TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Devlet, çalınan elektriği hırsızlık saymalı...

 

Elektrikte kayıp-kaçağın, özellikle kaçak bölümü için hükümetin Meclis’ten geçirdiği yasayla iş bitmiyor. Bilakis elektrik hırsızlığıyla mücadele daha kapsamlı bir şekilde başlayacak diyebiliriz. Enerji Bakanlığı’nın bu konudaki yol haritasının detaylarını bilmiyorum, ancak terörle birlikte Güneydoğu ve Doğu’da giderek daha büyüyen elektrik kaçaklarının terörle birlikte azalacağını söylemek mümkün. Ama tam anlamıyla bitirilmesi için kesinlikle yasalarla oynamadan, riayete etmeyenlere müsamaha gösterilmeden ve elektrik dağıtım şirketlerinin kaçakları azaltma hedeflerinin bozulmasına göz yummadan üzerine gidilmesi şart.

Bu sebeple Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın, elektrikteki kayıp-kaçak bedeli uygulamasını yasal altyapıya kavuşturma gerekçesi önemli. Çünkü kaçak elektrik kullananlar, kanun tanımayanlar, şirketlerin tahsilatını engelleyenler affedilmiyor. Ama kaçak elektriğin bedellerinin de bir süre daha dürüst vatandaş tarafından ödenmesi isteniyor. Yıllardır Türkiye’nin batısındaki vatandaşa ödetilen bu bedeller için sürenin ne zaman biteceği önemli.

Hükümetin, ilgili bakanların, dağıtım şirketlerinin elektrikte kayıp-kaçağın azaltılmasında ne derece çaba harcadıklarını takip edip kamuoyu baskısı oluşturma görevi bize düşüyor. Bu konuyu, bu köşede çok defa gündeme taşıdığımdan kaçak elektrikle mücadele edenlere de destek olunması gerektiğinin farkındayım.

Çünkü kayıp-kaçak elektrik bedellerinin faturalarımızdan çıkarılması veya bu bedellerin mahkeme kanalıyla tüketiciye geri ödenmesiyle konu kapanmıyor. Sadece kaçak elektrik kullananlara biraz daha süre tanınmış oluyor. Elektrikte kayıp-kaçak oranlarını tüm bölgelerde tek haneye indirmeden başarılı sayılamayız. Ayrıca kaçak kullanım oranının yüksek olduğu yerlerde terör hadiselerine, kanunlara riayet oranlarına bakıp bir netice de çıkarılması gerekiyor. Zira hukuk, demokrasi ve devlet otoritesi gibi kavramlarla da kaçak elektrik kullanımının çok yakın ilişkisi söz konusu....

PAYPAL DA TÜRKİYE’DEN PAYINI ALDI MI?

Çağımızın ödeme alışkanlıklarının değişiminde ve güvenli hale getirilmesinde PayPal’ın çok katkısı oldu. Hatta PayPal ile internet üzerinden daha güvenli alışveriş yapmaya başlamıştık. Çünkü güvenli ödeme sağlayan sistem, satıcı ile aracı arasında bir sigorta gibi görev yapıyordu. Sadece alıcıya değil, iki tarafa da fayda sağlaması sebebiyle dünyada hızla büyüdü.

Ama Google, Youtube, Twitter gibi o da sadece Türkiye’de değil birçok devletle sorun yaşamaya başladı ve bu durum devam edecek gibi de görünüyor. Bu yeni nesil internet tabanlı şirketlerin birçok ülkede sıkıntı yaşamasının arkasında faaliyet gösterdikleri ülkelerin otoritelerini ve mevzuatlarını dikkate almamak yatıyor. Ülkelerin sınırlarının ne işe yaradığını öğrenmeden hayata atılan yeni neslin anlayacağı bir durum değil, ama internet gençliğine sorsan ülkesini değil Google ve diğerlerini haklı bulur.

PayPal’a Türkiye’den neden çekildiğini soranların aldığı cevap şu: “Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’na yaptığı lisans başvurusu reddedildi.”

Evet reddedilmiş olabilir. BDDK’dan ilk “hayır” cevabını alan bir PayPal değil ki. Şartları yerine getir, lisans al ve Türkiye’de faaliyetine devam et. Ne yasalar PayPal’a uyacak, ne BDDK yasaları PayPal’a uyduracak. Burada kazandığını vergilendireceksin. İşin özet bu. Ama bu mesele daha çok su kaldırır. Bir biz değiliz, başta Avrupa olmak üzere dünyada birçok devlet, internet tabanlı Amerikalı şirketlerin kazançlarını vergilendirmede sorunlar yaşıyor.

Umarım PayPal, “İzinlerin alınması için çalışmalar sürecek” açıklamasının arkasında durup Türkiye’de yeniden faaliyetine devam eder.

 

Yukarı