TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

İthal şikâyetler

 

Her ay açıklanan ithalat ve ihracat rakamlarının “şekli” artık kabak tadı vermeye başladı. Acilen bu konuya el atılması gerekiyor. Nereden baksanız, yaklaşık 10 yıldır bu hususa vurgu yapıyorum, ancak şu an bıçak kemiğe dayandığı için daha dikkat çekici olacağını sanıyorum. Formül basit: “İthalat ve ihracat rakamları eşzamanlı ve kalem kalem analize dayalı olarak tek elden kamuoyuyla paylaşılmalı.”

Bunu yapmadığımız sürece ithalat lobilerinin hem iç piyasayı hem de dolaylı yoldan ihracatı domine etmesinin önüne geçme şansımız olamaz. Çünkü toplamda ihracatımız şu kadar dendiğinde, bunun ne kadarının ithal ürüne dayalı olduğu ve yurtiçinde hangi sektörleri ve ülkenin ticari gelişimini etkilediğini bilemiyoruz.

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) ithalattan bağımsız olarak yıllarca “İhracatta rekor kırıyoruz” açıklamalarıyla bugünlere geldik. Asıl rekorun ithalat tarafında kırıldığına ise sürekli olarak gözlerimizi kapattık. Artık elektrik üretimimiz artmıyor. Santrallar kuruluyor, arz var, ama üretim olmayınca elektriğe talep de olmuyor.

Nisan 2016’da ihracat bir önceki yılın aynı dönemine göre % 9.88 oranında azalarak 11 milyar 990 milyon dolar, ithalat da % 11.62 azalarak 16 milyar 206 milyon dolar olmuş. Bu rakamlara göre ihracatın ithalatı karşılama oranı % 74. Ancak ihracatın içindeki ithal mal oranı nedir? Bu tabloların detaylandırılması şart...

 

OYUNCAKTA İTHAL FURYASI

Türkiye’de oyuncak sektörünün giderek yok olduğunu çok yazdım. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu’nun şu açıklaması da daha çok yeni: “Oyuncak sektöründe ithalat egemenliğinin önlenmesi için öncelikle ithal ürünlere gümrüklerde çok sıkı denetim ve koruma önlemeleri alınması gerekiyor.” Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’yi ziyaret ettikten sonra da ümitlenip dergilerine şu haberi koymuşlar: “İthal oyuncağa kontrol, yerliye destek geliyor.” Umarım çabuk gelir.

Vaziyet gayet açık: Türkiye’nin son 5 yıllık oyuncak ithalatının % 92’si Çin’den yapılmış. Ülkemizde üretilen oyuncaklar, Avrupa ve ABD’ye ihraç edilirken, Çin’den yapılan kontrolsüz ithalat, sektörü esir almış durumda. İşin ticari yanı kadar kültürel boyutlarının da olduğu unutulmamalı.

 

‘KUZEY KUTBUNA SATIYOR, ANKARA’YA SATAMIYORUZ’

Türkiye’nin en büyük jeneratör üreticilerinden Teksan da 120 ülkeye ihracat yapmasına rağmen kamuya mal satamamaktan şikâyetçi. Jeneratör üretiminde ülkemizin iki önemli oyuncu var. Pazar payında Aksa, adet olarak üretimde ise Teksan lider. Teksan yetkililerinin Para Dergisi’nde yer alan açıklamaları dikkatimi çekti. “Kuzey kutbuna jeneratör satıyoruz, ama kamu bizden mal almıyor” serzenişinde bulunmuşlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakan olduğu dönemde kendi imzasıyla çıkarılan iki genelge var. Bu genelgelerle kamu ihalelerinde yerli mallara % 15 fiyat avantajı sağlanarak bürokrasinin inadı biraz kırılmış. Böylece kamu alımlarında yerli malı oranı % 30 artmış, fakat sorun hâlâ tam olarak çözülmüş değil. İlgili bakanların da biraz gayret göstermesi gerekmez mi?

 

Yukarı