlık motor anlaşmasına imza atmıştı. Şimdi THY filosuna dahil olma ihtimali olan Boeing 787, Airbus A350 ve A330neo motorları için de Rolls Royce takipte. Bu aşamadan sonra iyi organize olursak, sadece milyar dolarlık alımlarla değil, işin endüstri boyutuyla da ilgilenebiliriz.

Ayrıca enerji merkezi olma yönünde hızla ilerleyen Türkiye’nin, Rolls Royce ile bu alanda da yapacağı çok iş bulunuyor. Elektrik santrallarının türbin motorlarından doğalgaz istasyonlarının kompresörlerine kadar ortak hayata geçirme imkânı olacak epeyce proje ortaya çıkacaktır. Rolls Royce’un, dünyadaki 8. “Gelişmiş Üretim ve Teknoloji Merkezi”ni ülkemizde kurması, bunun öncü işareti olarak düşünülmeli. Evet, güzel günlere kapı aralayabilmek için önce kamu, yarı kamu, özel, yerli veya yabancı şirket ayrımı yapılmadan, başarısı olanın işi rahatlıkla üstlenip ülkemize katkı sunacağı ve önünde engellerin olmayacağı iyi bir model bulmamız gerekiyor.

 

GAZ GELİR Mİ KATAR KATAR?

Rusya’ya dolaylı yoldan mesajlardan biri, Katar’la yapılan doğalgaz anlaşmasıyla verildi. BOTAŞ’ın imza koyduğu sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) alımına ilişkin mutabakatın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Katar ziyaretinde gerçekleşen 15 ayrı anlaşmadan biri olarak öne çıkmasının şüphesiz sebepleri var.

“Eğer Rusya, doğalgazı da kesmeye kalkarsa ne yaparız?” sorusuna aranan cevaplardan biri olarak değerlendirilebilir. Ancak Türkiye- Katar doğalgaz ilişkisi yeni değil. Bölgemiz karışmadan önce boru hattı gündemdeydi, sonra LNG konuşuldu. Ama kriz, işi hızlandırmış oldu. Fakat Türkiye’nin kriz anında asıl sıkıntısı LNG temini değil. Nijerya, Cezayir veya başka ülkelerden alınacak ilave LNG’yi sisteme koyma problemimiz söz konusu. Dolayısıyla İzmir Aliağa ve Marmara Ereğlisi LNG terminallerine ilave yatırımlar yapmamız gerekiyor. Bu iki noktada sisteme verilecek yıllık doğalgaz miktarı yaklaşık 13 milyar metreküp seviyelerinde. Rusya gaz vanalarını kapattığında, ancak yarısını LNG ile karşılayabileceğiz. Fakat büyük problemlerin yaşanacağını kimse sanmasın. Çünkü gaz iki taraf için de önemli...

 

TOBB RUSYA SORUNUNU KOORDİNE EDECEK

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türk iş dünyasının Rusya’da yaşadığı sorunları belirleyip çözümünün takipçisi olabilmek için “Rusya İletişim ve Koordinasyon Masası” kurmuş. Kendilerine gelen sıkıntıları, sorunları toparlayıp, ilgili bakanlara ve makamlara iletip, takip ederek şirketlere yardımcı olacak. Ayrıca Rusya’da iş yapan şirketlerin alternatif pazarlara yönlendirilebilmesi için de çalışmalar yapacakmış. Bu tarz sıkıntılı günlerimizin elbirliğiyle atlatılması şüphesiz önemli. Diğer ilgili kuruluşların da vakit kaybetmeden, ama görev paylaşımı yaparak enerjilerini de boşa harcamadan harekete geçmeleri gerekiyor.

 

Yukarı