TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Çin’den Türkiye ve ekonomiye bakış...

 

Çin ne tarafa doğru büyüyecek, nüfus artış hızındaki gelişmeler ekonomiye de yansır mı? Son yıllarda kaydedilen büyüme şekli ve hızı devam edebilecek mi? Türkiye’nin alması gereken dersler neler olabilir? Geçen hafta Pekin ve Tianjin’de yaşadıklarım, gördüklerim ve ziyaret ettiğim sanayi kuruluşlarına baktığımda ülkemiz için önemli hikâyelerin olduğunu söyleyebilirim.

Birincisi; Türkiye’de sadece tüccarlığa soyunan, ucuz ve kalitesiz ürünler için Çin’e yönelenlerin önünün kesilmesi gerekir. Öyle yasakla falan değil. Anlaşılabilir, makul ve mantıklı kurallarla bu pekâlâ yapılabilir. Ayakkabı ve çanta örneklerine bakılabilir.

Çünkü, Türk ürünleri ile Çin mallarının rekabet ettiği pazarlarda tartışılmaz bir şekilde “Made in Turkey” kaşesinin üstünlüğü var. Hatta birçok markamız bile bu yüzden Çinliler tarafından taklit ediliyor. Dolayısıyla kalite ve dürüstlük algımızın, Türkiye’de dürüst olmayan tüccarlar sebebiyle bozulmasına müsaade edilmemeli, yurtiçindeki üretim, istihdam ve katma değere önem verilmelidir.

İşin diğer tarafında ise Çin’in dünyanın üretim üssü olduğu gerçeği var, ancak Çin başlı başına da en fazla sahte ürünün imal edildiği, markalara, fikri ve sınai haklara dikkat edilmediği bir coğrafya. Bu sebeple de Çin’de hiçbir zengin Çinlinin üzerinde Çin yapımı elbise, ayakkabı ve aksesuvar göremezsiniz. Gittiğim her restoranda, hatta Airbus’ın Tinajin’de hizmet soktuğu A330 model uçaklarının “Tamamlama ve Teslimat Merkezi”nin açılışı töreninde de bu durum dikkatimi çekti. Açılışa gelen üst düzey yetkililer ve Çin jet sosyetesinin tamamı Batı ürünleriyle bezenmişti. Avrupa veya ABD malı olmayan tek bir çantalı kadına denk gelmedim. İşte buralarda Türkiye olabilmenin yollarını aramalı. Çin’den ithal ürünler için değil, Çin’e Türk tasarım ürünleri satabilmenin, burada markalaşmanın yollarını bulmalıyız.

Batılı birçok şirket Çin’de yatırımlar yapıp fabrikalar kurarken bunu aynı zamanda 1 milyar 400 milyonluk bir pazara hitap etmek için yapıyor. Dünya ikincisi Çin, geçen yıl yüzde 6.9 ile son 25 yılın en düşük büyümesini gerçekleştirdi. Bu sene de büyüme aynı olacak gibi. Bazı Batılı şirketlerin üretimlerini ülkelerine kaydırmalarıyla da Çin’de durum daha trajik boyut kazanabilir. Türkiye’nin ithalatından sorumlu makamların dikkatine...

 

ÇİLELİ PEKİN-TİANJİN YOLCULUĞU

Tianjin’de Airbus’ın törenine katıldıktan sonra karayoluyla Pekin’e dönerken yolda tam 45 dakika otobüsün içinde beklemek zorunda kaldık. Yolda gerçekleşen bir kaza sebebiyle beklediğimizi öğrendiğimizde bizim şanssızlığımız zannettim. Ama bu durum sıradan bir vakaymış. Aynı şekilde giderek kalabalıklaşan şehir içlerinde çok yoğun bir trafik var. Ancak daha kötüsü, yönetilemeyen bir trafik sistemi söz konusu. Her köşede, yol ortasında birkaç polis bulunuyor, lakin izleyince asıl sorun, onlarmış gibi görünüyor.

 

ÇİNLİLER HANGİ CİNS KÖPEĞİ YİYOR?

Pekin’in en meşhur restoranlarından birinde akşam yemeğindeyiz. Konu dönüp dolaştı, Avrupalı gazeteciler sayesinde Çinlilerin köpek eti yemesi muhabbetine geldi. Hatta bulunduğumuz restoranda köpek eti var mı? Yemek isteyenler nerede bulabilir? Sorular Airbus’ta çalışan Çinli yetkililere, gazetecilere ve rehberlere yöneltildi. Köpek eti daha çok lokal yerlerde bulunuyormuş. Şehir merkezlerindeki restoranlarda olmuyormuş. Ve Çinliler yiyecekleri köpeklerde cinsi ayrımı da yapmıyormuş.

 

3 ÇİNLİ BİR KAHVE YAPIYOR

Ve kaldığım yabancı zincirin halkası 5 yıldızlı otele gelince. Otelde bir odaya yerleşebilmem için 5 Çinli görevlinin uğraşması gerekti. Biri rezervasyonu bulamadı, diğeri geldi. Bir başkası kaydımı yapamadı. Başka bir tecrübeli çağrıldı. Kredi kartımı isteyen görevlini post cihazıyla uğraşısı ayrı bir hikâye. Tam 2 saat sonra odama çıkabildim. Lobiye indiğimde, Avrupa’dan bir gazeteci kahve istediğini, ama 30 dakikadır beklediğini söyledi. Sebep makinede su bitmiş. Fakat oradaki 3 garsonun 3’ü de suyu nasıl koyacağını bilmiyormuş?

 

Yukarı