TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Petrol, pazarlık masasında çıkar mı?

 

Düşen petrol fiyatları karşısında büyük üretici ülkelerin, dünya siyasi kamplarında farklı cephelerde olmalarına rağmen bir araya gelmeleri ilginç. Halbuki şimdiye kadar bu tablo tersinden okunuyordu. Özellikle Rusya’nın Suriye’de üstlendiği etkin rol sebebiyle petrol fiyatlarıyla vurulmak istendiğine dair yaklaşımlar söz konusuydu.

Ortadoğu’nun güçlü petrol üreticileri Suudi Arabistan ve Katar’ın, Suriye’de Rusya ve İran’ın karşısında olmaları sebebiyle, petrol fiyatlarının düşük seyirle devam etmesine göz yumacakları sanılıyordu. Ama durum pek de sanıldığı gibi değilmiş. Arapların düşük petrole tahammülleri buraya kadarmış da denebilir. Çünkü üretimi ocak fiyatlarında dondurup fiyatların daha fazla düşmesini engellemek, hatta yukarı seyre geçmesini sağlamak için adım attılar.

Katar’ın başkenti Doha’da bir araya gelen 4 büyük petrol ihracatçısı Rusya, Suudi Arabistan, Venezüella ve Katar, eğer diğer büyük üreticiler de aldıkları kararı kabul ederse petrol üretimlerini ocak ayı seviyesinde donduracaklarını açıkladılar. Böyle bir konuda bir araya gelmeleri bile petrolün varil fiyatının 30 dolardan, 33 dolara yükselmesini sağladı. Ancak petrolde geleceğin ne olacağını tahmin etmek için henüz erken.

Dünyada en fazla petrol tüketen Amerika’nın son yıllardaki kaya gazı gibi alternatif kaynaklarla kendine yeter durumunu bir kenara bırakırsak, küresel ekonomideki yavaşlamanın, petrol talebinin düşmesindeki en büyük mesele olarak dikkate alınması gerekiyor. ABD’nin petrol arz fazlası da mevcut durumda petrol üreticilerini tehdit etmeye devam edecektir.

Bir araya gelen ülkeler, petrol piyasalarına geri dönmeye çalışan İran’a şans tanısalar bile pek başarılı olacak gibi görünmüyorlar. Azerbaycan’ın üretimi dondurma kararına uymayacağını açıklamasını başka ülkeler de takip edecektir.

 

TOKİ’NİN YAPTIĞINA BAK!

Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ), Nevşehir’de kentsel dönüşüm çalışmaları yaparken, karşısına 7 kilometre uzunluğunda tarihi bir şehir çıkmış. Hemen inşaatı durdurmuş, başka bir faza geçmişler. Açık hava müzesi gibi olan Türkiye’de aslında atılan her adıma dikkat etmek gerekiyor. Ama şöyle bir yaklaşım olduğunu da biliyoruz: “Bilinen tarihi eserleri ne derece koruyoruz ki, şu veya bu şekilde ortaya çıkan yenilerine anlayışla yaklaşılsın.” Fakat TOKİ Başkanı M. Ergün Turan, harcanan 90 milyon liraya rağmen doğru bir karar vererek, inşaatı durdurup tarihi bir şehrin korunması için gerekli adımları atmış. Zira böyle bir arkeolojik keşif, maddi bir bedelle ölçülemez. Yeter ki değerlendirmesini bilelim. Ve tanıtımını iyi yapalım.

Nevşehir Kalesi ve Çevresi Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında ortaya çıkan tarih, aslında gerçek anlamda bir dönüşüm hikâyesi olarak ele alınması gerekir. Çünkü dünyanın en büyük yeraltı şehrinin keşfedilerek 3. derece arkeolojik sit alanı ilan edilmesi de bir nevi kentsel dönüşümdür. Şüphesiz hem Nevşehir’e hem de Türkiye’ye kültür turizmi anlamında ciddi değer katacaktır.

 

TÜRKİYE’YE GİRİŞ VAR, ÇIKIŞ YOK MU?

Yabancı araçların ülkemizi “yolgeçen hanına” çevirdiklerini, otoyol, köprü geçişleri ve trafik cezaları için para ödemediklerini ilk defa yazdığımda ciddi bir şaşkınlık olmuştu. Ama sorun yabancılarda değil, Türkiye’deydi. Çünkü bu anlamda bir sistem kurulamamış, hatta yazım üzerine bir model geliştirilmesi için harekete geçildiğinde bile bakanlıkların birbiriyle anlaşamadığı ortaya çıkmıştı. Neticede çözüm bulunmuş; “Türkiye’ye giren yabancı araçlar ödeme yapmadan, çıkış yapamayacaklar”mış.

Sayıştay’ın uyarısı, bizim yazılarımız üzerine Ulaştırma Bakanlığı harekete geçmiş. Yeni bir düzenlemeye gidilmiş. Buna göre ödemesiz geçişler, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na elektronik ortamda iletilecek, onlar da uygun altyapı oluşturarak tahsilat yapacaklarmış. Anladığım kadarıyla halen daha bir yöntem üzerinde mutabakat sağlanabilmiş değil.

 

Yukarı