TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

4.5G’de en fazla yerli ürünü kim kullandı?

 

GSM operatörleri 4.5G’ye geçişte hızlılığa vurgu yaparak, “1 Nisan’dan itibaren dünyanın en hızlı 4.5G hizmetini sunacağız” sloganlarıyla ilgi çekiyorlar. Ancak merak edilen asıl husus, 4.5G’de GSM operatörleri Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom’un yerlilik kriterini hangi oranda karşıladığı mevzusu. Hatta yarış, “En fazla yerli teknolojiyi biz kullandık” kulvarına kaydırılabilseydi Türkiye için daha hayırlı olurdu.

Bu tablo için soru net: İhaledeki yerlilik kriterleri kâğıt üzerinde mi kalacak? Ulaştırma Bakanlığı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bu konuda kamuoyunu ne zaman aydınlatacak?

Frekans ihalesinde BTK’nın belirlediği yüksek muhammen bedeller, rekabetle vergi hariç 3.9 milyar Euro’luk rakama ulaşmıştı. Acaba kamu otoritesi, bu kadar yüksek ihale rakamlarına odaklanmak yerine bu imkânlarla ülkemize teknolojik yatırımlar ile telekomünikasyon altyapısını güçlendirecek, istihdam ve katma değer oluşumuna katkı sağlayacak adımlar atsalardı dahi iyi olmaz mıydı? Ülkemizde ihale kriterlerini karşılayacak yerli teknolojide sıkıntı ve yatırım için de zaman sorunu varken kime ne hesap sorulabilir?

Mesela Türkiye’nin elindeki en önemli yerli teknoloji ürünü Aselsan-Netaş-Argela’nın baz istasyonu ULAK’a bile göstermelik siparişler verildi.

Bunun yanında Türk Telekom ve Nokia, 4.5G baz istasyonlarına “Made in Turkey” damgası vurmak, yani yerlilik kriterlerini karşılamak için bir işbirliğine imza attı. Benzer işbirliklerinin Turkcell-Huawei ve Vodafone-Ericson arasında da yapıldığını duyabiliriz. Veya diğer dünya devi telekomünikasyon altyapı şirketleri de şebeke, baz istasyonu veya diğer cihazların üretimi için Türkiye’de zorunlu olarak yatırım yapabilirler.

Fakat 1 Nisan’da 4.5G hizmete gireceğine göre önemli oranda ithal ürün kullanıldığı ortada. Bu durumda; bu ihalenin aceleye getirildiğini ve ülkemizin yeterli teknik donanıma kavuşturulmasına çaba sarf edilmeden yola çıkıldığını iddia etmek yanlış olur mu?

 

ENERJİ BAKANI, KANADA’YA DA GİTMELİ...

Yerli enerji kaynaklarımızın özellikle de kömürün kullanılması için bu defa planlı ve programlı adım atılacak gibi görünüyor. Yerli enerji kaynaklarının harekete geçirilmesi için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’tan peş peşe olumlu işaretler geliyor. Son olarak Bakan Albayrak, başta kömür olmak üzere diğer kaynaklarımızı en hızlı ve en verimli şekilde değerlendirmek üzere Çin’e bir çalışma ziyaretine gitti.

Umarım bu ziyaretler, sadece yerli kaynakların değerlendirilmesiyle sınırlı kalmayıp enerjide teknoloji transferini hedefleyecek şekilde devam eder. Çünkü sağlıkta benzer durumu yaşadık. İşin ilaç ve sağlık ekipmanı üretiminde, endüstriyel boyutunu geç harekete geçirdik. Ulaştırmada demiryollarına milyarlarca dolar yatırdık, ama yerli bir ürünü ortaya çıkarmada da geç kaldık. Martın başında İstanbul’da 6. defa yapılan Uluslararası Demiryolu Fuarı’nda (Eurasia Rail) görüştüğüm TCDD Genel Müdürü Ömer Yıldız’ın, bu sene raylı sistemlerde Türkiye’yi sevindirecek ürünlerin ortaya çıkacağı müjdesini verdiğinin de altını çizeyim.

Özelleştirme İdaresi Başkanı Mehmet Bostan ve Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Arda Ermut ile Çin’e giden Bakan Albayrak, enerji mevzusunu etraflıca ele alacak gibi görünüyor. Bu sebeple benzer bir seyahatin dünyada yerli kaynakları en verimli, en çevreci ve en teknolojik olarak değerlendiren Kanada’ya da yapılmasının çok faydalı olacağı kanaatindeyim.

 

DÜŞÜK KALORİLİ KÖMÜRDEN, ÇEVREYİ KİRLETMEDEN ELEKTRİK ÜRETİMİ!

Bu köşede 2 yıl önce gündeme getirdiğim üzere Kanada’nın Estevan şehrindeki Boundary Kömür Bazlı Enerji Santralı (Boundary Dam Power Station-BD2) bünyesinde dünyanın ilk ve en büyük ticari amaçlı, elektrik üretmek üzere yakılan kömürün (linyit) karbonunu yakalama ve depolama projesi hayata geçirildi. Böylece Boundary Santralı’nda karbon salımının % 90 oranında azaltılması gündeme geldi. Tesis bu haliyle de dünyada linyit gibi düşük değerli kömürle çalışan ve maliyet olarak doğalgazla eşdeğer olan ilk ve tek proje olma özelliği taşıyor. Enerji Bakanı’nın da ilgisini çekeceğini düşünüyorum.

 

Yukarı