TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Kıyılar otellerin işgali altında

 

Yaz sezonuyla birlikte tartışılan, yasal düzenlemeler olmasına rağmen bir türlü engel olunamayan kronik kıyıların oteller tarafından işgal edilme sorunu yaşanıyor. Beş yıldızlı oteller kanunları hiçe sayarak, işgal ettiği kıyı ve denizler sebebiyle kendilerine kesilen cezaları ödüyor, fakat işgale son vermiyorlar. Hukuksuzluğun bu şekilde devam etmesi ise diğer turistik tesis sahiplerini de Kıyı Kanunu’nu çiğnemeye teşvik ediyor. Böylece kıyılarımızın işgali her sene artıyor. En fazla işgalin yaşandığı sayfiye şehirlerimizin başında ise Muğla ve özellikle de Bodrum bölgesi geliyor.

KIYILARDA ÖZEL MÜLKİYET OLAMAZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 3 yıl önce başbakanlığı döneminde Bodrum tatilinde otellerin kıyıları işgal ettiğine bizzat şahit olması sonrasında ‘kıyı işgali’ konusu yoğunlukla gündeme gelmişti. Ancak ilgili valiler ve bürokratların geçen süre zarfında başarılı olduklarını söylemek imkânsız. Otel patronlarının kıyı ve denizleri işgal edip, kuşatma hususunda vali ve bürokratlardan daha başarılı oldukları ortada. Halbuki Kıyı Kanunu’na (3621 sayılı) göre kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasında kalan alanlar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve özel mülkiyete konu olamaz.

VALİ ÇİÇEK: ŞİKÂYET EDİN ARAŞTIRALIM

Kıyıların oteller tarafından işgal edilmesinin önüne niçin geçilemediği sorusunu yönelttiğim Muğla Valisi Amir Çiçek’ten, “Böyle bir işgal söz konusu değil. Kimseye müsaade etmiyoruz” cevabını aldım. Ancak Bodrum Cennet Koyu’ndaki Vedat Aşçı’nın patronu olduğu Astaş Holding’e ait Mandarin Hotel’in sadece kıyıyı değil, denizi bile işgal ettiğini, kıyıdan denize doğru beton duvar yapıp, askeri bölge gibi üzerine de dikenli tel çektiğini hatırlattım. Alarko Holding’in iştiraki olan Fethiye Hillside Oteli’nde ise kamunun ortak kullanımında olan kıyıdan denize iskele yapıldığını ve iskeleyi kullananlardan da astronomik ücretler alındığını ilettiğim Vali Amir Çiçek, “Bunlar yasalarımıza uygun mu, değilse neden engel olunmuyor?” soruma ise şu ilginç cevabı verdi: “Eğer bir şikâyetiniz varsa, somut örnekleriyle bize yazın, araştıralım, bakalım. Ancak kıyılarımızın oteller tarafından işgal edilmesine müsaade etmiyoruz.”

SORUMLU ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI

Konuyla ilgili olarak Muğla Kültür ve Turizm Müdürü’nü de aradım, ancak müdür bey yerinde olmadığı için görüşemedim. Fakat Turizm Müdürlüğü’nden aldığım bilgilere göre kıyıların oteller tarafından işgal edilmesinin bir numaralı sorumlusu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve il müdürlüklerinin otelleri belgelendirmenin dışında yetkisinin olmadığı ve otellerin kıyıları işgalini engelleyecek hukuki dayanaklarının bulunmadığı belirtildi.

Muğla Valisi somut örnek istediğinden Mandarin ve Hillside otellerini örnek verdim. Her iki otelin yasaları çiğneyerek, kamunun ortak malı olan kıyı ve denizi işgal etmedeki cesaretlerini merak ettim, dayandıkları gerekçeleri öğrenmek için Astaş Holding patronu Vedat Aşçı’ya, Mandarin Otel’in Alman müdürüne ve Hillside Oteli’nin yetkililerine de notlar bıraktım. Ecrimisil ödeyerek işgale devam etmek de kanunlara aykırı olduğuna göre kıyı ve deniz işgalleriyle ilgili nasıl bir cevap verecekler, bilemiyorum.

ECRİMİSİL ÖDE, KANUNU ÇİĞNE

Oteller konumlarına göre kıyı, denizi işgal etmekle kalmıyor, kendi kullanımlarına özel iskeleler, hizmet birimleri de yapıyorlar. Bazı oteller, koyları bile kapatıp otel müşterilerinin dışında başkasının girmesine izin vermeyebiliyor. Bütün bunların nasıl olduğunun cevabını önemli bir sayfiye şehrimizin belediye başkanından aldım:

“Kıyı ve denizleri kendi malı gibi kullanmak üzere işgal edip halkın kullanımının önüne geçen oteller, her sene 100 bin ile 2 milyon TL arasında ecrimisil, yani haksız işgaliye parası ödüyorlar. Ancak ecrimisilden sonra oteller, işgal ettiği yerleri boşaltmayarak kullanmaya devam ettiklerinden, bu sorun her sene katlanarak büyüyor. Oteller ecrimisil cezalarını, devlete işgaliye kirası ödüyormuş gibi düşünerek, işgallerine son vermeyerek buraları kullanmaya devam ediyorlar. Halbuki işgalin tekrarlanması halinde cezaların artırılması ve işgal edilen yerlerin denetlenmesi gerekir. Ama bu yapılmıyor.”

KIYIDAKİ İSKELEDEN ÜCRET ALINAMAZ

Yasaya göre kıyılar, herhangi bir tahsis işlemine gerek olmaksızın tüm vatandaşların yararlanmasına açık, kamu malıdır. Dolayısıyla hiçbir karşılık ödemeksizin herkesin, kıyılardan ortaklaşa yararlanma hakkı vardır. Aynı yasa kıyıların devamı niteliğindeki sahil şeritlerinin kullanımında da kamu yararı gözetilmesine vurgu yapmaktadır. Dolayısıyla otellerin kıyıları, sahilleri ve denizi işgali hukuksuz olduğu gibi yasalara aykırı bir şekilde kamunun malı olan yerlerde yapılan hizmet birimlerinde, iskele gibi tesislerde de ücret alınamaz.

KIYI İŞGALİNE BELEDİYE KARIŞAMIYOR

Kıyılar Hazine’nin mülkü olduğu için ilgili belediyeler buraların işgalinde fazla söz hakkına sahip değil. Kıyılarla ilgili olarak birçok bakanlığın söz hakkı var, ancak işgal, yapılaşma ve çevre meseleleri sebebiyle bir numaralı sorumlu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı.

 

Yukarı