TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

MKE olayı burada kalmamalı!

 

Bu köşede epeyce milli piyade tüfeğinin hikâyesini yazdım. Kamuoyunun üretilip, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde (TSK) kullanılmaya başladığını sandığı, ama henüz seri üretime geçilemeyen Milli Piyade Tüfeği MPT 76’nın başına gelen son vaka ise hepsinden vahimi. Nasıl oluyor da en milli olması gereken noktalarda böylesine vahim durumlar cereyan edebiliyor? Peki savunma sanayimizin diğer şirketlerinde durum nasıl?

Kamu kurumu ya da yarı resmi pozisyondaki bu şirketlerimizin, yönetim ve çalışma modelleri çağımıza ne kadar uygun? Diğer özel şirketlerimizle ne kadar uyumlu çalışıyorlar? Kendileri bir şeyler yaparken veya yapmaya çalışırken, özellikle bazı projelerde, TSK’nın ve devletin zirvesinin beklentilerini karşılamada zorlanırken, yurtdışıyla geliştirdikleri ilişkileri nasıl kontrol ediliyor? Bu soruların cevabı şu aşamada çok önem arz ediyor. En son MKE’de yaşanan hadise ışığında ilgili makamların, savunma sanayiinde faaliyet gösteren şirketleri yeniden gözden geçirmeleri gerekmez mi?

Makine Kimya Enstitüsü (MKE) Kırıkkale Silah Fabrikası Müdürü Mustafa Tanrıverdi’nin, MPT 76’nın tüm çizim ve üretim planlarını 1 milyon 200 bin liraya, bir Amerikan firmasına satmaya çalışırken suçüstü yakalanması basit bir olay olarak görülmemeli. Hatta “Suçlu yakalandı” denerek de geçiştirilmemeli...

Ankara Anayasal Suçlar Bürosu’ndan sorumlu başsavcı vekili Necip Cem İşçimen koordinasyonunda, savcı Ali Alper Saylan tarafından büyük bir gizlilik içinde yürütülen operasyon tartışıldığı kadar savunma sanayimizin bugünkü hizmet modelinin de ele alınması gerekiyor. Önemli bir kurumun başındaki şahsın para için yaptığı pazarlıklardan tutun da diğer tüm projelerin her açıdan güvenliği ve geleceğinin de masaya yatırılması icap ediyor. Milli imkânlarla üretilen piyade tüfeği MPT 76’nın çizim, üretim ve mühendislik planları bir başka özel şirket tarafından yapılarak, seri üretim için MKE’ye emanet edilmişti. Bu kurumun mevcut yapısı hakkında ben bazı eleştiriler yazınca sağdan soldan benim üzerime gelenler olmadı değil. Fakat bir musibet, bin nasihatten evladır düsturunca, umarım sorumluluk sahipleri bir şeyler yaparlar. En milli olması gereken yerler, ülkesine, vatandaşına, şirketlerine daha duyarlı hale gelir.

HENÜZ MPT 76 ÜRETİLMEDİ

Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) 2009’da “Modern Piyade Tüfeği” geliştirme projesini başlattı. MKE ana, KaleKalıp’ın da alt yükleniciliğinde, üç ayrı prototip geliştirilerek, içinden uygun evsafta olan modele karar verildi. İlk test atışları sonrası 2010 yılında iyileştirme süreci dönemine geçildi. Netice itibarıyla bir piyade tüfeğinin seri üretim noktasına gelebilmesi için geliştirme, iyileştirme ve testleri süreci 2014 yılında tamamlandı.

Ocak 2015’te Savunma Sanayii İcra Komitesi’nde (SSİK), seri üretim kararı alındı. Henüz seri üretime geçilmeden, hatta seri üretimi yapacak MKE, KaleKalıp ve Sarsılmaz ile tüm detaylar bitirilmeden, MPT 76’nın yabancılara pazarlanması gündemi sarstı. MPT 76’dan çok daha önemli ve büyük projeleri yola çıkaran Türkiye’nin, bundan sonrası için iyi bir yol haritası çıkarması şart. Çünkü asıl meselemiz yapamamak, geliştirememek değil, uygun modeli bulup gerekli kaynakları doğru kullanamamak...

İHRACATI KİLOYLA ÖLÇMEKTEN KURTULMALIYIZ!

Son yıllarda ihracatı kilo ile ölçmek gibi alışkanlığımız gelişti. Ben de zaman zaman bu ölçüyü kullananlara kulak vermedim değil. Ancak hayra alamet bir işi olmadığı ortada. Artık bundan vazgeçilerek, makul mantıklı ölçümlere odaklanmamız gerekir. Siber çağda, değeri teraziyle ölçülemeyen işlere, bilim ve teknoloji çalışmalarına odaklanmalıyız.

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 13. Kongresi’nde gündeme gelen üretim maceramız ve ihracat tarafımıza yönelik güzel tespitler olmuştu. Türkiye’nin yüksek teknoloji ürün ihracatı sadece 7 milyar dolara ulaştığında, İSO 500’de yer alan en büyük 186 şirket, en düşük teknolojiyle mal üretirken, 163’ü de düşük teknolojiyle üretim yapmış. Sadece 12 şirketimiz yüksek teknolojiyle ürün ortaya koyabilmiş.

İhracatımızda yüksek teknolojinin ağırlığı olmayınca, başka ağırlıklara bakıyoruz anlaşılan...

 

Yukarı