TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Petrol düşer (mi) - Petrol düşmez (mi)

 

Amerika’nın kaya gazıyla yaptığı enerji hamlesine, petrol ihracatçısı ülkeler, özellikle de Suudi Arabistan’ın başını çektiği Körfez ülkeleri, piyasa paylarını küçülmemesinin önüne geçmek için, düşen fiyatlara müdahale etmeden üretime devam ettiler. Böylece üretim maliyetinin yüksek olduğu ülkelerin rekabetten alıkonması için de piyasayı ham petrole boğmaya devam ettiler ve kısma yoluna gitmediler. Brent petrolün varili 100 dolardan 36 dolara inince de iki ayrı görüş dillenmeye başladı. Küresel piyasalarda petrolünün varil fiyatının 2016’da 20 dolara düşeceği görüşünde olanlar ile tekrar yükseleceğini iddia edenler fikir yarıştırıyor.

Türkiye bu konuda seyirci konumunda, hatta 2014’te enerji hammaddesi ithalatına yaklaşık 60 milyar dolar ödediği için de sevinmiyor değil, ancak düşen petrol fiyatlarının bize de bakan iki önemli yönü var.

Birincisi; enerji kaynaklarına yakın bir coğrafyadayız ve ticaret yaptığımız ülkelerin birçoğu petrol fiyatlarının düşmesi sebebiyle sıkıntılar yaşıyor. Bu durum bize de negatif yansıyacaktır. Mesela bunun istisnası Rusya olabilir mi? Kriz yaşadığımız Rusya, düşen petrol ve gaz fiyatlarına nasıl tepki verir?

Türk Akımı’nın yeniden konuşulup tartışılacağına dair açıklamanın kriz ortamında Rusya’dan gelmesi manidar. Bazı Türk markalarının Rus pazarında faaliyet göstermesi için beyaz liste hazırlanması da dikkat çekici. Fakat diğer taraftan da Suriye’de mevzilenmiş, Irak’ta etkin olmaya çalışan bir Rusya var. Sabır ve stratejiyle yol almak şart.

İkinci husus ise düşen petrolle birlikte devletimizin vatandaştan en yüksek rakamlı vergiyi en rahat topladığı kalemlerde azalma olacak ve bu da bütçe planlarına yansıyacak. Dolayısıyla bu döngüye de çözüm bulunması gerekiyor.

Şimdi düşünün bakalım, ABD’de üretimin düşmesi, petrolün ucuzlamasını önler mi? Brent petrol 2016 sonunda 60 dolara mı yükselir, 20 dolar seviyesine mi düşer? ABD’deki aktif petrol kuyularının sayısı 2014 yılından bu yana üçte iki oranında azaldı, ama ambargo kalkıyor ve İran petrolü devreye girecek. Yani arz tarafında sıkıntı olmayacak.

 

OGS VE HGS’DE DURUM KARIŞIK!

İsimlerinde sistem var, ancak vatandaş sistemsizlikten mustarip. Enteresan bir olayla karşı karşıyayız. Geçen hafta bu köşede, Habertürk TV Airport Programı’nın yönetmeni Çağlar Aydın’ın Otomatik Geçiş Sistemi (OGS) ve Hızlı Geçiş Sistemi (HGS) ile yaşadığı ilginç serüveni yazmıştım. Ne Ulaştırma Bakanlığı’ndan ne de Karayolları Genel Müdürlüğü’nden (KGM) tek bir satır izahat gelmedi. Meğer OGS ve HGS konusu kanayan yara imiş. Bir değil epeyce dertlisi varmış. Ve muhatap da bulunamıyormuş. Tuhaf, vatandaş trajikomik cezalarla haşır neşir olmasına rağmen sıkıntılarını çözecek makam sıkıntısı da yaşıyormuş.

Mesela minibüs sahibine TIR cezası kesilmiş. 5-6 bin liraya varan HGS cezalarıyla karşılaşan vatandaşlar, duruma itiraz edecek kamu otoritesi bulamıyormuş. İstanbul’daki OGS ve HGS’nin sistemsizlik sorunları için Ankara’ya dilekçe yazılması gerekiyormuş. Fakat Ankara’ya yazanları da dikkate alan olmuyormuş. Vatandaş HGS ile köprüden geçiyormuş, ama ödeme OGS’den düşüyormuş. Kim kimin OGS’si ile geçiyor, hangi banka kimin HGS’sinden kimin için hesap düşüyor, tam anlamıyla karışmış. Bütün bu sorunlar için bir de çağrı merkezi söz konusu, ama çözüm üretmekten uzak, zaman kaybettiren bir tuzak olarak çalışıyormuş.

 

Yukarı