TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Karışık ortam fırsatçılığı...

 

Önce hayatta kalmak, sağlıklı kararlar verebilmek için güvenlik şart. İnsanlar, şirketler ve ülkeler için de güvenlik tartışılmaz. Türkiye’de yaşadığımız kısa süreli kargaşa ortamında, can, mal, nesil ve inanç hürriyeti gibi her şey, az bir süreyle de olsa hepimizin zihinlerinde soru işaretleri oluşturdu. Bilgisayar oyunu gibi yaşadığımız darbe travması atlatılmadan, ekonomik açıdan da olsa Türkiye üzerine güzellemeler yapmanın ahlaki yanı yok.

Hain darbe girişiminin üzerinden saatler geçmeden, devlet otoritesinin durumu kontrol altına almasına rağmen, bir hafta dahi sabretmeden Türkiye ekonomisi üzerine ahkâm kesilmesi, notlar açıklanmasının iyi niyetli izahı söz konusu olabilir mi?

Şüphesiz önemli bir hadiseyi Türkiye savuşturdu, ama bunun nedenlerini ortaya koyup pozitif bir gelecekten bahsetmek de mümkünken sürekli bardağın boş tarafına bakılarak puanlama yapılmasını da bir kenara not etmek gerekiyor. Küresel ölçekli yabancı derecelendirme kurumlarından gelen bu yöndeki açıklamalara bu sebeple temkinli yaklaşılması gerekir.

Fakat asıl görev devletin ilgili organlarına düşüyor. Her gelişmeye sıcağı sıcağına cevap verilir, gerekli açıklamalar yapılırsa negatif etkiler bertaraf edilebilir. Bu sebeple Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in yaptığı açıklamaların zamanlaması ve içeriği Türk ekonomisine güveni artırdı. Ama devam etmesi gerekiyor. Mesela olayların akabinde piyasalar açılır açılmaz Merkez Bankası Başkanı’nın müdahaleci olmayacakları yönündeki değerlendirmeleri, piyasalarda olumlu karşılık buldu, fakat derecelendirme kuruluşlarının bu ahengi bozacak adımlar attığı da ortada.

Dolayısıyla Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, yabancı yatırımcılara “We will not fight (Kavga etmeyeceğiz)” açıklamasındaki mesajın sürekliliği gerekiyor. Mesela darbe girişimi sonrası Atatürk Havalimanı’ndan ABD’ye uçuşlar askıya alındı. Amerikan Federal Havacılık Dairesi (FAA) Türkiye-ABD arasındaki direkt uçuşları yasakladı. Ama Ulaştırma Bakanlığı, THY, SHGM ve DHMİ yöneticilerinin hızlı davranıp gerekenleri yapmasıyla engeller kaldırıldı. Takip önemli...

FİTCH’İN ACELESİ NEDİR?

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, darbe girişimi sonrası Türkiye ekonomisini mercek altına almış, bankacılık sektörünün temellerinin sağlam olduğuna, ancak zor durumdaki turizm sektörü nedeniyle bazı bankaların aktif kalitesinin baskılanabileceğine dikkat çekmişti. Her şeyden evvel bu kadar acele değerlendirme yapmak ve illa bir kötü unsur bulmak için hain darbe girişimi öncesindeki tabloyu yeniden gündeme getirmenin nasıl bir mantığı olabilir? Bir hafta sabretmek ve şu an için takip ediyoruz notu düşmek çok mu zor.

MOODY’S NEDEN SABREDEMEDİ?

Bir diğeri uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s de başarısız darbe girişiminin ardından, başarılı bir not indirme adımı atanlardan. Türkiye’nin kredi notunu düşürmek üzere yola çıkan Moody’s 17 Türk bankasının notunu düşürmek için adeta çaba sarf ediyor. Üstelik Türkiye için önemli kararların alınacağı açıklanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının sona ermesini beklemeden ve ne karar çıkacağını görmeden bunu yapıyor. Gerçekten bu derece acele davranılmasının iyi niyetle bağdaşır bir yanı yok.

EKONOMİK DARBE YEMEYELİM

Her iki derecelendirme kuruluşunun altını çizdiği geleceğe dair kaygılar makul ve mantıklı, anlayışla karşılanabilir bir durum. Sürecin nasıl yönetileceği, alınan kararların sermaye piyasalarını nasıl etkileyeceği, ülkenin demokrasi kalitesinde bir bozulma olup olmayacağını onlar da merak etmiyor değil. Ama peşinen not düşürmek üzere tepki verilmesi, zımnen de olsa bir hain darbe girişimiyle paralellik arz ediyor.

Öte yandan her iki kurumun, neredeyse ortak vurguyla ekonomik büyümenin yavaşlayacağına, iç ve dış şokları yönetme becerisinin azalacağına dair değerlendirme ve yaklaşımlarla uluslararası piyasalara not indirme mesajı vermelerinin hükümet, ilgili bakanlar ve Merkez Bankası’nca mercek altına alınması şart.

 

Yukarı