TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Nabi Hoca’nın turizmle ilginç sınavı!

 

Milli Eğitim Bakanı olarak Nabi Avcı, 26 Ocak’ta gündeme getirdiğim, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi okullarımızda bölgelere göre farklı eğitim takvimi uygulanmasının başta turizm olmak üzere Türkiye’ye ciddi fayda sağlayacağı konusuna tepki vermemişti. Kadere bakın ki Nabi Hoca, 2016-17 eğitim takvimi yılını açıkladıktan kısa süre sonra, 65. hükümetin Kültür ve Turizm Bakanı oldu. Şimdi benim önerim için Turizm Bakanı olarak Nabi Hoca’nın efor sarf etmesi gerekecek. Hem Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz hem de Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı ile diğer ilgililere hatırlatma babında konuyu bir kez daha aktarayım.

Türkiye’de okulların tümü bölge, iklim ve diğer şartlar dikkate alınmadan aynı anda eğitime başlıyor ve tatile çıkıyor. Böylece ülke aynı anda hareketleniyor. Başta THY olmak üzere tüm havayolu uçaklarının, otobüslerin, havalimanı ve yolların, eğlence ve tatil mekânlarının dolup boşalması söz konusu oluyor. Böylesine bir israfın, ekonomiye verdiği zararın makul ve mantıklı hiçbir izahı olabilir mi?

Evet, 7 bölgeye dağılmış, dört mevsimin yaşandığı, 80 milyonluk kocaman bir ülkeyi aynı anda niçin harekete geçiriyoruz? Sadece 15 günlük yarıyıl tatili bile bölge, nüfus ve diğer parametreler dikkate alınarak 2 aya yayılsa, tesisler rahat edecek, verimlilik artacak, vatandaş telaşsız ve uygun fiyatlarla tatilini yapacaktır.

Eğitimci Nabi Hocanın bu konuda ne düşündüğünü öğrenememiştik, ama şimdi Turizm Bakanı olarak top kendisinde...

GAZDA RUSYA-ALMANYA YAKINLAŞMASI

Yeni dönemde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın yoğunluklu gündemi bölgemizdeki enerji hareketliliği olacak gibi görünüyor. Türkiye’nin şu an Rusya ile yaşadığı sorunlara da pozitif katkı sunulması anlamında enerji diplomasisi ciddi önem arz ediyor. Almanya’nın Avrupada Kuzey Akım Doğal Gaz Boru Hattı ile bir merkez olma yolunda hızla ilerlemesi, aldığı Rus gazını reexport yapabilmesi ve Kuzey Akım II projesi için de sessiz bir uğraş vermesi önemli.

Çünkü şu an Almanya, Kuzey Akım I’den 40 milyar metreküp Rus gazı alıyor, 50 milyara da çıkabilir. Şimdiye kadar da Başbakan Merkel’in hiç negatif yaklaşım sergilemediği Kuzey Akım II’den 50 milyar daha gaz tedariki söz konusu. Rusya-Almanya ikilisinin sessiz yürüttüğü, Amerika’nın da takipte olduğu bu işbirliği tablosu karşısında Türkiye ne yapabilir?

İşte bu noktada Türkmen doğalgazının İran’ın kuzeyinden Türkiye ve Avrupa’ya nakledilme imkân ve fırsatları önemlidir. Türkiye’nin enerjide yerli kaynaklara önem vermesi, nükleer santrallar kurma yolunda adım atması, bölgesine ilgisiz kalmasını gerektirmiyor. Rusya’dan alınan gazın ağırlığı dikkate alınarak gazdan soğumamız da icap etmiyor. Enerjide kaynak çeşitliliğinin yakalanması için enerji bürokrasisinin daha yoğun çalışması şart. Etrafımızdaki enerji kaynaklarının Türkiye ve ihtiyaç duyan ülkelere ulaşımının sağlanmasıyla ciddi bir yumuşak güç elde edebileceğimiz gerçeği söz konusu...

AKDENİZ’DEKİ ENERJİ POZİSYONUMUZ NEDİR?

Enerji meselemizin en önemli ayaklarından biri de entelektüel sermayenin oluşmasını sağlamaktır. Bu sebeple “Enerji konularının altını dolduracak insan kaynağımız yeterli” deme şansımız yok. Açığı kapatmanın yolları da belli. Bu nedenle 10-15 Temmuz 2016’da Çeşme’de ikincisi yapılacak olan Avrasya Enerji Yaz Okulu’na dikkatinizi çekmek istiyorum. Ankara Üniversitesi, Avrasya-Rusya- Doğu Avrupa Araştırma Merkezi ile Enerji Piyasaları ve Politikaları Enstitüsü (EPPEN) organizasyonu ve Uluslararası Enerji Şartı (International Energy Charter) işbirliğiyle düzenlenecek programdan ilgililerin haberdar olmasını istiyorum. Çünkü bu programda, enerji uzmanları, sektör profesyonelleri ve politika yapıcıları, genel enerji konularını analiz ederek Türkiye-Akdeniz enerji dinamikleriyle ilgili pratik bilgiler sunacaklar. Bir kenara not edin...

 

Yukarı