TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Uçakların tuvaleti F1 ile yarışıyor

 

Uçakta tuvaleti kullanan bazı yolcuların, sifona bastığında oluşan sahneyi şaşkınlıkla izlediğini çok dinledim. Haklılar. Zira günümüzdeki uçaklarda, gündelik yaşantımızda evlerde, işyerlerinde kullandığımız sisteme göre çok daha farklı bir sifon sistemi kullanılıyor. Sifon için düğmeye bastığınız an devreye giren vakum sistemi, müthiş bir hızla her şeyi içine çekiyor. Öyle ki, bütün atıkları içine çeken bu vakum sisteminin ivmelenmesinin, Formula 1 araçlarından bile daha yüksek olduğu ölçülmüş. Böyle bir vakum sisteminin kullanılmasının en önemli sebebi, en az suyla maksimum temizlik ve hijyeni sağlayabilmek. Uçaklarda su tanklarına yüklenen suyun ortalama üçte biri, tuvaletlerde kullanılıyor. Sifona her basışınızda ise yaklaşık yarım metre küp hava, vakum sistemiyle emiliyor.

Vakum nedeniyle ilginç olaylar da yaşanıyor. Mesela, 2002 yılında Amerikan Havayolları’nın uçağında seyahat eden aşırı kilolu bir yolcu, klozette otururken, sifonun düğmesine basıp klozette sıkışmıştı. Talihsiz yolcu, uçağın inişi gerçekleştikten sonra teknik ekibin yardımıyla uçaktan indirilebilmişti.

Uçaklardaki atık sistemi de temel olarak vakum prensibe dayanıyor. Siz sifona bastığınızda ya da kabin ekibi mutfakta lavaboları kullandıktan sonra, uçakta oluşan tüm atıklar, atık sistemine ait olan borular yardımı ile uçağın arka bölmesinde bulunan ve paslanmaz çelikten imal edilen atık tanklarına saniyeler içerisinde gönderiliyor.

Seferden dönen uçağın atık tankları da yeni bir sefere hazırlanması için başka bir vakum sistemi kullanılarak tahliye ediliyor. Havalimanında bu iş için özel tasarlanmış araçlar (honey truck) uçağa yanaşıyor. Atık su tahliye sisteminin, gövdenin altında bulunan vanasına, tahliye aparatı manuel olarak bağlanıyor ve işlem başlıyor. Yaklaşık 10 dakika süren tahliye işleminin ardından, boşaltılan atıklar şehrin kanalizasyon sistemine veriliyor.

KENDİNİ TEMİZLEYEN UÇAK TUVALETİ

Geçen hafta Almanya-Hamburg’da gerçekleşen Kabin İçi Ekipmanları Fuarı’nda (Aircraft İnteriors Expo) âdet olduğu üzere Kristal Kabin Ödülleri de dağıtıldı. En dikkat çekenlerden birisi de kendi kendini temizleyen uçak tuvaleti oldu. Çünkü yarıştığı kategoride aday gösterilir gösterilmez, tüm havacılık camiasının gündemine girdi. Hemen her yerde haberleri yer aldı. Boeing tarafından geliştirilen “Fresh Lavatory” isimli proje, tuvalet içerisine yerleştirilen ultraviyole ışınım sistemine dayanıyor. Yolcu uçakta tuvaleti kullanıp dışarı çıktığı anda devreye giren sistem, UV ışınımlar sayesinde daha önce belirlenmiş olan hijyen standartları, otomatik dezenfektasyon kurallarına uygun olarak tuvaleti temizliyor. Üstelik kızılötesi ışın teknolojisi sayesinde tuvalet, musluk, kurutma makinesi vb. hiçbir şeye temas edilmeksizin bu temizlik işlemi gerçekleşiyor. Sistem, tuvaletin her kullanımından sonra, 3 saniye içinde zararlı mikropların yüzde 99.9’unu yok ediyor.

 

UÇUŞTA EN MERAK EDİLEN 5 DETAY

Havacılıkta merak uyandıran çok konu var, ama yolcuyla temas edenler şüphesiz en yaygın olanları. Keyifli seyahatler yapmak istiyorsanız, soru işaretleriyle uçmamanız gerekir. Çok sık seyahat eden biri olarak en çok karşılaştığım 5 püf noktasına dikkatinizi çekeceğim.

-Uçakta çay ve kahvenin suyu nereden geliyor?

“Yolculuk esnasında bol sıvı tüketin” önerisini yapıyoruz, ama bu uyarımızı da dikkate almanızda fayda var. Uçaklarda yer alan su tanklarının hijyeni için belirli talimatlar bulunuyor. Su tanklarının belirli dönemlerde temizliği ve filtre değişimi bakım planında yer alıyor. Fakat yoğun dönemlerde uçak içindeki su tanklarına uçağın sefer yaptığı çeşitli ülkelerin meydanlarında takviye yapılıyor. Araştırmalar su tanklarında ciddi bakteri oluşumları gözlendiğini ortaya koyuyor. Bu sebeple eğer paketlenmemiş suyla yapıldığından emin değilseniz, uçakta çay ya da kahve tüketmenizi önermiyorum. Kapalı kutu ve şişelerdeki suyu tüketmenizi tavsiye edebilirim.

-Kabin personeli mi, servis görevlisi mi?

Kabin ekibinin asıl görevi, uçakta yiyecek-içecek dağıtmak değildir. Aldıkları eğitimin çok küçük bir kısmı uçak içi servis konusundaki kuralları içerir, ama asıl görevleri uçuşun emniyetli bir şekilde tamamlanmasını sağlamaktır. Acil durumlarda aldıkları özel eğitimler devreye girer. Yolcular ve kokpit arasında koordinasyonu sağlamakla başlayan görev listesi, farklı konularda çeşitlenir. Herhangi bir yolcu rahatsızlığında uçağın en yakın havalimanına inene kadar geçecek sürede tıbbi destekte bulunmak, uçak içinde güvenlik problemi oluştuğunda olaya müdahale etmek, acil durumlarda tüm yolcuların tahliyesini sağlamak kabin ekibinin asli görevleridir. Uçuşlarda güler yüzle servis yaptıkları anlar ise işlerin yolunda gittiğini gösterir.

-‘Overbook’un çaresi var mı?

Havayolları, bilet alıp uçuşa gelemeyen yolcuları hesaba katarak, uçağın koltuk kapasitesinin üzerinde bilet satarlar. Amaç boş en az boş koltukla uçarak, verimliliği artırmaktır. Ancak bu uygulama bazen tatsız durumlara da sebep olur. 175 koltuk kapasiteli uçağa 180 yolcu geldiğinde, overbook, yani fazla rezervasyon tablosu ortaya çıkar. Böylesi durumlarda havayolu, acil seyahat etmesi gerekmeyen yolculara ulaşarak, sıkı pazarlığa girer. Konaklama, yemek, servis, ekstra ücret, bir sonraki uçuşta üst sınıfa yükseltmek gibi kartlar sunarak, yolcuyu ikna etmeye çalışır. Overbook sorunuyla karşılaşmak istemiyorsanız, teknolojiyi kullanın ve önceden bilgisayar veya mobil cihazlarınızdan online check-in yapın, bu işi havalimanına bırakmayın!

-Koltuklar dik, masalar neden kapalı?

Kabin görevlileri, iniş ve kalkışta “Servis masanızı kapatıp koltuğunuzu dik konuma getirin” uyarı anonsunu, uçaktaki yolcuların güvenliği için yaparlar. Uçuşun en önemli anları olan kalkış ve iniş esnasında meydana gelebilecek olumsuz bir durum sonrası, uçağın kısa sürede ve kolay bir şekilde tahliye edilmesinde sorun yaşanmaması için kabin görevlileri sadece anonsla yetinmez, her yolcunun konumunu da tek tek kontrol eder. Çünkü arkaya yaslanmış koltuklar ve açık servis masaları, hem tahliyenin ciddi şekilde gecikmesine hem de kargaşaya neden olur. Şimdi lütfen, masalarınızı kapatıp koltuklarınızı dik konuma getirir misiniz?

-Pencereler niçin açık tutulur?

Bir önemli uyarı anonsu iniş ve kalkışlarda, “güneşliklerinizin açık olması” üzerine yapılır. Hatta kabin görevlileri, kapalı olanlara müdahale edip açarlar. Bu da yine asgari güvenlik önlemi içindir. Uçak dışında meydana gelebilecek olan duman, yangın gibi durumların yolcu veya kabin ekibi tarafından görülebilmesi ve olabilecek en erken şekilde müdahale edilebilmesi amacı taşır. Aynı durum, uçakta ışıkların karartılması için de geçerlidir. İniş ve kalkış anında, yolcuların uyku pozisyona geçmemesi için kabin karartılmaz, ışıkların tamamı açık olur. Ayrıca gece uçuşlarında kabin içinin tam aydınlık olmaması, olumsuz bir durumda, ortama gözleri alışmış yolcuların, renkli acil çıkış ışıklarını takip ederek, uçağı kolaylıkla tahliye etmesine yöneliktir.

Yukarı