TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Suriye’de güçlenen Rusya, AB’de zayıflıyor

 

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in, Suriye’de mültecilerin korunması amacıyla bir bölge oluşturulmasını, daha net ifadeyle Türkiye’nin başından beri talep ettiği uçuşa yasak bölgenin ihdas edilmesini savunması Ortadoğu’daki gelişmeleri ne kadara etkileyebilir? ABD artık çok fazla Suriye ve Ortadoğu’yla ilgili değil, aramızdaki ilişkiye de bakılırsa, müttefikliğin başka boyutunu yaşıyoruz. Suriye’de IŞİD bahanesiyle Rusya’nın Esad için yaptığını, Amerika da fırsatçı PYD için yapıyor.

Avrupa Birliği’nin (AB) en önemli rahatsızlığı ise mülteci meselesi, ama giderek kendi içlerinde büyüyen bir mesele. Merkel’in Türkiye ziyaretlerinin de bu anlamda çok faydalı olduğu ortada. Çünkü mülteci problemindeki gerçekleri ilk elden öğrendiği için rahatlıkla savunabiliyor. Keşke, diğer liderler de davet edilip benzer ilişkiler geliştirmiş olunsaydı.

Fakat bu noktaya daha yeni gelen Almanya Başbakanı’nın son yaklaşımı, hem AB içinde hem de Rusya-Almanya ilişkilerinde ekonomik ve enerji zemini de olan yeni kırılmalara sebep olacak gibi görünüyor.

Rusya’nın hava saldırılarıyla Halep bölgesindeki durumu daha da karmaşık hale getirdiğini aklıselim herkesin gördüğü bir durumken, Merkel’in bu hususa hassaten vurgu yapması önemli bir dünya kamuoyu yaratılmasına da ortam hazırlamaya başladı.

 

KUZEY AKIM-2 NE OLACAK?

Ekim 2015’te, Suriye’deki gerginlik bu denli yükselmediği, Rusya’nın bugün üstlendiği rolle ön plana çıkmadığı günlerde Rus Gazprom, Almanya’nın başını çektiği Avrupalı ortaklarıyla Kuzey Akım-2 doğalgaz boru hattının kapasitesini artırmak için ortaklık anlaşması imzaladı.

Baltık Denizi’nin altından geçerek Avrupa’ya ulaşacak olan Kuzey Akım-2 hattının kapasitesini iki katına çıkaracak proje için E.ON, BASF/ Wintershall, OMV, ENGIE ve Royal Dutch Shell gibi şirketler Gazprom ile masaya oturmuştu. AB piyasasına doğalgaz tedarikini artırmak için tasarlanan proje içinde New European Pipeline AG adlı şirket (Gazprom % 51, AB’li şirketler % 49) kurulmuştu. Rusya’dan Almanya’ya uzanacak Kuzey Akım-2 ile toplam 55 milyar metreküp kapasiteli iki ayrı boru hattının yapımı öngörülmüştü.

Ancak Ekim 2015’te bu anlaşmaya imza konulduğunda, ciddi eleştiriler de gündeme gelmiş, hatta Kuzey Akım Doğalgaz Boru Hattı’nın genişletilmesine ilişkin yapılan anlaşmanın bir ihanet olduğu açıklanmıştı. Slovakya ve Ukrayna, bu boru hattı sebebiyle milyarlarca dolar zarara uğrayacakları için eleştirmişlerdi, ama bir başka gerçek daha vardı: “Almanya liderliğindeki AB, etrafındaki krizi yönetemediği gibi kriz çıkaran Rusya’yı da taltif ederek kendine olan güveni azaltıyordu.

İşte bu tablo Ekim 2015’te pek fazla anlam ifade etmezken, şu günlerde ciddi değişim işaretleri veriyor. Rusya’nın Suriye’de Esad’ı güçlendirmek için hedef ayrımı gözetmeden yaptığı saldırılar, artan mülteci sayısı ve Ukrayna ile Kırım tecrübesi sonucu AB, Putin’e karşı yeni bir politik yaklaşım geliştirecek gibi görünüyor. Yeni yaklaşımda ilk etkileneceklerden biri de Kuzey Akım-2 olabilir. Projedeki ortaklık yapısıyla birlikte tartışmanın kapısı aralanabilir.

Çünkü AB yetkilileri, Alman uzmanlarla birlikte Kuzey Akım-2 projesini yasal ve teknik açıdan incelemiş, AB üyesi ülkelerden gelen eleştirilere karşı Almanya’yı savunmuştu. Şimdi Rusya ile karşı karşıya gelen Almanya Başbakanı Merkel’in kısa süre önce yapılan bu anlaşmaya nasıl bakacağı merak ediliyor.

Ayrıca bu gelişmelerden Rusya da tedirginlik hissetmiş olmalı ki, Gazprom CEO’su Aleksey Miller, Kuzey Akım- 2’nin planlandığı gibi 2019’da hayata geçirileceğini açıklama ihtiyacını duyuyor. Bu durumda Rusya’nın Türk Akımı da planlandığı gibi yürüyor olmalı...

 

 

Yukarı