TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Bir tartışmayı da Irak ateşliyor

 

Irak merkezi hükümeti yani Bağdat yönetimi, Kerkük sahalarından, Ceyhan sevkıyatını yaptıkları petrolü kestiklerini yabancı haber ajanslarına açıklamışlar. Teknik bir sorun falan değil, tamamen siyasi ve Erbil-Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKYB) ile yakından ilgili bir konu. Hatta Türkiye- IKYB ilişkilerine de gönderme yapan bir gelişme. Özellikle Kuzey Irak’tan ucuza bol doğalgaz ve petrol alacağımıza dair beklentilerin olduğu bir dönemde gelen bu haberleri, bölgemizin karışık ortamında iyi değerlendirmemiz gerekiyor.

Irak’ın kamu petrol şirketinden bir yetkilinin, Kerkük’teki petrol sahalarından Kerkük- Ceyhan hattına petrol sevkıyatının üç gün önce durdurulduğunu açıklaması ile Mesud Barzani’nin “Bağımsız Kürdistan için referanduma gideceğiz” açıklamasını ve terör örgütü PKK’nın Irak petrolünü Ceyhan’a taşıyan boru hattına yaptıkları sabotajları yan yana koyarak fotoğrafın önemli bir bölümü görülebilir.

Dün, petrol sevkıyatını durdurma kararını Irak merkezi hükümetinin verdiği bilgiyle, geçen hafta “Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattı’nda petrol akışı yeniden başladı” haberini yan yana koyunca, tuhaf bir durum ortaya çıkıyor. 17 Şubat’ta terör örgütünün saldırıları nedeniyle boru hattındaki akış durmuştu, bu defa Bağdat yönetiminin kararıyla... Bu hattan gelecek petrolün, bu şekilde akması istenmiyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 25 Şubat’ta İdil İlçesi’ndeki boru hattının terör örgütü tarafından patlatılmasıyla, petrol akışının durdurulduğunu açıklamıştı. Hatta ekonomik sıkıntı yaşayan Barzani yönetimi de bu hadise sebebiyle PKK’ya tepki göstermişti.

Bakalım...

- Bağdat-Erbil-Ankara üçgenindeki Kerkük- Yumurtalık Ham Petrol Boru Hattı’nda bölgesel siyaset nasıl şekillenecek?

- Rusya’nın önce Suriye, ardından Irak- Bağdat’taki yoğun varlığı ve iki ülkede toprak bütünlüğünü savunması, enerji diplomasisinde nelere kadir olacak?

- Kuzey Irak’ın doğalgaz ve petrolü Türkiye’ye hangi yollardan, nasıl gelecek?

- Başından beri Türkiye’nin Kuzey Irak ile geliştirdiği enerji ilişkilerini eleştiren Amerika, bu işin neresinde kalacak?

 

YAYIN YASAĞI MI, YASAL DÜZENLEME Mİ?

Ankara’daki menfur hadise sebebiyle Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK), haber ve görüntülere “kamu düzeninin bozulmasının muhtemel olduğu” gerekçe gösterilerek yayın yasağı getirmesi, yine tartışma konusu yapıldı. Halbuki Türkiye’deki uygulamadan çok daha ağırı Amerika’da, Fransa’da var. Hatta bu konuda Türkiye’nin bir yasal düzenlemeye giderek çeşitli medya kaynakları üzerinden teröre destek niteliğindeki yayınların kontrol altına alınması gerekiyor. Ve bu uygulamanın “yayın yasağı” gibi değil, “yayın yasası” haline getirilmesi icap ediyor. Zira terörün yaptığı hadiseleri yaymanın, kamuoyu üzerindeki etkisini artırmanın yayın özgürlüğüyle bir ilgisi olamaz.

Geçen hafta Almanya’da yapılan dünyanın en büyük turizm fuarı ITB Berlin’de, Türkiye’nin en fazla mustarip olduğu konu, terör hadiseleriydi. Başta sosyal medya olmak üzere çeşitli medya kanallarında verilen yanlış ve abartılı haberler, bilgiler, olaylarla ilgisi olmayan görsel malzemelerle yapılan sorumsuz yayınlar silinmez bir iz bırakmış. Türkiye adına çok kötü bir algı oluşmasına sebep olmuş.

Bu sebeple terörün verdiği zararın medya kanalıyla etkisini artırmasının önüne geçmenin tek yolu, her terör hadisesinde “sansür” gibi algılanan uygulamalar yerine, Batı standartlarında bir medya yasasından geçiyor.

 

TÜRKİYE’DE KONUT FİYATLARI NEYE GÖRE ARTIYOR?

İnşaat sektörü lokomotif gibi görülünce, fiyatlarda da tuhaf oranlarda artışlar olmaya başladı. Öyle ki, konut kirasıyla, konut bedeli arasında bir bağ bile kurmak mümkün değil. Mesela 600 bin TL’ye satılan konutun kirası, nasıl bin TL seviyelerinde olabiliyor? İngiltere merkezli gayrimenkul şirketi Knight Frank’in raporuna göre 2015’te %18.4 ile dünyada konut fiyatlarının en fazla arttığı ülke Türkiye olmuş. Sebep Ortadoğulu yatırımcılarmış ve sığınılacak liman olarak görülüyormuşuz. Bana pek inandırıcı gelmedi...

 

Yukarı