TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

‘Az laf, çok iş’ dönemi olabilir mi?

 

Yeni dönemin en önemli göstergesi, daha az konuşan ve icraata daha fazla odaklanan bir başbakan figürü olacak. Kabinenin en fazla konuşulan, büyük yatırımlarla anılan bakanı Binali Yıldırım’ın, başbakanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan ile açıklamaları, konuşmaları kesişen eski dönemi yeniden yaşamayacağız. Zaten Yıldırım da çok konuşan bir bakan değildi, başbakanlık görevinde de aynı üslubuna devam edecektir.

Dolayısıyla “Binali Yıldırım’ın başbakan olması ve yeni kabineyi oluşturmasıyla birlikte neler değişebilir” sorusunun cevabı da Yıldırım’ın geçmiş icraatında saklı. Devam etmekte olan demiryolu projeleri, Marmaray’ın devamı hatlar, 3. havalimanı, 3. köprü ve mütemmimi projeler, karayolu araçlarının kullanacağı lastik teker geçişli Avrasya Tüp Geçit gibi bizatihi Binali Yıldırım imzası taşıyan büyük yatırımlara enerji sektörünün yerlileştirilmesi gibi önemli işler de eklenecektir.

Ahmet Davutoğlu’nun ardından dış politikada yeni arayışlar gündeme gelecektir. Özellikle Ortadoğu’da ve Körfez’de başta Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere diğer Arap ülkeleriyle olan ilişkilerin geliştirilmesi için yürütülen çalışmalar zaten vardı. Yıldırım’ın yeni kabinesinde görev alacak isimlerin belli olmasıyla birlikte önümüzdeki günlerin neler getireceğini yorumlamak daha kolay olacaktır, ama yukarıda altını çizdiğim hususlar için böyle bir beklentiye bile gerek yok. Evet az laf, çok iş dönemine gireceğiz. Başkanlık süreci de cabası olacak...

TÜRKMEN DOĞALGAZI İRAN'DAN GELEBİLİR!

Avrupa Birliği (AB), yaptırımların kaldırıldığı İran’da yatırım yapılması için ciddi çağrılar yapıyor. Destekler açıklıyor. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini de yatırımcılara İran ile iş bağlantısı kurma imkânlarının araştırılması ve fırsatların değerlendirilmesi için çağrıda bulunmuştu. İran’ın yatırım şartlarını iyileştirmesi ve uluslararası standartlara uyması için adeta baskı da yapıldığı söylenebilir.

Elbette İran’da Türkiye için de ciddi yatırım imkânları söz konusu, ancak yıllardır konuşulan, ama bir türlü Türkiye’ye ulaştırılamayan Türkmen doğalgazının da yeni dönemde Hazar’ın kıyısından yani İran’ın kuzeyinden getirilme imkânının ortaya çıktığının da görülmesi lazım.


İran ile nükleer anlaşmaya varıldıktan sonra yaptırımların kaldırılmasıyla Türkmenistan doğalgazının önce Türkiye, ardından Avrupa’ya gitmesi için bir engel görünmüyor. ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımların bir kısmının devam etmesi de böyle bir boru hattına engel teşkil etmediğine göre Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bu konuda öncü rol üstlenebilir. Hatta İran’ın Türkmenistan’a olan yaklaşık 5 milyar dolarlık doğalgaz borcunda da Türkiye, bu güzergâhtaki boru hattı projesiyle aracılık yapabilir.

RUSYA VARKEN HAZAR'A BORU DÖŞEMEK ZOR...

Bilindiği üzere Hazar Denizi’nin statü sorununun çözülememesi ve Hazar geçişli doğalgaz ve boru hattı projelerine Rusya’nın karşı çıkması, yıllardır konuşulan Türkmen doğalgazını taşıyacak Hazar Geçişli Doğalgaz Boru Hattı Projesi’nin kısa ve orta vadede gerçekleşmesini mümkün kılmıyor. Avrupa’nın yıllardır ilgisinde olan Türkmen doğalgazı için geriye tek bir alternatif kalıyor: İran’ın kuzeyinden döşenecek boru hattı.

Halihazırda İran ile Türkmenistan arasındaki mevcut 20 milyar metreküplük boru hattında 10 milyarlık bir boş kapasite var. Bu hat, İran’ın merkez gaz boru hattına coğrafi engeller sebebiyle bağlanamadığından, daha fazla gaz pompalanarak Türkiye’ye ulaştırılamıyor. İran’ın dağlarla kaplı toprakları ve geniş çöllerle kaplı orta bölgelerinde yer alan platoları, güneyden çıkan gazın, kuzeye iletilmesine izin vermiyor. Bu sebeple İran, kuzey ve batısında Türkmenistan’dan ithal ettiği gazı kullanıyor.

Türkiye’nin gaz tedarikinde daha fazla kaynak çeşitliliğini yakalayarak uluslararası enerji arenasında etkin rol alması için Türkmenistan’ın Avrupa’ya açılması önem arz ediyor.

Yukarı