TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

İran’da iş yapmanın püf noktaları!

 

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’yi “ABD’nin hilelerine” karşı uyarmış. Amerika’nın taahhütlerini yerine getirmesi konusuna dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çeken Hamaney, ABD’li yetkililerin son günlerde yaptıkları açıklamalara da kuşkuyla yaklaşılması gerektiğini vurgulamış.

İran gibi bir ülkenin “hile” diye addettiği herhangi bir gelişmenin altında kalacağını sanmıyorum, ama İran’a uygulanan ambargonun kaldırılmasının ardından, ABD’nin balistik füze programı sebebiyle uygulamaya başladığı yeni yaptırımları dış dünyaya karşı iyi kullanabilirler. Bu sebeple İran ile iş yapacak olan Türk şirketlerini, dereyi görmeden paçayı sıvamamaları için uyarmak istiyorum. Bu birinci husus. İkinciye gelince; İran sanıldığından çok daha zor bir ülke. İş yapmak için hem siyasi otoritenin, hem mollaların, hem de bulunulan bölge halkının dikkate alınması gerekiyor.

Halihazırda İran’da iş yapan, önemli yatırımları olan iki ayrı tanıdığımın yaşadıklarından hareketle bazı hususlara vurgu yapmak istiyorum.

Bunlardan biri; İran’da ürettiği ürünün % 75’ini dünyaya ihraç eden bir kuruluşun yetkili bir ismi. Tamamı kendilerine ait olan tesislerde ürettiklerinin % 25’ini iç piyasaya verdikleri için üretim ve pazarlama anlamında pek fazla sıkıntı yaşamamışlar. Şayet üretimlerinin tamamı İran iç pazarına yönelik olsaymış, kesinlikle büyük problemlerle şu an bile uğraşıyor olabilirlermiş. Ayrıca İran’a döviz getirdikleri için de son dönemlerde siyasi otoritenin desteğini görmüşler, ama hep belli limitlerde kalmış bu destek.

İkinci tanıdığımın durumu daha farklı. Biraz da bugünleri yani ambargonun kalkacağını dikkate alarak, İran’da bir kamu kurumunun fabrikasına talip olmuşlar. Bir nevi özelleştirme gibi bir şey, ama yaklaşık bir yılda devir teslimi yapılabilmiş. Fakat hâlâ üretime geçebilmek için uğraşıyorlar. Kendi yönetim anlayışlarını, üretim modellerini ve teknolojik yenilenmeyi sağlamaya çalışıyorlar. Üstelik yanlarına İran’dan güvendikleri ortakları almalarına rağmen, işlerin yavaş yürümesinden şikâyetçiler.

Şimdi ne olur? Ambargo sonrası İran’da yabancı yatırımcılar için tablo ne kadar değişir? Bunları kestirmek zor. Öncelikle yakında yapılacak parlamento seçimlerini beklemek gerekiyor. Eğer reformcular başarılı çıkarsa, yabancı yatırımcılar için İran’ın daha cazip hale gelmesi için bazı değişiklikler olacaktır. Muhafazakârların çoğunluğu elde etmesi halinde ise gelişmelerin ne olacağını kestirmek zor.

Bu ülkede iş yapmak üzere yola çıkanların sıkı bir bölge ve sektör ön araştırması yapmaları gerektiğinin altını çizeyim. Yabancı yatırımcıları usulsüzlüğe bulaştırma ihtimali yüksek yerli arabulucuların olduğunu, hatta fırsatlar tablosu çizerek teşvik ettiklerini özellikle belirteyim. İran’da böyle bir ortamın içine düşüldüğü an, olayların birbirine takip edeceğini, neticenin de hayra alamet olmayacağını söylemeye gerek yoktur sanırım. Dolayısıyla büyük zarar ve kayıpların olması durumunda bile ülkenin hukuk sistemi dışına çıkıp formül aranmaması, çok önemli isimler olsa bile kurtarıcılara inanılmaması gerekiyor.

İran’da yabancılar herhangi bir sorun yaşadığı zaman, ülkenin mevcut mevzuatı dışında işleri kolaylaştırmak üzere en güvenilir isimler, çok önemli mollalar, güçlü siyasiler ve yakınları da yabancı müteşebbislerin kapısını çalabiliyor. Eğer işlerinize yardımcı olmak üzere İranlı biriyle yola çıktıysanız, bu çabuk duyulur ve bir süre sonra size yardımcı olmak isteyen kişiler tarafından iş yapamamak üzere kuşatılmış olursunuz.

Özetle, bugünlerde pembe tablolar çizildiği gibi yatırım cenneti bir ülke değil İran. Fırsatlar sunabilir, ama Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan da edebilir.

 

Yukarı