TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Türkiye yabancıların yolgeçen hanı mı?

 

İhracatta rekor kırmakla övündüğümüz zamanlarda, ithalatta daha da büyük rekorlar kırıldığına dikkat çektiğim yazılar geride kaldı. Dünyada ve bölgemizde ekonomik dengeler altüst olmuş durumda. Artık rekorlar değil, kaydedilen büyüme ve gelişmelerle, bulunulan konumun muhafaza edilmesi daha keyfiyetli ve konuşulan da bu.

Türkiye’nin ithalatı hızla düşüyor, ama ihracatı da artmıyor. Özellikle enerji kalemleri için yurtdışına çıkan paranın, mesela petrol fiyatlarının son 12-13 yılın en düşük rakamlarına inerek Brent petrolün varil fiyatının 30 dolara yaklaşmasının etkisi ihracatın, ithalatı karşılama oranlarında ve dış ticaret açığında karşımıza çıkıyor.

Dolayısıyla iç piyasa ihtiyaçlarının kendi kaynaklarımızla karşılanması, yurtiçinde üretimin, katma değerin artırılması ve ihracata katkısının sağlanması yolunda yeni keşifler yapıldığından veya aramalı ithalatın azalmasından dolayı bu tablo değişmedi. Göreceli olarak lehimize gibi görünen iç/dış ticaret dengesindeki rakamların iyi okunarak tahlil edilmesi icap ediyor.

İthal ürünler için yeterli kontrol ve denetim mekanizmalarını kurabilmiş bir ülke değiliz. Ülkemizde otomobil satışlarında, yurtiçinde yerli üretim yapan çok sayıda marka varken, ithalatta liderliğe bir Alman markasının oturması garip değil mi? Neyi, niçin ithal ettiğimizi sorgulayan bir dış ticaret anlayışımız niçin yok? Şu ana kadar gelipgiden ekonomi bakanları da dikkatlerini bu noktaya kesifleştiremedi.

Umarım halihazırdaki Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, ithalat ve ihracat rakamlarının dahi aynı anda açıklanamaması gibi tuhaf bir duruma, basiretli tüccar yaklaşımı ve bir Kayserili edasıyla son verir. Çünkü bazı sektörlerde gerçekten ülkemiz yolgeçen hanına çevrilmiş durumda. Yerli sanayiye, üretime birazcık desteğin yolu, ithal tüccarların lobisine dikkatten geçiyor.

 

YABANCI ARAÇLARA OTOYOL VE KÖPRÜLER BELEŞ!

Yaklaşık 1.5 yıl önce, 14 Ekim 2014’te konuyu aynen şu başlıkla gündeme getirmiştim; ‘Türkiye yabancıların yolgeçen hanı mı?’ Türk Dil Kurumu sözlüğünde, “Girip çıkanı, geleni gideni çok ve belirsiz olan yer” anlamında kullanılan yolgeçen hanı deyimi, uluslararası kara taşımacılığında tam da öyle. Girip çıkanı, geleni gideni belli değil, kontrol edilmiyor. Nasıl mı? Buyurun...

Mesela, Bulgaristan’dan gümrük kapısından yabancı tescilli bir karayolu aracı, mesela ticari yükü olan bir TIR Türkiye’ye girdi. İran sınır kapısından da ülkemizi terk etti. Bu esnada geçtiği otoyol, köprü ve trafikte aldığı cezaları ülkemizde tahsil edecek bir makam yok. Vatandaşa OGS, HGS cezalarını katlayarak yazan makamlar, yabancıyla ilgilenmiyor.

Hatta köprülerden TIR’lar için yasak olan zaman aralıklarında, yabancı TIR’ların ceza ödemedikleri için istedikleri zamanda köprüden geçebildiklerini bileniniz var mı? Evet, vatandaş olarak sizler bilmiyor olabilirsiniz, ama ilgili bakanlıklara, bürokratlara ne demeli? Ülkemizin itibarının heder edilmesine mi yanalım, Türk TIR’larının pazarlarını yabancılara kaptırmasına mı üzülelim, yoksa 5 yılda oluşan yaklaşık bir milyar dolarlık zarar etkisine mi üzülelim. Daha önce bu konuda yazdığım hususlar için muhatap bulamamıştım, zaten herhangi bir makam veya bakan da cevap vermiş değildi. Bakalım bu defa ne olacak?

İşte buradan, bu işte mesuliyetleri olan yetkilileri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’na şikâyet ediyorum. Aksi halde bu konu bakanlıklar arasında kalacak ve yine gümrüklerde tahsil yapacak birimler oluşturulmayacak, ülkemiz yolgeçen hanı olmaya devam edecektir.

 

Yukarı